9. Ceza Dairesi 2008/9021 E. , 2010/3628 K. Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Silahlı örgüte yardım Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 314/3 ve 220/7 yollamasıyla 314/2, 62, 63, 53, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Fransa'da oturan sanığın terör örgütü PKK'ya üye olan oğlunun yaralandığını öğrenmesi ve kendisine telefon açarak gelip almasını istemesi üzerine, Fransa'dan Türkiye'ye gelip yeğeninin aracıyla .... ilçesi .... kı…
**9. Ceza Dairesi 2008/9021 E. , 2010/3628 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Silahlı örgüte yardım Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 314/3 ve 220/7 yollamasıyla 314/2, 62, 63, 53, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Fransa'da oturan sanığın terör örgütü PKK'ya üye olan oğlunun yaralandığını öğrenmesi ve kendisine telefon açarak gelip almasını istemesi üzerine, Fransa'dan Türkiye'ye gelip yeğeninin aracıyla .... ilçesi .... kırsalına giderek oğlu ile buluştuğu, örgütten ayrılması yolunda uyarı ve ısrarda bulunduğu, ardından tedavi için Fransa'ya götürmek isterken güvenlik güçlerince yakalandığı, sanığın açıklanan eyleminin terör örgütüne yardıma yönelik olmadığı, suç faili olan oğlunu araştırma ve yakalanmaktan kurtulması için imkan sağlama niteliğinde olduğu, bu itibarla sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 283/3. maddesi uyarınca cezaya hükmolunamayacağı gözetilmeden, yazılı gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 29.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. KARŞI OY: Silahlı terör örgütüne yardım herhangi bir şekilde olabilir, suçun oluşumu için genel kast yeterlidir. Failin iç dünyasını ilgilendiren özel kast (saik) aranmaz. Silahlı terör örgütü mensubunun konumunu bilerek yakalanmasını ve cezai kovuşturmaya uğramasını önlemek amacıyla bir yerden diğer bir yere götürmek, sınırdan geçirmek, sahte kimlik temin etmek, barındırmak, saklamak... gibi benzeri fiiller örgüte yardım suçunu oluşturur, söz konusu yardımın para karşılığı, örgüte sempati duyulması veya akraba olması gibi benzer nedenlerle gerçekleştirilmiş olması fiili suç olmaktan çıkarmaz ve herkes bu suçun faili olabilir. 5237 sayılı TCK'nın 283. maddesinde “Suç işleyen bir kişiye araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkân sağlayan kimsenin”, anılan Kanunun 220/7. maddesinde ise “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin” cezalandırılacağı belirtilmektedir. Somut olayda yargısal kararlarla da kabul edildiği üzere, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1. maddesinde belirtilen terör eylemleri ile amaç veya yöntem yönünden bağlantısı hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde kanıtlanan PKK terör örgütünün üyesi olup güvenlik güçleri ile girdiği çatışmada yaralanan başka dosya sanığı Mazlum Bataray'ın konumunu bilen ve babası olan sanığın adı geçenin yakalanmasını önlemek ve Yurt dışına kaçırmak için akrabasının evinde saklamak ve sahte kimlik çıkartmak suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 283. maddesinde tanımlanan suçu işlediğinde kuşku yoktur, fakat sanığın eylemi yardım ettiği kişinin terör örgütü mensubu olması nedeniyle aynı zamanda örgüte yardım suçunu da oluşturmaktadır. 5237 sayılı TCK'nın 44. maddesinde düzenlenen ve işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişinin bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılacağı şeklinde ifade edilen fikri içtima kurallarına göre sanığın örgüte yardım suçundan cezalandırılmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Sayın çoğunluğun bozma kararındaki gerekçesine göre, örgüt mensubu olan oğlunun yakalanmasını önlemek amacıyla onu saklayan ve sahte kimlik temin eden babanın fiili suçluyu kayırma suçunu oluşturacaktır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ve Dairemizin bugüne kadar süren ve istikrar kazanan içtihatlarına göre örgüt mensuplarına benzer şekilde yardım eden faillerin eylemlerinin akrabalık ilişkisine bakılmaksızın örgüte yardım suçunu oluşturacağı kabul edilmiştir. Bozma kararındaki gerekçe benimsendiği takdirde örgüt mensubuna yardım eden kişi örgüt mensubunun üstsoy, altsoy, eş, kardeş veya diğer suç ortağı ise fiili suçluyu kayırma kabul edilecek ve şahsi cezasızlıktan yararlanacak, aynı örgüt mensubuna benzer şekilde yardım eden üçüncü kişinin fiili ise örgüte yardım suçunu oluşturacaktır ki, bu yorum ne örgütlü suçlardaki 5237 sayılı TCK'nın benimsediği ceza siyasetine, nede anılan Kanunun 220/7.maddesinin amaç, kapsam ve gerekçesine uygun düşmemektedir. Yukarıda açıklamaya çalıştığım nedenlerle usul ve yasaya uygun bulunan mahkumiyet hükmünün onanması gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma görüşüne katılmıyorum. 29.03.2010