12. Ceza Dairesi 2024/1665 E. , 2024/4203 K. MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1495 Değişik iş SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma KARAR : İtirazın Kabulü ile Kararın Kaldırılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulması Milas Cumhuriyet Başsavcılığının 14.07.2023 tarihli, 2023/3640 soruşturma, 2023/2104 esas, 2023/294 talepname numaralı t…
**12. Ceza Dairesi 2024/1665 E. , 2024/4203 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1495 Değişik iş SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma KARAR : İtirazın Kabulü ile Kararın Kaldırılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulması Milas Cumhuriyet Başsavcılığının 14.07.2023 tarihli, 2023/3640 soruşturma, 2023/2104 esas, 2023/294 talepname numaralı talepnamesiyle, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 179/3 maddesi delaletiyle 179/2, 53/1-2-3, 58 maddeleri ve 52171 sayılı CMK'nın 250/4 maddesi gereğince 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mükerrirliğe karar verilmiş, Milas 4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2023 tarihli, 2023/636 esas, 2023/675 karar sayılı kararı ile verilen talepnamenin kabulü kararına karşı sanık tarafından itiraz edildiği, Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin 26.09.2023 tarihli, 2023/1495 Değişik İş sayılı kararıyla itirazın kabulü ile kararın kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. fıkrası uyarınca, 07.02.2024 tarihli ve 94660652-105-48-26057-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve KYB-2024/18653 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve KYB-2024/18653 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Somut olayda, Cumhuriyet başsavcılığı tarafından şüpheliye hakkındaki isnat, seri muhakeme usulüne ilişkin açıklama ve bu usule ilişkin haklarını içerecek şekilde tekliften önce Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliğinin 10/1. maddesi gereğince bilgilendirmenin yapıldığı, 25/08/2020 tarihinde Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulü kapsamında şüpheliye tüm sonuçları ile belirtilen teklifin müdafii huzurunda kabul edildiği, Milas Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 14/07/2023 tarihli talepnamenin anılan Mahkemesince kabul edilmesi ile talepte belirtilen doğrultuda aynı gün karar verildiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesine ilişkin olarak indirim uygulanmasının mahkemenin takdirinde olduğu gibi talepnamede belirlenen yaptırım doğrultusunda hüküm kurulmasının bir zorunluluk olduğu, mercii tarafından yapılacak incelemenin isnat olunan suçun seri muhakeme usulü kapsamında olup olmadığı ve 5271 sayılı Kanun'un 250/3. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşip gerçekleşmediği hususları ile sınırlı olduğu, bu nedenle talepnameyi inceleyen Asliye Ceza Mahkemesinin sınırının itirazı inceleyen mercii Ağır Ceza Mahkemesinin inceleme sınırını da kapsadığı gözetilmeksizin, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.Seri muhakeme usulünün uygulanmasını kabul eden şüpheli hakkında düzenlenen talepnamenin mahkeme tarafından kabul edilmesi üzerine kurulan hükme karşı itiraz edilebileceği 5271 sayılı CMK'nın 250/14. maddesinde düzenlenmiş, Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliğinin 15. maddesinde ise itirazın genel hükümlere tabi olduğu belirtilmiştir. Ancak, itiraz her ne kadar genel hükümlere tabi olsa da, itiraz üzerine yapılacak denetim sınırlıdır. Yönetmeliğin 14. maddesinde, hüküm kuracak olan mahkemenin talepnameyi eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olup olmadığı, bu usulün şüpheliye Kanunda öngörülen koşullar çerçevesinde teklif edilip edilmediği ve şüphelinin bu teklifi müdafii huzurunda özgür iradesiyle kabul edip etmediği açısından değerlendireceği düzenlenmiştir. Kurulan hükmü itiraz üzere inceleyen mahkemenin de denetim sınırları bu kapsamda olmalıdır. 08.07.2021 tarihli 7331 sayılı Kanun değişikliği ile CMK'nın 250. maddesine eklenen "İtiraz mercii, itirazı üçüncü ve dokuzuncu fıkralardaki şartlar yönünden inceler." şeklindeki ikinci cümle de itirazın sınırlarını açıkça belirlemiştir. Bu düzenleme uyarınca, itiraz mercii Yönetmeliğin 14. maddesinde yer alan hususlara ek olarak ayrıca talepname doğrultusunda hüküm kurulup kurulmadığını da denetleyebilecektir. 2.Yukarıda anlatılanların ışığında somut olayda, itirazı inceleyen Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamasına yönelik inceleme yapma yetkisinin olmadığı anlaşılmakla, yukarıda bahsi geçen hususlarda aykırılık teşkil etmeyen karara yönelik yapılan itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin 26.09.2023 tarihli, 2023/1495 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3.fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2024 tarihinde karar verildi.