9. Ceza Dairesi 2021/7483 E. , 2023/6909 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/85 E., 2014/310 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayıl
**9. Ceza Dairesi 2021/7483 E. , 2023/6909 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/85 E., 2014/310 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2014 tarihli ve 2010/85 Esas, 2014/310 Karar sayılı kararı ile; suça sürüklenen çocuk ... ve ... hakkında; 1. Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin (b) bendi delaletiyle 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası, 35 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 51 inci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve verilen cezaların ertelenmesine, 2. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 51 inci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve verilen cezaların ertelenmesine karar vermiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuklar Müdafiinin Temyiz İstemi Suça sürüklenen çocuklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, kişiyi hürrriyetinden yoksun kalma suçunda en kötü ihtimalle 5237 sayılı Kanun'un 110 uncu maddenin uygulanması gerektiğine, suçların maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, suça sürüklenen çocukların ısrarla suç işlemediklerini beyan ettiklerine, tanıkların beyanlarından kovuşturma aşamasında döndüklerine, şüphenin suça sürüklenen çocuklar lehine yorumlanmasına, mağdurenin beyan ve hareketlerine ihtiyatla yaklaşılması gerektiğine, mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna, tanıklar ... ve ...'un mağdurenin rızası ile ilişkiye girdiğini beyan ettiğine, ilişkinin on yedi yaşındaki mağdurenin rızası ve teşvikiyle yaşandığına ve diğer hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR On yedi yaş içinde olan mağdure ... ile suça sürüklenen çocukların lisede öğrenci oldukları, mağdurenin 2009 yılı içerisinde ... ile cinsel ilişkile girdiğini iddia ettiği, 2009 yılı okullar açıldıktan bir süre sonra suça sürüklenen çocuklar ... ve ... ...'ın kendisine ... ile cinsel ilişki yaşadığını bildiklerini, kendileri ile de cinsel ilişkiye girmesini istediklerini, kendisinin bunu reddettiği, ertesi gün suça sürüklenen çocuk ...'ın bir not kağıdına "benimle birlikte olur musun" şeklinde yazıp kağıdı verdiğini, resim odasının orada bulunan boş sınıfa çağırdıklarını, konuşmak amacıyla gittiğini, burada ...'ın kendisine "... ile yaptın, benimle de ilişkiye gir" dediğini, reddedince "adını okulun tahtasına yazarım" dediğini, korktuğu için kabul ettiğini, ...'ın soyunduğunu, kendisinin de alt tarafını çıkardığını, ...'ın prezarvatif takarak ilişkiye başladığı sırada ...'nin içeriye girdiğini, ...'ın cinsel organı tam sertleşmediğinden ilişkide zorlandığını, ...'nin ona yardımcı olmaya çalıştığını, ancak ...'ın bunu başaramadığını, tam bir cinsel ilişki yaşayamadıkları, ...'ın dışarı çıktığını, aynı şekilde ...'nin soyunup prezarvartif takıp "benimle de ilişkiye girmezsen yaşadıklarını herkese yayarım" diyerek söyleyerek cinsel organını kendi cinsel organını soktuğunu, bu sırada olay yerinde tanıklar ... ile ...'in geldiği, dışarıda duran ...'ın da içeri girdiği, bu tanıkların kendilerini ilişki halinde gördüğü, hatta suça sürüklenen çocuk ...'nin ...'a "sen de yapmak ister misin" dediği, ...'un da "o benim arkadaşım, ben böyle bir şey yapmam" şeklinde cevap verdiği, mağdurenin önce güldüğü, daha sonra ağlamaya başladığı, bu olaydan 4-5 ay sonra da yaşadıklarını mail yoluyla ... ... isimli öğretmenine bildirdiği, öğretmenin de rehber öğretmenine bildirdiği, bu konuda tutanak tanzim edildiği, daha sonra da olayın kolluğa intikal ettiği, suça sürüklenen çocuklar savunmalarında suçlamaları reddettiği, olayın görgü tanıkları ... ile ..., gerek kollukta gerekse daha sonra Cumhuriyet Savcılığında verdiği ifadelerde her iki suça sürüklenen çocuğu okulun boş odasında cinsel ilişkiye girerken gördüklerini açıkça beyan ettikleri, tanıkların duruşma aşamasında beyanlarını değiştirerek cinsel ilişkiye girildiğini görmediklerini, mağdurdan duyduğu kadarını söylediklerini beyan ettikleri, tanık olarak dinlenen ... ve ... ... suça sürüklenen çocukların okul idaresi tarafından çağrıldıklarını ve giderken "mağdure ... ile ilişkiye girdiklerinden dolayı okul yönetiminin çağırdığını" söyleyerek yanlarından geçtiklerini beyan ettiklerini, suça sürüklenen çocuklar hakkında sosyal inceleme raporu alındığı, uzman hekimden alınan raporda isnat edilen fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını kavrama ve davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin geliştiğinin tespit edildiği, mağdurenin ruh sağlığının bozulmamış olduğu, mağdureye ilişkin Urla Devlet Hast.nce düzenlenen 30.04.2010 tarihli raporda hymenin anüler intikat, ayrıca eski veya yeni laserasyon veya deforasyon izine rastlanmadığının belirtildiği, Bu rapor konusunda tanık olarak dinlenen, raporu tanzim eden Dr. ...'nin mahkeme beyanında normal ereksiyon halindeki bir penisin girişi durumunda kızlık zarının yırtılmasının gerektiği, şayet ilişki sırasında kızlık zarı yırtılmadan ilişkiye girmenin mümkün olduğunu görseydi bunu raporunda belirteceği, bu durumu raporunda belirtmediğine göre yırtık olmadan duhule müsait olmadığı, raporun en alt kısmında hymen'in anüler intakt cümlesi de bu durumu tespit için olduğunu, şayet kızlık zarı bozulmadan ilişki mümkün olsaydı hymen semilüner diye yazacağını beyan ettiği, diğer tanıkların dinlendiği ve delillerin toplandığı dosya kapsamından anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından mahkeme hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2014 tarihli ve 2010/85 Esas, 2014/310 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2023 tarihinde karar verildi.