(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2009/8742 E. , 2009/11204 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili, Merkez ... Köyü 919 parsel sayılı taşınmazın ham ... niteliği ile Hazine ad…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2009/8742 E. , 2009/11204 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili, Merkez ... Köyü 919 parsel sayılı taşınmazın ham ... niteliği ile Hazine adına tapuda kayıtlı olduğunu, özel ağaçlandırma yapılmak üzere ... Tekstil San.Tic.A.Ş. şirketi ile 31.10.1995 başlangıç tarihli 10 yıllık kira sözleşmesi yapıldığını, ancak 2004 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında taşınmazın davalı şirket adına özel orman olarak sınırlandırıldığını belirterek yapılan sınırlandırma işleminin iptali ile taşınmazın eski niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ....Tic.A.Ş. cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazın 31.10.1995 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile projeye uygun ağaçlandırma yapılmak üzere 10 yıl sure ile davalı şirket tarafından ... Defterdarlığından kiralandığını, kira süresi sonunda 11.11.2005 tarihinde sözleşmenin 10 yıl daha uzatıldığını, kira bedelinin şirket tarafından düzenli ödendiğini, taşınmazın şirket adına özel orman olarak sınırlandırıldığından haberleri olmadığını, komisyondan böyle bir taleplerinin de olmadığını, olayın kendilerinin dışında seyrettiğini, kendilerinin kiracı sıfatı ile taşınmazı kullandıklarını, mülkiyet iddialarının bulunmadığını, husumet yönünde bir yanılgı yok ise davayı kabul ettiklerini bildirmiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu 919 parsel sayılı taşınmazın ... ... ... özel ormanı olarak sınırlandırılmasına ilişkin 14.09.2004 tarihli 175 nolu orman kadastro komisyonu kararının iptaline, taşınmaz henüz davalı şirket adına tescil edilmediğinden tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. Dava, orman kadastro komisyonu tarafından yapılan özel orman sınırlandırması işleminin iptali ile tapuya tescil niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 2004 yılında orman kadastrosu yapılarak 08.04.2005 günü kesinleşmiştir. Çekişmeli 919 sayılı taşınmaz ... ... ... Özel Ormanı olarak sınırlandırılmıştır. 1- Davacı Hazine vekili, 09.03.2009 tarihli temyiz dilekçesi ile hükmü temyiz etmiş ise de, daha sonra Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğünün 27.03.2009 gün ve 12033 sayılı yazısı üzerine 03.04.2009 günlü dilekçesi ile temyizden vaz geçtiğinden temyiz talebinin REDDİNE, 2- Davalı ... Yönetimin temyiz talebi yönünden; Incelen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve tüm dosya kapsamından, davaya konu taşınmazın, öncesi Devletin hüküm ve tasarrufu altında tapuda kayıtlı bulunmayan tapulama harici yerlerden iken, idari yoldan ham ... niteliğiyle 919 parsel ve 112.711 m2 yüzölçümü ile Hazine adına tapuya tecil edilip, Milli Emlak Genel Müdürlüğünce ağaçlandırılmak üzere ... Tekstil San.Tic. Anonim Şirketi ile 31.10.1995 başlangıç tarihli 10 yıllık kira sözleşmesi yapıldığı, bu sözleşmenin 11.11.2005 tarihinde 10 yıl uzatıldığı, bu arada 2004 yılında yapılıp 08.04.2005 günü kesinleşen orman kadastrosu sırasında çekişmeli 919 sayılı taşınmazın ... ... ... Özel Ormanı olarak sınırlandırıldığı, Davalı ....Tic.A.Ş. cevap dilekçesinde, taşınmazın şirket adına özel orman olarak sınırlandırıldığından haberleri olmadığını, komisyondan böyle bir taleplerinin de olmadığını, olayın kendilerinin dışında seyrettiğini, kendilerinin kiracı sıfatı ile taşınmazı kullandıklarını, mülkiyet iddialarının bulunmadığını, husumet yönünde bir yanılgı yok ise davayı kabul ettiklerini bildirdikleri anlaşılmaktadır. 6831 Sayılı Yasanın beşinci faslında, ağaçlandırma ve imar işleri başlıklı bölümde yer alan 57. maddesinde “Orman sahasını artırmak maksadıyla... Devlete ait olup orman yetişme muhiti şartları bakımından elverişli olan yerlerde; köy tüzelkişilikleri ve diğer gerçek ve tüzelkişiler tarafından Orman Genel Müdürlüğünce uygun görülecek planlara göre ağaçlandırma yapılabilir. Köy, kasaba ve şehirler civarında Devlete veya diğer kamu tüzelkişilerine ait arazilerde de gerekli şartlar bulunduğu ve ilgili kuruluşların talebi olduğu veya muvafakatleri alındığı takdirde bu kuruluşlarca tesis edilmek ve bakılmak şartıyla orman idaresince ağaçlandırmalar yapılabilir. Bu yerler için lüzumlu fidan ile ağaçlandırma planları ve ağaçlandırma ile ilgili yardımlar bedelsiz sağlanabilir. Ağaçlandırılan sahayı orman halinde koruyup idame ettirmeyenlerden izin hakları geri alınır. İmar ihya çalışması yapılacak bozuk koru ve bozuk baltalık ormanlarda da bu fıkra hükümleri uygulanır. Mülkiyeti hazinede kalmak üzere bu ağaçlandırma sonucu meydana gelecek ormandan faydalanma usulü, bu yasada yer alan hususi ormanlara ait hükümlere göre yürütülür. .... uygulama usul ve esasları ... Orman ve Köy işleri Bakanlığınca hazırlanacak yönetmelikte gösterilir.” Yasanın 59. maddesinin birinci fıkrasında “57’nci maddenin ikinci fıkrasında yazılı yerlerdeki ağaçlandırılmış sahalar, ilgili kamu kuruluşuna teslim edilir ve bunlar hakkında bu yasanın hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanlara ilişkin hükümleri uygulanır. Kendi arazilerinde ağaçlandırma yapmak isteyen gerçek kişilerle özel hukuk tüzelkişilere, sahipleri tarafından talep edildiği takdirde; plan ve proje yapımında ve bunların uygulamalarında, orman idaresince teknik yardım yapılabilir, plan ve projeleri Orman Genel Müdürlüğünce tasdik edilmiş sahaların fidan ihtiyaçları parasız karşılanır. Bunlar hakkında hususi ormanlara ilişkin hükümler uygulanır.” Aynı Yasanın 63. maddesinin 3. fıkrasında da “...Ağaçlandırma planları ve ağaçlama bilgisine ait türlü yardımlar, orman idaresince parasız yapılır. Plana göre ve müddeti içinde ağaçlandırılan sahalar ağaçlamaya başlanan yıldan itibaren beş yıl sonunda bu ağaçlamayı yapana parasız temlik olunur.” hükümleri bulunmaktadır. 9 Ekim 2003 tarihli 25254 sayılı R.G. de yayımlanan Ağaçlandırma yönetmeliğinin ilgi maddelerinde, Hazine Arazilerinde; başlığı altında 6. maddesinde; “Orman alanını arttırmak amacı ile Maliye Bakanlığı tarafından Bakanlık adına tahsis olunan arazilerde ağaçlandırma, erozyon kontrolü, ağaç ıslahı, tohum üretimi, fidanlık ve imar ihya çalışmaları Genel Müdürlük tarafından yapılır veya yaptırılır.” Kamu Tüzel Kişilerine Ait Sahalarda, başlığı altında 7. maddesinde; “Köy, kasaba, şehirler ve civarında Devlete veya kamu tüzel kişilerine ait arazilerde, ilgili kuruluşun talebi halinde; bakım, koruma işlerini üstlenmesi şartıyla Genel Müdürlük tarafından, öncelik sırasına ve imkânlara göre ağaçlandırma, erozyon kontrolu ve imar ihya yapılabilir. Bu sahaların proje hazırlama ve uygulama masrafları ilgili kuruluş tarafından karşılanır.” Hazine Arazilerinde Tespit ve İzin, başlığı altında 9. maddesinde; “Hazineye ait olup Maliye Bakanlığınca kiraya verilen veya irtifak ... tesis edilen ve orman kurmaya elverişli olan (V) ve daha ... sınıftaki araziler üzerinde, uygulama projesinde belirlenecek idare sürelerine göre, asli ve odun dışı orman ürünü veren türler kullanılarak gerçek ve tüzel kişilerce özel ağaçlandırma yapılabilir. Hazineye ait olup, Maliye Bakanlığınca kiraya verilen veya irtifak ... tesis edilen (I - IV) sınıftaki araziler üzerinde; ..., ..., okaliptüs ve benzeri hızlı gelişen orman ağacı türleri ve ceviz, kestane, antepfıstığı, badem, iğde, menengiç, harnup v.b. türler ile gerçek ve tüzel kişilerce özel ağaçlandırma yapılabilir.” Tüm bu yasa hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucu gerek özel mülkiyete ait gerekse kamuya ait taşınmazlarda ağaçlandırma faaliyetinin, yalnızca Orman Yönetimi tarafından yapılması gerekmediği gibi, özel ve tüzel kişilikler tarafından da yasada belirlenmiş koşullar çerçevesinde (11.03.1989 tarih ve 20105 nolu Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Ağaçlandırma Yönetmeliğinde düzenlenen kurallara göre) ağaçlandırma yapılabileceği anlaşılmaktadır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, Maliye Bakanlığı tarafından, öncesi devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olan ve idari işlemle Hazine adına tapu kaydı oluşturulan dava konusu taşınmazın, ağaçlandırılmak üzere, davalı şirkete kiraya verildiği, taşınmazın idari tahkikat tutanağında devlet ormanı olarak tescili gerektiğinin belirtildiği, davalı şirketçe kiralama sözlmeşmesinin yapıldığı 31.10.1995 tarihinden dava tarihine kadar ağaçlandırma çalışmalarının yapıldığı ve faaliyetlerin halen devam ettiği, taşınmazın bu şekilde ağaçlandırıldığı, emekle dikilmiş fidanlar henüz kapalılık oluşturacak kadar büyümemiş olsa bile, kamu hizmeti kavramı içinde ağaçlandırılmış taşınmazın öncesinin orman olmasına gerek kalmadan 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesinin “Tabii olarak yetişen ve emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık toplulukları yerleriyle birlikte orman sayılır” hükmü gereğince orman sayılan yerlerden olarak kabulü gerekir. Hazinenin, tapulu taşınmazını orman yetiştirmek üzere 178 sayılı K.H.K.nin 13/d maddesi uyarınca tahsis etmesi halinde, o taşınmaz Hazinenin özel mülkü olmaktan çıkar ve kamu malı niteliğine dönüşür. (Hukuk Genel Kurulunun 03.06.1998 gün ve 1998/8-347 - 394 sayılı ve 12.12.2001 gün 2001/20-1118-2001/1156 sayılı kararları) O halde; Hazinenin kamu hizmeti amacıyla ağaçlandırma tahsisine dayanılarak, gerçek kişi tarafından ağaçlandırılan taşınmazın gerçek kişi adına özel orman olarak sınırlandırılamayacağı belirlenerek davanın kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak yukarıda belirtilen nedenlerle 6831 sayılı yasanın 1/1.maddesi ve 9 Ekim 2003 tarihli 25254 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Ağaçlandırma Yönetmeliği gereğince orman sayılan ve kesinleşmiş orman tahdidi içinde bırakılan taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmemiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, hüküm fıkrasının 1. Bendi tamamen hükümden çıkartılara;k yerine, "Davanın kabulü ile dava konusu 919 parsel sayılı taşınmazın ... ... ... özel ormanı olarak sınırlandırılmasına ilişkin 14.09.2004 tarihli 175 nolu orman kadastro komisyonu kararının iptaline, taşınmazın devlet ormanı niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.nın 438/7. maddesi gereğince düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 02/07/2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.