5. Hukuk Dairesi 2025/13388 E. , 2026/3713 K. "" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1106 Esas, 2025/997 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ceyhan 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/134 Esas, 2022/139 Karar Taraflar arasındaki uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine …
5. Hukuk Dairesi 2025/13388 E. , 2026/3713 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1106 Esas, 2025/997 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ceyhan 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/134 Esas, 2022/139 Karar Taraflar arasındaki uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Adana ili, ..., ... Mahallesinde 1959 yılında yapılan toprak tevzi çalışmalarında borçlanma sureti ile 59 tevzi parseli olarak Aralık 1959 tarih ve 154 nolu tapu ile ... oğlu ...'a verilen yerin, kadastro tespiti sırasında 281 parsel numarasını aldığını, ancak Hazine ve bir kısım şahıslar tarafından kadastro tespitine itiraz istemiyle açılan davada, Ceyhan Kadastro Mahkemesinin 11.12.2000 tarih ve 1999/52 Esas, 2000/88 Karar sayılı kararı ile dava konusu 281 parsel sayılı taşınmazın bir kısım davacılar adına tapuya tesciline karar verildiğini, işbu kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğini, tapu kayıtları incelendiğinde, taşınmazın tapudan itirazlı olarak önce ...'e satıldığı, ... tarafından ise davacıya 29.03.2012 tarihinde satılarak zilyetliğinin devredildiğini, borçlanma sureti ile verilen bu yer ile ilgili ödemelerin kanuni süresi içinde ... tarafından Hazineye yapıldığını ileri sürerek davacının mağduriyetinin giderilmesi amacıyla toprak tevzi yoluyla dağıtılan taşınmazın bugünkü bedelinin tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının taşınmazı satın aldığında tapudaki kayıtları inceleyebileceği, taşınmazın itirazlı olduğunun satış senedinde belirtildiği, bu durumda tapuda taşınmazın itirazlı olduğunu bilerek satın alan davacının iyiniyetli olduğundan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesinin somut olaya uygulanamayacağını, tapu malikinin açabileceği tazminat davasını halefi olarak davacının da açabileceğini, davanın reddi kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu Adana ili, ..., ... Mahallesi 59 tevzi parselinin kadastro çalışmaları sırasında revizyon görerek 281 parsel numarasıyla ... adına tespit gördüğü, Hazine ve bir kısım şahıslar tarafından kadastro tespitine itiraz istemiyle açılan davada, Ceyhan Kadastro Mahkemesinin 1999/52 Esas, 2000/88 Karar sayılı kararıyla dava konusu taşınmaz hakkında davanın kabulüne karar verildiği, işbu kararın temyiz incelemesinden geçerek 10.03.2020 tarihinde kesinleştiği, söz konusu yargılama devam ederken, kadastro tespiti henüz kesinleşmeden taşınmazın dava dışı ... tarafından ...'e satıldığı, ... tarafından ise tapuda davacıya satıldığı, resmi satış senedinin içeriğinde, taşınmazın mülkiyetinin itirazlı olduğu ve bu durumun davacı tarafından bilindiği, yine davacı tarafından itirazın tüm hukuki sonuçları ile kabul edilerek adına tescilini istediğinin yazılı olduğu, bu şerhi tapuda görmesine rağmen taşınmazı devir alan davacının iyiniyetli olduğundan ve 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi uyarınca dürüst davrandığından söz edilemeyeceği, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.