20. Hukuk Dairesi 2017/9097 E. , 2019/4299 K. "" ........ Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili, 24/03/2015 havale tarihli dava dilekçesi ile; ..... sayılı taşınmazın, Hazine tarafından açılan dava sonucunda, .....sayılı kararı ile kıyı k…
**20. Hukuk Dairesi 2017/9097 E. , 2019/4299 K.** **"İçtihat Metni"** ........ Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili, 24/03/2015 havale tarihli dava dilekçesi ile; ..... sayılı taşınmazın, Hazine tarafından açılan dava sonucunda, .....sayılı kararı ile kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle tapu kaydının iptaline karar verildiğini, Türk Medeni Kanunun 1007. maddesinde, tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devletin sorumlu olduğunun düzenlendiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000 TL'nın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, daha sonra 21/12/2015 tarihinde dava değerini 559.054,86.-TL olarak ıslah etmiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile 559.054,86.- TL tazminatın 10.000 TL kısmı için dava tarihinden; 549.054,86.- TL kısmı için ıslah tarihinden itibaren itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 06/12/2016 gün ve 2016/9983 E.- 2016/11747 K. sayılı ilamıyla bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle: "Mahkemece çekişmeli taşınmazın arsa niteliğinde olduğu kabul edilerek, dava tarihi itibarıyla emsal satış yöntemine göre hesaplanan değeri dikkate alınmak suretiyle karar verilmiştir. Kural olarak; 6098 sayılı Borçlar Kanununun 49 ve devamı maddesinde düzenlenen haksız fiilden kaynaklanan tazmini sorumluluk, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte doğar ve zamanaşımı süresi başlar. 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesinde düzenlenen objektif (kusursuz) sorumluluk halinin varlığının kabulünde; tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararların karşılanması amacını güden Devletin tazmini sorumluğu ise; mülkiyetin sona ermesi veya mülkten yararlanma hakkına açık ve kesin müdahalenin gerçekleştiği; somut olayda, taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle tapu kaydının iptali kararının kesinleştiği tarihte başlar. Bu durumda, taşınmazın makul ve gerçek değerinin saptanmasında dava tarihi değil, mülkiyet hakkına müdahalenin gerçekleştiği ve zararın doğduğu tarih esas alınmalıdır. Tazminat miktarı belirlenirken öncelikli konu, tapusu iptal edilen gayrimenkulün niteliğinin tespiti olup, arazi niteliğindeki taşınmaz; başka deyişle tarım alanlarında net gelir esas alınarak, arsa niteliğindeki taşınmazlar için ise emsal karşılaştırması yapılarak değer belirlenmelidir. Çekişmeli taşınmazın iptal edilen tapu kaydında cinsi arsa olarak belirtilmiş olup, belediye başkanlığından gönderilen yazıda, çekişmeli taşınmazın imar planında kısmi yapılaşmaya uygun, sahil şeridi kapsamında olduğu ve belediye hizmetlerinden faydalandığı bildirilmiştir. ....