(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/13157 E. , 2010/5007 K. "İçtihat Metni" 1-... 2-D. ... 3-... 4-... vekili avukat ... ile ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 29.4.2008 tarih ve 528-195 sayılı hükmün Dairenin 5.5.2009 tarih ve 13139-6151 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu. KARAR Davacılar, murisleri ... ... ile davalının 1989 y
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/13157 E. , 2010/5007 K.** **"İçtihat Metni"** 1-... 2-D. ... 3-... 4-... vekili avukat ... ile ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 29.4.2008 tarih ve 528-195 sayılı hükmün Dairenin 5.5.2009 tarih ve 13139-6151 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu. KARAR Davacılar, murisleri ... ... ile davalının 1989 yılında ortak olarak aldıkları taşınmaz üzerine bina ve balık havuzları inşa ederek, adi ortaklık şeklinde işlettiklerini, 1994 yılına kadar kazançlarını paylaştıklarını, 1994 yılında ise davalı tarafından murislerinin taşınmazdan uzaklaştırıldığını, bu tarihten itibaren kar payının da ödenmediğini, yaptırmış oldukları tespit gereğince ortaklık konusu tesislerin değerinin 131.700.000.000 TL, yılık gelirinin ise 56.920.000.000 TL olduğunun belirlendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, tesislerin 1994 yılından itibaren murise düşen ½ kullanım bedeli olan 15.000,00 YTL tazminat ile kar payının, 1994 yılından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacıların murisi ile herhangi bir ortaklığının bulunmadığını savunarak, davanın gerek zamanaşımı, gerekse esastan reddini dilemiştir. Mahkemece, 28.2.2005 tarihli bilirkişi raporu gereğince ve taleple bağlı kalınarak, davanın kabulüne, 15.000,00 YTL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin hakların ise saklı tutulmasına karar verilmiş, davalı tarafından temyiz edilen hüküm, Dairemizce onanmış, davalı bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur. 1-Mahkeme kararında belirtilip, Dairemizce de benimsenen gerektirici nedenler karşısında, usulün 440.maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uygun olmadığından, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacıların murisleri ... ... ile davalı arasında, “alabalık üretimi” konusunda adi ortaklık bulunduğu, tüm dosya kapsamından anlaşılmakta olup, mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Hemen belirtmek gerekir ki, Borçlar Kanununun 535. maddesi gereğince, taraflar arasında başka bir kararlaştırma yoksa adi ortaklık ölüm ile sona erer. Somut olayda murisin ölümünden sonra adi ortaklığın taraflar arasında devam ettiği kanıtlanamadığından, davacıların murisi ... ...nin ölüm tarihi olan 27.9.2002 tarihi itibariyle adi ortaklık sona ermiştir. Davacılar, davadan önce yaptırmış oldukları tespitte, alabalık havuzlarının değerinin ve yıllık gelirinin tespit edildiğini belirterek, tesislerin 1994 yılından itibaren murislerine düşen ½ kullanım bedeli ile kar payının ödetilmesini talep ettiklerine göre, davacıların bu talebinin ortaklığın fesih ve tasfiyesini de kapsadığının kabulü gerekir. O halde mahkemece ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmesi, tasfiyenin de, ortaklığın sona erdiği, davacıların murisinin ölüm tarihi olan 27.9.2002 tarihi itibariyle ve mahkemece bizzat yaptırılması gereklidir. Ortaklığın feshi ile ortaklığın tasfiyesi ayrı ayrı hukuki işlemlerdir. BK.nun 538. maddesinde belirtildiği gibi tasfiye bütün hesapların görülüp ortaklığın aktif ve pasif bütün mal varlığının belirlenip ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan dolayı olan ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sona erdirilmesi, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır. Ortaklık sözleşmesinde hüküm bulunduğu takdirde tasfiyenin bu sözleşmedeki hükümlere göre yapılması asıldır. Böyle bir hükmün bulunmaması halinde ise tasfiyenin bu defa Borçlar Kanununun 539. maddesindeki sıra takip edilerek yapılması gereklidir. Açıklanan bu hukuki olgular karşısında öncelikle ortaklığın sona erdiği tarih itibariyle aktif ve pasif mal varlığı belirlenmeli, ortaklığı yöneten ve idareci ortak olan davalıdan ortaklık hesabını gösterir hesap istenilmeli, verilen hesapta uyuşmazlık çıktığı takdirde taraflardan delilleri sorularak toplanmalı, bu şekilde belirlenen mal varlığının ne şekilde tasfiye edileceği taraflardan sorulmalı, tasfiyede anlaştıkları takdirde ona göre karar verilmelidir. Taraflar tasfiye konusunda anlaşamadıkları takdirde, mahkeme tayin edeceği tasfiye memuru marifetiyle tespit edilen ortaklık mallarının mevcut olanlarının satılmasına şayet bu mallar mevcut değilse değerleri bilirkişi marifetiyle belirlenip, elde edilen gelirden veya malların belirlenen değerlerinden öncelikle ortaklığın borçları ödendikten sonra kalan kısmın taraflar arasında paylaştırılmasına karar verilmelidir. Mahkemece davacıların talebinin, ortaklığın tasfiyesini de içerdiği gözardı edilerek, tasfiye hesabı çıkarılıp, ortaklığın tasfiyesine karar verilmeden, murisin ölümünden sonra ortaklığın devam ettiği iddia ve ispat edilmediği halde, 1994 yılından 2003 yılına kadar, murisin ölüm tarihini de geçecek şekilde, tesislerin yılık net gelir hesabını yapan 28.2.2005 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekirken, Dairemizce 5.5.2009 tarihli 2008/13139 E. 2009/6151 K. sayılı ilamla sehven onandığı, bu kez yapılan inceleme ile anlaşılmış olduğundan, davalının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemize ait 5.5.2009 tarihli 2008/13139 E. 2009/6151 K.sayılı ilamın kaldırılmasına, hükmün yukarda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer karar düzeltme itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle, davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemize ait 5.5.2009 tarihli 2008/13139 E. 2009/6151 K. sayılı ilamın kaldırılmasına, hükmün açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz edilen harcın istek halinde iadesine, 13.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.