13. Hukuk Dairesi 2014/12245 E. , 2015/15549 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar ... ile ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalılardan ...ile ..'e ait taşınmaz üzerinde 1400 adet kavak ağacı ekip yetiştirdiklerini, ... davalı ...ile birlikt…
**13. Hukuk Dairesi 2014/12245 E. , 2015/15549 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar ... ile ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalılardan ...ile ..'e ait taşınmaz üzerinde 1400 adet kavak ağacı ekip yetiştirdiklerini, ... davalı ...ile birlikte bu 1400 adet dikili kavak ağacını 07/08/2001 tarihinde 15.800.00TL bedelle kendisine sattıklarını, kavak ağaçlarının bedelini parçalı çekler halinde ödediğini, toplam 11.800,00TL bedelli çekin davalılar tarafından tahsil edildiğini, 30/03/2002 keşide tarihli 0099892 seri nolu miktarı 1.000,00TL, 0099893 seri numaralı 30/04/2002 keşide tarihli miktarı 1.500,00TL, 30/05/2002 keşide tarihli 0099894 seri numaralı miktarı 1.500,00TL olan çeklerin ise henüz ödenmediğini, davalıların bu sırada satışa konu 128.996kg kavak ağacını 3. kişilere verdiklerini, bu nedenle davalıların almış oldukları çeklerin bir kısmının karşılıksız kaldığını, 128.996kg kavak ağacının değerinin 4.833,75TL olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklı saklı kalmak kaydıyla, 0099892, 009893 ve 0099894 seri nolu toplam 4.000,00TL bedelli çeklerden dolayı davalılara borcunun olmadığının tespiti ile çeklerin iptaline, ödenen 833,75TL'nin de haksız ödenmiş olduğunun tespiti ile 14/03/2002 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş; 14.02.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle davalı tarafa haksız ödendiğini iddia ederek tahsilini istediği bedeli 2.821,00TL olarak artırmıştır. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. Yargılama sırasında davalı r vefat ettiğinden davaya mirasçıları dahil edilmek suretiyle devam edilmiştir. Mahkemece, açılan davanın kabulü ile, dava konusu... şubesine ait keşidecisi ... olan, 30/03/2002 keşide tarihli 0099892 çek nolu bir milyar (1.000,00 TL) bedelli, 30/04/2002 keşide tarihli 0099893 çek nolu birmilyarbeşyüzmilyon (1.500,00 TL) bedelli, 30/05/2002 keşide tarihli 0099894 çek nolu birmilyarbeşyüzmilyon (1.500,00 TL) bedelli üç adet çeke ilişkin davacı ...'nın davalı ...'e borçlu olmadığının tespitine; 2.821,00TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edimiştir. Davacı, taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre, davalıların ağaç teslimi hususundaki yükümlülüğünü eksik yerine getirdiklerinden bahisle, bir kısım verilen çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile fazla yapılan ödemenin istirdadını istemiştir. Taraflar arasında, davalı ... taşınmazı üzerindeki kavak ağaçlarının davacı tarafça satın alındığına ilişkin sözleşmenin varlığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. 07.08.2001 tarihli sözleşme incelendiğinde, davalı Tahir'e vekaleten oğlu Yılmaz ile davalı İrfan'ın satıcı, davacının ise alıcı olduğu, davacıya taşınmazda bulunan 1400 adet kavağın 15.800,00TL bedelle satıldığı hususunda kuşku yoktur. Hal böyle olmasına rağmen, mahkemece hükme esas alınan 12.07.2009 tarihli bilirkişi raporunda, hatalı olarak, davalı İrfan'ın bu alışverişte herhangi bir sıfatının olamayacağı değerlendirmesi yapılmıştır. Davalı İrfan 07.08.2001 tarihli yazılı sözleşmede açıkça satıcı sıfatına sahip olduğuna ve bu sözleşmeye tarafların itirazı olmadığına göre, davalı İrfan'ın sıfatını tartışmaya mahal yoktur. Ayrıca, her ne kadar bahse konu bilirkişi raporunda ortaya çıkan zarar hesaplanırken davacının 1400 değil, 1150 kavak ağacı aldığı benimsenerek değerlendirme yapılmış ise de, davacı... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002/11 D.İş sayılı dosyasına verdiği tespit talebinde 1400 adet ağacın ana gövdelerinin kendileri tarafından alındığını açıkça ifade etmiştir. Bu durumda artık, davacının 1150 kavak ağacı aldığı değerlendirmesi yapılamaz. Zaten davacının iddiası da teslimi gereken 1400 adet kavak ağacının teslim edilmediği değil, bu ağaçlar kesildikten sonra geride kalan odun niteliğindeki kısımların 3. kişilere dağıtılması nedeniyle maruz kaldığı zarardır. Uyuşmazlık bu hususta olup, incelenenip sonuca bağlanması gereken konu budur. Dosya kapsamı incelendiğinde, hükme esas alınan 12.07.2009 tarihli bilirkişi raporunun sağlıklı değerlendirmeler içermediği, dosyayı aydınlatmaktan uzak olduğu, bu halde hükme esas alınamayacağı anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece, bu konuda rapor düzenlemeye ehil ve donanımlı yeniden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetinden, tarafların sorumluluğu ile ilgili, nedenlerini açıklayıcı, taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirmeler içeren bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan 48,20 TL harcın davalılar ... ile ...'e iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 14/05/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.