T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1554 Esas KARAR NO : 2026/390 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/07/2024 NUMARASI : 2021/359 Esas, 2024/628 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 11/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddes…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1554 Esas KARAR NO : 2026/390 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/07/2024 NUMARASI : 2021/359 Esas, 2024/628 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 11/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı firma tarafından müvekkil firma aleyhine İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasıyla icra takibi yapıldığını, söz konusu dosyanın takipsizlik sebebiyle düşmesi üzerine yenilenerek ... Esası üzerinden devam ettiğini, takip dayanağı çek üzerindeki imzanın müvekkili firmanın tek yetkilisi ...'e ait olmadığını ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, haciz tehdidi altında ödediği 65.000-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren avans faiziyle istirdatına, kötü niyetli olan davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin takibe dayanağı çekte lehtar cirosundan sonra gelen hamil olduğunu, dolayısıyla husumetin taraflarına yöneltilmesinin hukuken mümkün olmadığını, bu sebeple davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini savunarak, davanın reddini, davacı taleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacının takibe konulan çek altındaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü, davaya konu çekin dosyaya celbi için icra müdürlüğüne müzekkere yazıldığı, icra müdürlüğünün dosyadaki 14/04/2023 ve 06/10/2023 tarihli cevabi yazılarda çek aslının fiziki olarak kendilerinde bulunmadığının bildirildiği, diğer yandan davalı tarafa da çek aslını sunması için süre ve ihtar çekildiği ancak davalının çeki ibraz etmediği, icra dosyasına aslı gibidir ibaresiyle çek aslı yerine onaylı örneğinin sunulduğu, dolayısıyla çek aslının davalı alacaklı elinde bulunduğu icra dosyasındaki çek üzerinde keşideci imzasıyla bu dosyamız davacısının imza örnekleri karşılaştırıldığında gözle görülür ve farkedilir nitelikte farklılıkların bulunduğu, bu farklılıklara ilişkin tespit ve davalının çek aslı kendisinde olmasına rağmen incelemek amacıyla çeki ibraz etmemesi nedeniyle davacının davasının kabul edildiği ancak hukuki değerlendirme yapılması hususu da dikkate alınarak kötü niyet tazminat talebinin ise reddedildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davacının İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında menfi tespit davasından istirdata dönüşen davacının ödemiş olduğu 90.000-TL'nin istirdatı ile ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde takibe dayanak yapılan çek aslının tesliminin zorunlu olduğunu, çek aslı sunulmadan takibe geçmek mümkün olmadığından, çek aslı takip açılırken icra dairesine teslim edildiğini, ilgili icra dairesi takibi başlatmak suretiyle çekin aslını teslim aldığını kabul ettiğini, davacı takip borçlusu ile 14/06/2021 tarihinde 90.000-TL karşılığında ve tahsil harcı davacı takip borçlusuna ait olmak üzere anlaşmaya varılmış olup, bu doğrultuda icra dosyasına, tahsil harcı, davacı takip borçlusuna ait olmak üzere feragat beyanı gönderildiğini, bu beyan doğrultusunda davacı takip borçlusunun tahsil harcını ödeyip çek aslını alacağının kararlaştırıldığını, yargılamanın 07/03/2024 tarihli 6 no'lu celsesinin 2 numaraları ara kararı gereği, " HMK 220 md uyarınca ibrazı istenen çek aslını sunmasının istenilmesine belirtilen süre içinde çek aslının sunulmaması halinde HMK 220/2-3 md göre işlem yapılacağı" ihtar edilmiş, çek aslının uhdelerinde olmadığına dair, yemin teklifi kabul edilmiş olmasına rağmen, mahkemenin kabul edilen yemin teklifini uyguladığını, uyuşmazlık konusu çek fotokopisinde imzası bulunan avukata bu husus sorulmadığı gibi, bu belgenin ıslak imzalı olmayıp silik bir kopyadan ibaret olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, menfi tespit ve talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davanın imza inkarına dayalı menfi tespit ve istirdat davası olduğu, imza incelemesi için çek aslının celbi/ibrazının zorunlu olduğu, icra müdürlüğü tarafından da çekin icra dairesinde bulunmadığının bildirildiği, davalı- alacaklı vekilinin, verilen kesin süreye ve ihtarata rağmen çek aslını ibraz etmemesi nedeniyle bilirkişi incelemesinin yapılamadığı, icra dosyasının incelenmesinde, davalı vekilinin iddiasının aksine, "icra kasası yetersiz olduğundan takip dayanağı belge aslını İİK 167/2 maddesine göre istendiğinde iade edilmek üzere icra kaşesi vurularak teslim aldım" şeklindeki beyanın alacaklı vekili tarafından imzalandığı, çek aslının daha sonra icra dosyasına teslim edildiğine dair bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı gibi, davalı-alacaklı vekilinin çek aslının daha sonra icra dosyasına teslim edildiğine dair herhangi bir delil sunmadığı, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE 2-Alınması gereken 3.945,13 TL harçtan, peşin alınan 1.736,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.209,13 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/03/2026