8. Hukuk Dairesi 2013/5075 E. , 2013/10252 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ve müşterekleri ile ... aralarındaki dava hakkında ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 11.04.1988 gün ve 63/126 sayılı hükmün Daire'nin 26.11.2012 tarin ve 217/11158 sayılı ilamıyla temyiz talebinin reddine karar verilmişti. Davalı ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili 10.…
**8. Hukuk Dairesi 2013/5075 E. , 2013/10252 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ve müşterekleri ile ... aralarındaki dava hakkında ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 11.04.1988 gün ve 63/126 sayılı hükmün Daire'nin 26.11.2012 tarin ve 217/11158 sayılı ilamıyla temyiz talebinin reddine karar verilmişti. Davalı ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili 10.05.1985 tarihli dava dilekçesinde, dava konusu 924 parselin vekil edenlerine ait 37 parselle birlikte uzun yıllar tarım arazisi olarak kullanıldığını,ancak kadastro sırasında ... adına tespit edildiğini açıklayarak tapu kaydının iptaliyle vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, kazanma süresinin gerçekleştiği açıklanarak davanın kabulüne,924 parselin tapu kaydının iptaliyle veraset belgesindeki payları oranında davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairece; süresinde olmadığı açıklanarak temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. Davalı ... vekili, süresi içerisinde kararın düzeltilmesini istemiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, hüküm, 21.01.2011 tarihinde ... adına tebliğ edildiği, temyiz dilekçesinin 03.11.2011 tarihinde mahkeme hâkimi tarafından havale edildiği ve 14.11.2011 tarihinde temyiz defterine kaydedildiği anlaşılmaktadır. Dava, 10.05.1985 tarihinde açılmış ve Mahkemece 11.04.1988 tarihinde davanın kabulüne karar verilmiştir. Mülga HUMK.nun 432/1. fıkrasında; “4353 sayılı Kanuna tabi kamu kurum ve kuruluşları için temyiz süresinin 30 gün olduğu belirtilmiş, sözü edilen bu hüküm, Anayasa Mahkemesi'nin 02.12.2004 gün ve 2001/216 Esas, 2004/120 sayılı kararıyla iptal edilmiş olup, hükmün Resmi Gazete'de yayımlandığı 21.10.2005 (25973 sayılı Resmi Gazete) tarihinden itibaren 6 ay sonra yürürlüğe gireceği öngörülmüştür. 6 aylık sürenin sonu olan 21.04.2006 tarihinden sonra 4353 sayılı Kanunda yer alan kamu kuruluşları bakımından temyiz süresinin artık 30 gün değil 15 gündür. Her dava kural olarak açıldığı tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümleri uyarınca çözüme kavuşturulur. O halde;somut olayda Hazinenin temyiz süresinin 30 gün olduğu ve hükmün süresinde temyiz edildiğinin kabulü gerekir. ... vekilinin temyizi süresinde olduğuna göre, Dairece temyiz talebinin süresinde olmadığı yönündeki red kararı maddi hataya dayanmaktadır. Bağ ve fıstıklık niteliğindeki 9600 m2 yüzölçüme sahip dava konusu 924 parsel, 37 parsele uygulanan vergi kaydının miktar fazlası olarak ... adına tespit edilmiş, kadastro tutanağının 13.05.1975 tarihinde kesinleşmesi üzerine tapu kaydı oluşmuş, eldeki dava 10.05.1985 tarihinde açılmıştır. Toplanan deliller ve dosya kapsamından davanın TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kanunun 14.maddesi uyarınca açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece kazanma koşullarının davacılar lehine gerçekleştiği görüşünden hareketle davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli değildir. Mahkemece taşınmazın çevresinde bulunan taşınmazlara ait tapu kayıtları, kadastro tutanakları ile varsa dayanak belgeleri getirtilmemiş ve taşınmaz yönünü nasıl gösterdiği üzerinde durulmamıştır. Dava konusu 924 parsel 37 parsele uygulanan 794 tahrir sayılı vergi kaydının miktar fazlası olarak ... adına tespit edilmiştir. Dayanak vergi kaydı taşınmaz yönünü kayalık olarak göstermekte olup, taşınmazın sınırında kayalık niteliğinde ... adına tespit ve tescil edilen taşınmazlar bulunmaktadır. Dayanak vergi kaydı ve eylemli durum dikkate alındığında taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca imar ve ihyaya muhtaç yerlerden olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle imar ve ihyanın tüm koşullarının araştırılıp belirlenmesi zorunludur. Mahkemece, yapılan araştırma ve inceleme imar ihya olgusunu belirlemekten uzaktır. O halde; taşınmazın çevresinde bulunan taşınmazlara ait tapu kayıtları, kadastro tutanakları ile varsa dayanak belgelerinin eksiksiz olarak getirtilmesi, tespit tarihinden geriye doğru en az 20-30 yıl öncesine ait iki ayrı zamanda çekilmiş yüksek çözünürlüklü hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığı'ndan, aynı yıllar arasında düzenlenmiş fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftaların ise İl Kadastro Müdürlüğü'nden getirtilerek dosya arasına konulması, yeniden yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve tanıkların HMK'nun 243, 244 ve 259. maddeleri gereğince davetiye ile keşif yerine çağrılmaları, uyuşmazlık taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle keşif yerinde dinlenenlerin arasında çelişki çıktığı takdirde yüzleştirmek suretiyle HUMK'nun 261. maddesi gereğince aykırılığın giderilmesi, dava konusu yerin davacılar tarafından hangi tarihte imar ve ihyaya başlanıldığı, imar ve ihyayı ne şekilde sürdürdüğü, hangi tarihte tamamlandığı hususlarının yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulması, hava fotoğraflarının jeodezi ve fotogrametri uzmanı mühendis aracılığıyla paftalarla birlikte uygulanması, hava fotoğraflarının çekildikleri tarihlere ve kadastro paftalarının düzenlendiği tarihlere göre taşınmazın kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı, imar ve ihyasının tamamlanıp tamamlanmadığı ya da hangi nitelikte bulunduğu konusunda uzman bilirkişilerden gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, daha önceki götürülmeyen üç uzman bilirkişi, üç ziraat mühendisi veya yüksek mühendisi aracılığıyla ya da ... Fakültesinin toprak bölümünde uzman akademisyenler aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı incelenmek suretiyle dava konusu yerin imar ve ihyasının hangi tarihte tamamlandığı, kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı konusunda kendilerinden gerekçeli ve denetime açık rapor istenilmesi, tesciline karar verilen yer ve çevresini gösterir biçimde HMK'nun 290. maddesi uyarınca birlikte götürülecek konunun uzmanı bir fotoğrafçı aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin yakın plan ve panoramik resimleri çektirilip onaylandıktan sonra dosya arasına konulması, ondan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yetersiz hava fotoğrafı uygulamasına dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Davalı ... vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 26.11.2012 tarih, 2012/217-11158 Esas ve Karar sayılı temyiz talebinin reddine ilişkin ilamının kaldırılmasına, usul ve yasaya aykırı Yerel Mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.