Başvuru, haksız arama ve gözaltı tedbiri dolayısıyla ödenen tazminatın yetersiz olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, haksız arama ve gözaltı tedbiri dolayısıyla ödenen tazminatın yetersiz olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturmaları kapsamında beyanları alınan şüpheliler ile gizli tanığın, başvurucunun örgütün sohbet toplantılarına katıldığına ve örgütün mütevelli heyetinde yer aldığına dair bilgiler vermesi nedeniyle Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığınca (Savcılık) başvurucu hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma başlatılmıştır. Bu soruşturma kapsamında başvurucunun evinde arama yapılmış ve herhangi bir suç unsuruna rastlanmamıştır. Ayrıca başvurucu hakkında 19/8/2016 ile 28/8/2016 tarihleri arasında gözaltı tedbiri uygulanmıştır. Savcılık, başvurucuyu adli kontrol altına alınması istemiyle -başka şüpheliler ile birlikte- 28/8/2016 tarihinde Ödemiş Sulh Ceza Hâkimliğine sevk etmiştir. Başvurucu, Hâkimlikteki sorgusunda; dinî amaçlı sohbetlere katılmadığını, örgüt üyesi olmadığını beyan ederek salıverilmesini talep etmiştir. Hâkimlik 28/8/2016 tarihinde başvurucunun yurt dışına çıkışının yasaklanması şeklinde adli kontrol altına alınması suretiyle salıverilmesine karar vermiştir. Anılan soruşturma neticesinde 16/5/2017 tarihli iddianame ile başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması talep edilmiştir. İzmir Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan başvurucu, savunmasında önceki beyanlarını yinelemiştir. Ağır Ceza Mahkemesi 18/4/2018 tarihinde başvurucunun üzerine atılı suçun sabit olmaması nedeniyle beraatine karar vermiş, bu karar istinaf edilmeksizin 26/4/2018 tarihinde kesinleşmiştir. Başvurucu, Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) tazminat davası açmıştır. Dava dilekçesinde; üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin delil olmamasına karşın haksız arama ve gözaltı tedbirlerine maruz kaldığını, bu işlemlerin hukuka aykırı olduğunu belirterek 000 TL manevi tazminat ödenmesini talep etmiştir. Mahkeme, başvurucu hakkındaki arama tedbirinin ölçülü olması nedeniyle tazminata hükmedilmesine yer olmadığını belirtmiş, gözaltı tedbiri yönünden yaptığı değerlendirmede ise ceza davasında beraat etmiş olması dolayısıyla manevi zararının oluştuğunu belirleyerek başvurucuya 500 TL manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir. Başvurucu, manevi tazminatın oldukça düşük olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi 8/1/2020 tarihinde Mahkeme kararının düzeltilmek suretiyle istinaf başvurularının esastan reddine kesin olarak karar vermiştir. Gerekçede; Mahkemenin başvurucu lehinde belirlediği tazminat miktarını hak ve nesafet kurallarına göre belirlemediği, bu sebeple hükümde yer alan 500 TL'nin hükümden çıkartılması ile yerine 700 TL ibaresinin eklenmesi gerektiği belirtilmiştir. Nihai kararın tebliğ edildiğine ilişkin bir kayda rastlanmamıştır. Başvurucu, nihai kararı 11/2/2020 tarihinde öğrendiğini beyan etmiştir. Başvurucu 6/3/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.