Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/3532 E. , 2024/4464 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3532 Karar No : 2024/4464 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... İl Emniyet Müdürlüğünde 3. sınıf emniyet müdürü ola
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/3532 E. , 2024/4464 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3532 Karar No : 2024/4464 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... İl Emniyet Müdürlüğünde 3. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının; 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun, 06/12/2019 tarih ve 7196 sayılı Kanun'la değişik, 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun ...tarih ve ... sayılı kararının iptali ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının 3. sınıf emniyet müdürü rütbesine 30/06/2016 tarihinde terfi ettirildiği, bulunduğu rütbedeki iki yıllık zorunlu bekleme süresini tamamladığı 2018 yılında 2. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi durumunun değerlendirilmesi öngörülmekte iken terfi sınavında başarısız olması nedeniyle terfi durumunun 2018 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu gündemine alınamadığı, 2019 yılında ise 2. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi durumunun Kurulca değerlendirildiği ancak hakkında "Terfi Etmez" kararı verildiği, 2020 ve 2021 yılında yapılan değerlendirmelerde de hakkında "Kadrosuzluktan Terfi Etmez" kararı verildiği, bunun üzerine beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen davacı hakkında dava konusu "Hizmet İhtiyacı Nedeniyle Kadrosuzluktan Emekliye Sevk Edilmesi" kararının alındığı görülmekte ise de; davacının 2020 yılında 2. sınıf emniyet müdürü rütbesine kadrosuzluktan terfi ettirilmemesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararına karşı açılan dava neticesinde, Mahkemelerinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile dava konusu Kurul kararının iptaline karar verildiği ve bu Mahkeme kararı doğrultusunda davacının 22/08/2021 onay tarihli işlem ile 30/06/2020 tarihi itibariyle 2. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirildiği, dolayısıyla halizhazırda davacının, hizmet ihtiyacı sebebiyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilebilmesi için 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 55. maddesinin 19. fıkrasında belirtilen beş yıl içerisinde bir üst rütbeye terfi edememe şartını sağlamadığı görüldüğünden kanuni dayanağı ortadan kalkan dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı 18/06/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : ... İl Emniyet Müdürlüğünde 3. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacı, 3. sınıf emniyet müdürü rütbesine 30/06/2016 tarihinde terfi ettirilmiştir. Davacının bulunduğu rütbedeki iki yıllık zorunlu bekleme süresini tamamladığı 2018 yılında terfi sınavında başarısız olması nedeniyle terfi durumu 2018 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu gündemine alınamamıştır. 2019 yılında, Yüksek Değerlendirme Kurulunca, davacı hakkında 2. sınıf emniyet müdürü rütbesine kadrosuzluktan terfi etmez kararı verilmiş, davacı tarafından bu işlemin iptali için dava açılmamıştır. Yüksek Değerlendirme Kurulunun 18/06/2020 tarihli kararı ile davacı hakkında 2. sınıf emniyet müdürü rütbesine kadrosuzluktan terfi etmez kararı verilmiş, davacı tarafından bu işlemin iptal istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile anılan işlemin iptaline karar verilmiş, bu kararın davalı idarece istinaf edilmesi üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir. Yüksek Değerlendirme Kurulunun 10/06/2021 tarihli kararı ile davacı hakkında 2. Sınıf Emniyet Müdürü rütbesine kadrosuzluktan terfi etmez kararı verilmiş, davacı tarafından bu işlemin iptal istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesince "Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı iptal kararı doğrultusunda 20/08/2021 tarihli işlem ile davacının 30/06/2020 yılından itibaren geçerli olmak üzere 3. sınıf emniyet müdürü rütbesinden 2. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmesine karar verildiğinden davanın konusuz kaldığı" gerekçesiyle ... tarih ve E:..., K... sayılı kararı ile dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davalı idarece bu karara yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla kesin olarak reddine karar verilmiştir. Davacının; 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun, 06/12/2019 tarih ve 7196 sayılı Kanun'la değişik, 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca... tarih ve ... sayılı Bakan oluru ile onaylanan Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun... tarih ve... sayılı kararıyla re'sen emekliye sevk edilmesi üzerine temyizen bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun, 27/03/2015 tarih ve 6638 sayılı Kanun'la değişik, "Terfi ve atama" başlıklı 55. maddesinin birinci fıkrasında, rütbeleri sayılan polis amirleri arasında emniyet müdürüne de yer verilmiş; ikinci fıkrasında, polis amirlerinin rütbelerde ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme süreleri gösterilmiş; üçüncü fıkrasında, her amir rütbesinde bulunması gereken kadro sayısına esas alınacak oran azami olarak gösterilmiş; dördüncü fıkrasında, bu rütbelere terfilerin, yetkili kurullarda kıdem sırasına göre görüşüleceği ve liyakata göre yapılacağı belirtilmiş; beşinci fıkrasında, kıdem sırasının tespitinde, bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, aynı tarihte terfi edenlerden sicil notu yüksek, sicil notlarının eşitliği halinde ödül ve takdirnamesi fazla, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise, sicil numarası daha küçük olanların diğerlerine göre kıdemli sayılacağı öngörülmüş; onbirinci fıkrasında da, rütbe terfiinin yetkili kurullarda görüşülebilmesi için gerekli koşullar ayrıntılı bir biçimde düzenlenmiştir. Aynı maddenin diğer fıkralarında da, rütbeler, bu rütbelere terfi esasları, terfi ve atama zamanı gibi hususlarda doğrudan Kanun hükümleriyle belirlenen çerçeve dahilinde kalmak koşuluyla, liyakat koşullarını belirlemek, üst rütbedeki boş kadro sayısına göre terfileri ve atamaları önermek, kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilecek personeli belirlemek veya hizmetine ihtiyaç duyulan personelin görev süresi uzatmak gibi hususlarda, değerlendirme yapmak ve öneride bulunmak üzere Genel Müdürlük Merkez Değerlendirme ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının oluşturulması öngörülmüştür. 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinde değişiklik yapan 6638 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde, "Polis amirlerinin rütbe terfilerinde, tüm çağdaş ülkelerin aksine kıdeme dayalı bir sistem benimsenmiş, liyakat ikinci plana bırakılmıştır. Polis amirleri bulundukları rütbede zorunlu en az bekleme süresini tamamlamaları ve herhangi bir ceza almamaları halinde mesleki yeterliliklerine bakılmaksızın otomatik olarak bir üst rütbeye terfi etmeye başlamışlardır. Bu sistem, ihtiyaç duyulan amir rütbelerinde sayısal azlığa ve ihtiyaç duyulmayan rütbelerde ise aşırı yığılmalara neden olmuştur. Yapılan düzenleme ile bozulan personel piramidinin görev ve hizmet gereklerine uygun hale getirilmesi amacıyla; her rütbede yer alacak amir sayısı/oranı belirlenmekte, her rütbe terfiinde yazılı ve sözlü sınav şartı getirilmekte ve terfi için öngörülen asgari şartlara sahip personel arasından en kıdemli olanın değil en liyakatli olanın terfi etmesi öngörülmektedir. Ayrıca ihtiyaçtan fazla sayıdaki Birinci, İkinci, Üçüncü, Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürlerine ve emniyet amirlerine belli bir miktar ek ödeme yapılmak suretiyle re'sen emeklilik sistemi getirilmektedir." değerlendirilmesi yapılmıştır. Öte yandan, 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrasında; "Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilirler." kuralı yer almakta iken; 06/12/2019 tarih ve 7196 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle söz konusu fıkra, "Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile hizmet ihtiyacı sebebiyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilirler. Ancak bunlardan, hizmet ihtiyacı nedeniyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyenlerin fiili hizmet süreleri aynı usul ile iki yıl uzatılır. Bu şekilde göreve devamı uygun görülenlerin durumu, iki yıl sonra tekrar değerlendirilerek en fazla bir defa daha uzatılabilir, görev süresi uzatılmayanlar ise kadrosuzluktan emekliye sevk edilirler.” şeklinde değiştirilmiştir. 06/12/2019 tarih ve 7196 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle ondokuzuncu fıkrada yapılan değişikliğe ilişkin düzenlemenin gerekçesinde, "Mevcut durumda bulundukları rütbede 5 yıl süreyle terfi edemeyen Emniyet Amiri ve Emniyet Müdürü rütbesindeki personel re’sen emekli edilmektedir. Yapılan düzenleme ile yetişmiş personel kaybının önüne geçmek için, hizmet ihtiyacı sebebiyle emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyen personelin fiili hizmet sürelerinin Yüksek Değerlendirme Kurulu Kararı ve Bakan onayı ile ikişer yıl periyotlarla toplamda dört yıl olmak üzere uzatılabilmesine imkan sağlanmaktadır." ibarelerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda açık metinlerine yer verilen Kanun hükümleri ve gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde, Kanun'un amacının; emniyet hizmetlerinin, hizmet gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için her bir rütbede ihtiyaç duyulan polis amirlerinin azami kadro sayılarının belirlenmesi ve sınırlı sayıdaki bu kadrolara atama yapılması, bunun sonucunda da ihtiyaç fazlası durumunda kalacak olan polis amirlerinin kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilmesi ve hizmetine ihtiyaç duyulan personelin emekliye sevk edilmeyip görev sürelerinin uzatılması hususlarında, liyakat ilkesi çerçevesinde objektif bir değerlendirmeye ve seçmeye imkan sağlanması olduğu anlaşılmaktadır. 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca, bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen emniyet amirleri ile dördüncü, üçüncü ve ikinci sınıf emniyet müdürlerinin, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları taşımaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile kadrosuzluktan emekliye sevk edilmeleri yasal zorunluluk olarak öngörülmüş ise de; söz konusu fıkrada 06/12/2019 tarih ve 7196 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle, bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen personelden, hizmet ihtiyacı nedeniyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyenlerin, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile fiili hizmet sürelerinin iki yıl uzatılabilmesine imkan sağlanmıştır. 2019 yılında ondokuzuncu fıkrada yapılan değişiklik sonrasında; davalı idarenin, söz konusu fıkrada belirtilen koşulları taşıyan personeli "kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk etme" veya "hizmet ihtiyacı sebebiyle iki yıl süreyle çalıştırmaya devam etme" konusunda takdir yetkisine sahip olduğu açık olmakla birlikte; bu takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, takdire dayanan işlemlerin de sebep ve maksat yönünden yargı denetimine tabi bulunduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. Buna göre, söz konusu düzenleme kapsamında, idarenin görev süresi uzatılacak personelin belirlenmesinde esas alınacak objektif değerlendirme ve seçme kriterlerini tespit etmesi ve uygulamayı ona göre yürütmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Dava konusu uyuşmazlıkta, davalı idarenin bu konudaki takdir yetkisini, hangi objektif değerlendirme ve seçme kriterlerine göre kullandığını, şüpheye yer bırakmayacak şekilde somut bilgi ve belgelerle ortaya koyamadığı anlaşıldığından, davacının re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Öte yandan, İdare Mahkemesince her ne kadar, davacının 2020 yılında 2. sınıf emniyet müdürü rütbesine kadrosuzluktan terfi ettirilmemesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve... sayılı kararının Mahkemelerinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile iptal edilmesi ve Mahkeme kararı doğrultusunda davacının... onay tarihli işlem ile... tarihi itibariyle 2. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirildiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; ... İdare Mahkemesinin anılan kararının davalı idarece istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:... K:...sayılı kararıyla istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine kesin olarak karar verildiği, ayrıca, davacının 2021 yılında 2. sınıf emniyet müdürü rütbesine kadrosuzluktan terfi ettirilmemesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının iptali yönünde verilmiş bir Mahkeme kararı da bulunmadığı anlaşıldığından, İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde hukuki isabet görülmemiştir. Bu itibarla, İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmının gerekçesinde hukuki isabet bulunmamakta ise de; bu husus, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ve bu nedenle hüküm fıkrası itibarıyla hukuka uygun bulunan söz konusu kararın anılan kısmına yönelik olarak davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Kararın, işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı 18/06/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine ilişkin kısmı incelendiğinde; Davalı idarece, davacının re'sen emekliye sevk edilip edilmeyeceği konusunda Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler dikkate alınarak yeniden bir değerlendirme yapılacağından, doğrudan görevine başlatılması söz konusu olmayan davacının, bu aşamada parasal ve özlük hak kaybının varlığından söz edilemeyeceği anlaşıldığından, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesi istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı 18/06/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi iadesi yönünde hüküm kurulmasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddi ile dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali,davacının işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı 18/06/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 2. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı 18/06/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 22/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca, bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen emniyet amirleri ile dördüncü, üçüncü ve ikinci sınıf emniyet müdürlerinin, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları taşımaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile kadrosuzluktan emekliye sevk edilmeleri yasal zorunluluk olarak öngörülmüş ise de; söz konusu fıkrada 06/12/2019 tarih ve 7196 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle, bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen personelden, hizmet ihtiyacı nedeniyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyenlerin, aynı usul ile fiili hizmet sürelerinin iki yıl uzatılabilmesi mümkün hale gelmiştir. 2019 yılında ondokuzuncu fıkrada yapılan değişiklik sonrasında; davalı idarenin, söz konusu fıkrada belirtilen koşulları taşıyan personeli "kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk etme" veya "hizmet ihtiyacı sebebiyle iki yıl süreyle çalıştırmaya devam etme" konusunda takdir yetkisine sahip olduğu açık olmakla birlikte; bu takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, takdire dayanan işlemlerin de sebep ve maksat yönünden yargı denetimine tabi bulunduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. Dava dosyası ile UYAP kayıtlarının birlikte incelenmesinden; ... İl Emniyet Müdürlüğünde 3. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının; 3. sınıf emniyet müdürü rütbesine 30/06/2016 tarihinde terfi ettirildiği, davacının bulunduğu rütbedeki iki yıllık zorunlu bekleme süresini tamamladığı 2018 yılında terfi sınavında başarısız olması nedeniyle terfi durumu 2018 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu gündemine alınamadığı, 2019 yılında, Yüksek Değerlendirme Kurulunca, davacı hakkında 2. sınıf emniyet müdürü rütbesine kadrosuzluktan terfi etmez kararı verildiği, ancak davacı tarafından bu işlemin iptali için dava açılmadığı, Yüksek Değerlendirme Kurulunun 18/06/2020 tarihli kararı ile davacı hakkında 2. sınıf emniyet müdürü rütbesine kadrosuzluktan terfi etmez kararı verildiği, davacı tarafından bu işlemin iptal istemiyle açılan davada, ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile anılan işlemin iptaline karar verildiği, bu kararın davalı idarece istinaf edilmesi üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine kesin olarak karar verildiği, Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarihli kararı ile davacı hakkında 2. Sınıf Emniyet Müdürü rütbesine kadrosuzluktan terfi etmez kararı verildiği, davacı tarafından bu işlemin iptal istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesince "Mahkemelerinin... tarih ve E:..., K:... sayılı iptal kararı doğrultusunda 20/08/2021 tarihli işlem ile davacının 30/06/2020 yılından itibaren geçerli olmak üzere 3. sınıf emniyet müdürü rütbesinden 2. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmesine karar verildiğinden davanın konusuz kaldığı" gerekçesiyle... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, davalı idarece bu karara yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla kesin olarak reddine karar verildiği, son olarak davacının 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun, 06/12/2019 tarih ve 7196 sayılı Kanun'la değişik, 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca 15/06/2021 tarih ve 32385 sayılı Bakan oluru ile onaylanan Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla re'sen emekliye sevk edilmesi üzerine, bu işlemin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta; davacının 2020 yılında 2. Sınıf Emniyet Müdürü rütbesine kadrosuzluktan terfi ettirilmemesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:......, K:... sayılı kararıyla işlemin iptaline karar verilmiş ve anılan Mahkeme kararı doğrultusunda 22/08/2021 onay tarihli işlem ile 30/06/2020 tarihi itibariyle davacı 2. Sınıf Emniyet Müdürü rütbesine terfi ettirilmiş ise de; ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı sayılı kararının davalı idarece istinaf edilmesi üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine kesin olarak karar verildiği, ayrıca, davacının 2021 yılında 2. Sınıf Emniyet Müdürü rütbesine kadrosuzluktan terfi ettirilmemesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının iptali yönünde verilmiş bir Mahkeme kararı da bulunmadığı, dolayısıyla davacının bulunduğu rütbeye terfi tarihinden itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediği görülmektedir. Bu durumda; idarenin "hizmet ihtiyacı nedeniyle görev süresi iki yıl uzatılacak personelin" belirlenmesinde, kamu yararı amacına aykırı olarak ve hizmet gerekleri dışında, subjektif sebeplerle hareket ettiğine ilişkin bir bilgi veya belgenin bulunmadığı; hangi personelin emekliye sevk edilmeyip görev süresinin uzatılacağı konusunda idarenin yargı kararı ile zorlanmasının hukuken mümkün olmadığı da dikkate alındığında; 3. sınıf emniyet müdürü rütbesinde görev yapan ve bulunduğu rütbeye terfi tarihinden itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen davacının, re'sen emekli edilmesine ilişkin dava konusu işlemin, Kanun hükmü uyarınca tanınan takdir yetkisi doğrultusunda, hukuka uygun olarak tesis edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali, davacının işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı 18/06/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk görülmediğinden, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyoruz.