Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/8038 E. , 2024/12797 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/8038 Karar No : 2024/12797 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tari…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/8038 E. , 2024/12797 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/8038 Karar No : 2024/12797 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: ByLock uygulamasının Yargıtay kararlarında da belirtildiği gibi telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişime imkan sunan WhatsApp benzeri uygulama olduğu, söz konusu programın kardeşi tarafından telefonuna yüklendiği ve sadece onunla aile içi iletişim adına çok kısa bir süre kullandığı, delillerin hukuka aykırı elde edildiği, hukuka uygun yol ve yöntemlerle elde edilmeyen delillerin ceza yargılamasında kullanılamayacağı, yasal olarak kurulan ve faaliyet gösteren Sendika üyeliğinin davanın reddine gerekçe olamayacağı, ilgili sendikanın terör örgütüyle bağlantılı olduğunu bilmediği, söz konusu sendikanın faaliyetlerine katılmadığı, aktif olarak görev almadığı, önemli bir pozisyonda görev almaksızın ve çalıştığı kurumun örgütle iltisaklı veya irtibatlı olduğunu bilmeksizin yeni evli olması ve düğün borçlarını ödemek için evine en yakın kurumda çalışmış olmasının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı veya iltisaklı olduğu şeklinde değerlendirilemeyeceği, bahse konu çalışma döneminin de 17/25 Aralık sürecinden önce olduğu, çalışmış olduğu dönemde maaşının Bank Asya üzerinden yatırılıyor olması nedeniyle ilgili banka hesabını açmak zorunda olduğu, faizsiz bir katılım bankacılığı olmasından dolayı altınlarını bu bankaya yatırarak gelir elde ettiği, katılım hesabındaki artışın bankanın verdiği katılım payından kaynaklandığı, 2014 yılında Van ilinden İstanbul'a atanması neticesinde hesabına yatırılan 3.500,00-TL yol harcırah parasını eşinin Bank Asya hesabına gönderdiğini, eşi tarafından da paranın tamamlanıp, babasına araç alımından kaynaklanan borcun ödenmesi için para transferi yapıldığı, söz konusu para transferinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün talimatı ile değil, rutin bankacılık işleminden kaynaklandığı, hakkında yürütülen ceza yargılamasının devam ettiği, 15 Temmuz 2016 tarihinden önce gerçekleştirmiş olduğu eylemlerin illegal eylemler olmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Öte yandan, temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacının kardeşi hakkındaki tespitlere de yer verilmiş ise de, davacının FETÖ/PDY ile bağlantısını ortaya koyabilecek herhangi bir tespit içermeyen ve doğrudan davacıya isnat edilemeyecek nitelikte olan bu tespitlerin davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bununla birlikte, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/09/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.