T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1276 Esas KARAR NO : 2026/220 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 29/05/2024 NUMARASI : 2023/94 2024/91 DAVANIN KONUSU: Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli) KARAR TARİHİ: 12/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353.…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1276 Esas KARAR NO : 2026/220 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 29/05/2024 NUMARASI : 2023/94 2024/91 DAVANIN KONUSU: Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli) KARAR TARİHİ: 12/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı yanın, müvekkili adına tescilli ... ibareli tanınmış markasını izinsiz olarak 35. Sınıfta yer alan mağazacılık alanında kullandığını, ilgili kullanımın marka hakkına tecavüz, haksız rekabet teşkil ettiğini, müvekkili adına tescilli ... ibareli markanın 35.08 yeni sınıflandırmada 35.5 sınıfında yer aldığını, tescil edilen tüm mal ve hizmetler açısından sonuç doğurduğunu, davalı adına tescilli markaların 35. Sınıfta yer alan hizmetleri kapsamadığını, davalının 35. Sınıfı kapsar kullanımının müvekkili adına tescilli markadan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğini, ... markasının farklı ürünler için kullanılması halinde dahi bu markalar tüketiciler tarafından karıştırılır iken aynı sınıfta kullanılmasının karıştırılmaya yol açacağını, davalının müvekkili adına tescili markayı taklit etmek suretiyle açtığı mağazanın haksız rekabet teşkil ettiğini, müşterilerin www...com dan satın aldıkları ürünlerle ilgili şikayette bulunduğunu, müvekkili adına tescilli "..." ibareli markanın her ne kadar ev tekstili sınıflarında tescilli ise de mağazacılık faaliyeti kapsamında farklı markalara ait ... gereçlerinin satışını yaptığını, davalının müvekkilinin tanınmışlığını kullanarak faaliyet yürüttüğünü, davalının "..." markasını mağazalarında tabela olarak kullanmasının tüketiciler nezdinde iltibasa neden olduğunu, bu nedenlerle davalı yanın tecavüz teşkil eden eylemlerinin önlenmesini, ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı yanın net kazancının tespiti ile şimdilik 10.000,00 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacı yanın tüm şubelere sıra ile dava açtığını ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin kullanımlarının yasal marka tesciline dayandığını, müvekkilinin "..." ibareli markayı ... Ltd. Şii’nin muvafakati ile kullandığını, müvekkilinin 07, 11, 21. sınıfta tescilli olan markalarına dayanarak satış işlemi yaptığını, bu durumun 35.05 bakımından tecavüz oluşturmayacağını, müvekkilinin adına tescilli olan “... ...” markasının tescilli olduğu ürünler açısından satışa konu ettiği mağazada tabela kullanmasının en doğal hakkı olduğunu, davacı yanın sessiz kalmak yoluyla hak kaybına uğradığını iddia ve beyan etmekle davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda "davanın reddine" dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, bu karar Dairemizin 2021/1011 Esas 2023/484 Kararı sayılı ilamı ile kaldırılmıştır. Dairemizin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda; İLK DERECE MAHKEME KARARI: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2023/94 Esas 2024/91 Karar 29/05/2024 Tarihli kararında: ''... Davacının tecavüz iddiasına dayanak markaları "... tescil numaralı" "..." ibareli; ...tescil numaralı "... ..." ibareli, ... tescil numaralı "..." ibareli markalardır. Söz konusu markalar .... Sınıflarda çeşitli hizmet ve emtialarda tescillidir. Davalının fiili markasal kullanımları ise, "...+şekil" unsurlarından oluşmaktadır. Söz konusu şekil unsuru "..." kelimesinin sarı zemine sahip bir bandın çerçevelediği, daire şeklinde görselden oluşmaktadır. Davacının davaya dayanak markalarında "..." kelimesi kırmızı bir zeminde konumlandırılmıştır. Markalar arasında benzerlik incelemesinde; görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik yanı sıra sınıfsal benzerlik de aranmaktadır. Zira görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olan markalar arasında sınıfsal benzerlik yok ise tecavüz koşulları oluşmaz. Davalının fiili markasal kullanımları 8. Sınıf kapsamında yer alan "değerli madenlerden olanlar dahil, çatallar, kaşıklar, bıçaklar ve kesme doğrama soyma amaçlı elektrikli olmayan kesici ... aletleri" ile 21. sınıf kapsamında "değerli metallerden olanlarda dahil olmak üzere bu sınıfta yer alan ve elektrikle çalışmayan ev ve ... gereçleri" emtialarındadır. Zira davaya konu tespit edilen markasal kullanımlar züccaciye ürünlerinin satıldığı mağazada bulunmaktadır. Davacının 8. ve 21. Sınıfta yukarıda anılı emtialar kapsamında bir tescili bulunmamaktadır. Yine taraflar arasında görülmüş ve görülmekte olan pek çok dosyada dosyanın münderacatına sunulduğu şekliyle dava dışı ... ... Limited Şirketi'nin davacıya nazaran söz konusu emtialarda üstün hak sahipliği tespit olunmuştur. Davalı ise dava dışı söz konusu firmanın izin ve muvafakati çerçevesinde fiili markasal kullanımlarını gerçekleştirdiğini beyan ve iddia etmiştir. Celp edilen ticari sicil kayıtlarına göre her iki firmanın da ortaklık yapısının aynı olduğu, firmalar arasında organik ve fiili bağlantı bulunduğu, dava dışı firmanın dosyaya sunulan pek çok taraflar arasındaki yargılamada davalıya tescilli markaların kullanımı yönünde açık-örtülü iznini verdiği hususunun kabul edildiği, SMK 9/3 kapsamında markasal kullanımı izin konusunda herhangi bir şekil şartının olmadığı anlaşılmıştır. Gerçekten de Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin 20. Hukuk Dairesi'nin iş bu dosyaya konu taraflar arasında yapılan yargılama sonucu Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen kararın istinaf incelemesi sırasında 2020/460, 2021/1624 Esas ve Karar sayılı ilamında: "Davalının kardeş şirketi olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmayan dava dışı şirket ... Limited Şirketi'nin 8. ve 21. Sınıf mallar yönünden tescilli "..." ibareli markaların sahibi olduğu, davalının dava konusu "..." ibareli kullanımlarının anılan dava dışı şirketin izni dahilinde bulunduğu" hususları açık ve net bir şekilde tespit olunmuştur. Mahkememizce istinaf kararı doğrultusunda dava dışı ... Limited Şirketi'ne ait tüm marka kayıtları celp edilmiş, buna göre davalının fiili markasal kullanımlarının ... tescil numaralı "... ...+şekil" ibareli, ... tescil numaralı "... bambu+şekil" ibareli, ... tescil numaralı "... ...+şekil" ibareli, ...tescil numaralı "...+şekil" ibareli, ...tescil numaralı "..." ibareli, ... tescil numaralı "..." ibareli markaların kapsamında kaldığı, söz konusu markaların yukarıda belirtildiği şekilde 8 ve 21. Sınıflarda tescilli olduğu, davacının davaya dayanak markalarının söz konusu sınıflarda yer alan emtialar yönünden tescilinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı yan davalının mağazacılık hizmeti yapmasından kaynaklı fiili markasal kullanımlarının 35. Sınıf kapsamında değerlendirilmesinden gerektiğinden bahisle tecavüz iddialarında bulunmuş ise de ticari bir malı üreten bir işletmenin ürettiği malı satmasının işin doğası gereği ve ticari faaliyetinin zorunlu bir sonucu olduğu, malı üreten işletmenin aynı zamanda o malı satmak için ayrıca 35. Sınıf mağazacılık hizmetleri yönünden de markasını tescil ettirmesine gerek bulunmadığı, bu itibarla davalı fiili markasal kullanımlarının dayanak markaların tescilli olduğu sınıflar kapsamında kabul edilmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. Davacı markaları 2011 tarihli tebliğ tarihinden önce tescil edilmiş olması sebebiyle 35. Sınıf yönünden hak kapsamının değerlendirilmesi gerekmektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş içtihatları doğrultusunda alt sınıflar bakımından ayrım yapılmadan tescil edilmiş davacı markaları gibi markalar bakımından koruma tüm hizmet ve emtia sınıfına bahşedilmeyecek yalnızca değişiklik öncesi tescilli markanın markasal kullanım önceliğine hak bahşedilecektir. Yani tebliğ değişikliği öncesi 35. Sınıfa markasını tescil ettirmiş marka sahibi tecavüz iddiasında bu markasını dayanak yapabilmesi için iddiaya konu hizmet ve emtialarda markayı davalı markasından önce fiilen kullandığını ispat külfeti altındadır. Davaya konu olayda davacı yan dayanak markalarını 35. Sınıf tescili yönünden 8 ve 21. Sınıfa giren emtia grubunda malların bir araya getirilmesi hizmetlerinde davalı dayanak tescilinden önce fiili olarak kullandığına ilişkin yeterli delili dosyaya sunamamıştır. Davacı yan fiilen önceki tarihli markasal kullanımı ispat ettiği öncüde 35. Sınıf tesciline dayanabilir ve tecavüz iddiasında bulunabilir. Somut olayda dosyaya sunulu taraflar arasındaki pek çok hukuki uyuşmazlık sonucu verilen ve kesinleşen yargı kararlarına göre 21. Sınıf yönünden davalının davacıya nazaran önceye dayalı hak sahipliği mevcuttur ve bu nedenle bu sınıftaki emtiaların mağazacılık hizmetinde satış ve pazarlamasının yapılması davacı marka haklarına tecavüz olarak kabul edilemez. Tüm bu nedenlerle yapılan benzerlik incelemesinde taraf markaları arasında sınıfsal benzerliğin bulunmadığı, davalının dava dışı şirkete ait ve kullanımlarına dayanak yaptığı ... tescil numaralı markasını 11.03.1997 tarihinden itibaren 21. Sınıftaki emtialarda tescil ettirdiği, söz konusu tescilin davacı dayanak tanınmış markasının tescil tarihinden önce olduğu, dava dışı firmanın "..." kelimesi sabit ve sürekli kalmakla birlikte 1997-1998 tarihlerinden itibaren markadaki şekil ve renk unsurlarını değiştirdiği ve her iki yanın da markalarının tescil tarihlerinden beri fiili olarak kullandıkları, taraf markalarının ortak olan "..." kelimesi dolayısıyla işitsel, kavramsal benzerlik içerdiği, şekil ve renk unsurlarının farklılığı nedeniyle görsel farklılıklarının bulunduğu, bu tespitlere mukabil sınıfsal benzerlik bulunmadığı ve bu nedenle markaların benzer kabul edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.Tüm bu nedenlerle davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacının davasının REDDİNE,...'' karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesini tekrar ile ürün markasının, mağazacılık markası olmadığını, ürün markasının tescili aynı isimle mağaza açma hakkı vermeyeceğini, mahkemenin kararında, perakendecilik sınıfı ile mağazacılık sınıfının aynı sınıfmış gibi değerlendirildiğini, markalar arasındaki iltibasın incelemediğini, davalının ... ibareli markasını yıllar içerisinde birebir şekilde müvekkili şirketin markasına yaklaştırdığını, davalının işareti kullanımının marmara park avm'de mağaza ismi olarak kullanılması olduğundan davacının ... ve ...başvuru no'lu 35. sınıfta müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetlerin bakımından aynı hizmetlerde kullanıldığının anlaşıldığını, markanın tescil başvurusunun, üçüncü kişinin markasından dolayı reddedilmesi, o markanın o mal/hizmetler için kullanımını hak sahibinin hakkını ihlal edeceği anlamına geleceğini,dava dışı ... ... şirketinin ... şeklindeki marka tescili 8. ve 21.sınıflarda olup, bu firmanın da mağazacılık alanında 35.sınıfta hiçbir tescili bulunmadığını beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Davacı, tanınmış "..." ibareli markası ile 35. Sınıfta tescilli "..." ibareli markalarına dayanarak, davalının mağazacılık hizmet sınıfında "..." markasını kullanmasının davacı markalarından kaynaklanan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürmüş, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni ile maddi tazminat talep etmiştir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; dava dışı ... ...ŞTİ adına koruma altında olan "..." ibareli markaları 08. ve 21. numaralı emtia sınıfında tescilli olup, davalının ihtilafa konu kullanımı ise 35. sınıftaki "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alınması için züccaciye mallarının biraraya getirilmesi" hizmetlerine ilişkindir. Davalının dayandığı markaların 35. sınıfta tescili mevcut değil ise de; tescilli sınıflardaki emtiaların satışı yönünden mağaza tabelasında kullanımı için ayrıca 35. sınıfta tescilli markası olması gerekli değildir. Ancak davalı yanın 35. sınıftaki kullanımının hukuka uygun olduğunun kabul edilebilmesi için, kullanımın markanın tescilli şekline uygun olması, davacı markasına yanaşmaması gereklidir. Yapılan bilirkişi incelemesinde; Dava Dışı ... ...’ın 11.3.1997 tarihinden itibaren ... no ile tescilli markasını 21. sınıftaki emtialarda tescil ettirdiği ve kullanmaya başladığı, markayı kullanma biçimlerinin 1998 yılında 08 ve 21. sınıflardaki emtialar için "renklendirilmemiş siyah beyaz dünya şekli ile orta kısımdan geçen kuşak içerisinde ... yazısı" şeklinde olduğu, 2010 yılından itibaren "dünya şekli üzerinde bitişik şekilde ... şekli ile şeklin orta kısmından geçen sarı kuşak ve sarı kuşak içerisinde beyaz renk ile ... yazısı" şeklinde markalarını tescil ettirdiği ve kullandığı, uyuşmazlığa konu davalı kullanımının "...+...+şekil" şeklinde belirtildiği görülmüştür. Raporda yer verilen davalının mağaza tabelasındaki kullanımları incelendiğinde ise; "dünya şekli üzerinde bitişik şekilde ... şekli ile şeklin orta kısmından geçen sarı kuşak ve sarı kuşak içerisinde beyaz renk ile ... yazısı" olduğu, yine diğer bir kullanımın "renklendirilmemiş siyah beyaz dünya şekli ile orta kısımdan geçen kuşak içerisinde ... yazısı" şeklinde olduğu, www...com.tr internet sitesindeki kullanımların ise; "..." ile "dünya şekli üzerinde bitişik şekilde ... şekli ile şeklin orta kısmından geçen sarı kuşak" şeklinde olduğu, yine diğer bir kullanımın "...+...+şekil" ibareli olduğu görülmüştür. Dava dışı şirket adına tescilli marka logosunda; gri zeminde dünya ve bitişik ... şekli ile ortasından geçen sarı kuşak içerisinde ... yazısı bulunduğu ve tescilli ... sayılı markasında tali unsur olarak "..." ibaresi bulunduğu, ... sayılı markasında "bambu" ibaresi bulunduğu, ... ve ... sayılı markalarında "..." ibaresi bulunduğu, ...sayılı markasında "..." ibaresi bulunduğu, anılan markalardan ... sayılı marka tescil başvurularının geçersiz ya da mahkeme kararı ile iptal durumunda olduğu, ... sayılı "...+şekil" ibareli markaya yönelik tescil başvurusunun 21.06.2018 tarihinde yapıldığı ve 09.10.2025 tarihinde tescil edildiği, yine "...+şekil" ibareli ... sayılı marka başvurusunun 25/11/2020 tarihinde yapıldığı ve halen tescil edilmediği anlaşılmıştır.Dosyada her iki taraf vekili de taraflar arasındaki başka dosyalara ilişkin bilirkişi raporlarını, ilk derece mahkemeleri kararlarını ve BAM ve Yargıtay kararlarını sundukları, ilk derece mahkemesi gerekçesinde de önceki yargılamalara ilişkin verilen kararlara dayalı olarak davalı tarafın 21. Ve 08. Sınıf emtialara ilişkin önceye dayalı kazanılmış hakkı bulunduğu belirtildiği görülmüştür. Ancak; Uyuşmazlığın çözümünde dosyaya yansıyan kesinleşmiş kararların TPMK kayıtları ile birlikte incelenmesi gerektiği gibi davacının markaya tecavüz iddiasında her dosyada ispatlanabilen deliller ve kullanımlar farklı olacağı için tecavüz koşullarının her somut olayın özellerine ve delillerine göre ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir. Huzurdaki dava 28.10.2017 tarihinde açıldığı dikkate alındığında, dava tarihinden sonra yapıldığı görülen marka tescil başvurularının ve tescillerinin uyuşmazlıkta dikkate alınmaması gerekir. Bu kapsamda, 31/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda yer verilen davalının mağaza tabelasındaki kullanımları incelendiğinde; "dünya şekli üzerinde bitişik şekilde ... şekli ile şeklin orta kısmından geçen sarı kuşak ve sarı kuşak içerisinde beyaz renk ile ... yazısı" olduğu, yine diğer bir kullanımın "renklendirilmemiş siyah beyaz dünya şekli ile orta kısımdan geçen kuşak içerisinde ... yazısı" şeklinde olduğu, www...com.tr internet sitesindeki kullanımların ise; "..." ile "dünya şekli üzerinde bitişik şekilde ... şekli ile şeklin orta kısmından geçen sarı kuşak" şeklinde olduğu, yine diğer bir kullanımın "...+...+şekil" ibareli olarak gerçekleştiği görülmüştür.www...com.tr internet sitesindeki kullanımlarında yer alan; "..." ile "dünya şekli üzerinde bitişik şekilde ... şekli ile şeklin orta kısmından geçen sarı kuşak" şeklinde kullanımın, davalı tarafından iki markanın birlikte kullanılması şeklinde gerçekleştirildiği, genel kabulde marka sahibinin markalarını birlikte kullanmasında yasal engel olmamakla birlikte 2015/04539 "..." ibareli marka tescil kaydının halen geçerli olduğu ve ancak davanın 28.10.2017 tarihinde açıldığı dikkate alındığında davalının kullanımında yer aldığı şekilde diğer tescilli bir markası bulunmadığı anlaşılmaktadırYine anılan internet sitesinde, "...+...+şekil" ibareli kullanım, ...sayılı "... ...+şekil" ibareli markanın Dairemizin 2017/4713 Esas 2020/1205 Karar sayılı ilamıyla hükümsüzlüğüne karar verildiği, kararın Yargıtay 11. H.D. 2020/5935 Esas 2021/450 Karar 27.05.2021 tarihli kararı ile onandığı anlaşıldığından, geçmişe etkili hükümsüzlük kararı gereği kullanımın hukuka uygun bir kullanım olduğu söylenemez. Davalının mağaza tabelasındaki kullanımları incelendiğinde ise; "renklendirilmemiş siyah beyaz dünya şekli ile orta kısımdan geçen kuşak içerisinde ... yazısı" şeklindeki kullanıma dayanak ...sayılı marka tescil kaydının geçerli olduğu anlaşılmaktadır.Buna karşın "dünya şekli üzerinde bitişik şekilde ... şekli ile şeklin orta kısmından geçen sarı kuşak ve sarı kuşak içerisinde beyaz renk ile ... yazısı" şeklindeki kullanım incelendiğinde; davalı kullanımının, markanın tescilli halindeki tali kelime unsurları alınmadan gerçekleştiği, bu haliyle davalının markasal kullanımının tescile uygun bir kullanım olmadığı anlaşılmakla birlikte, sunulu bilirkişi raporunda kullanımın davalının ... sayılı ile tescilli "...+...+şekil" markasına özgülendiği görülmüş ise de anılan ... sayılı “...+... + şekil” ibareli markaya yönelik açılan davada, ilk derece mahkemesince markanın hükümsüzlüğüne karar verildiği, Dairemizin 2021/566 Esas 2023/157 Karar 02.02.2023 Tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, Yargıtay 11. HD 2023/2999 Esas 2024/5465 Karar 03.07.2024 tarihli kararı ile kararın onandığı anlaşılmakla, geçmişe etkili hükümsüzlük kararı gereği kullanımın hukuka uygun bir kullanım olduğu söylenemez.Bu nedenle, kullanımın hukuka uygun kabul edilemeyeceği haller yönünden, davalının tescile ve önceye dayalı hak savunmasını ileri süremeyeceği, davalının mahkeme kararları ile öncelik hakkı kazandığı görülen ... numaralı ... sınıfta tescilli "... kelimesi altında 6 adet küçük yıldız şekli" içeren markasını kullanma olanağı varken bu markayı kullanmayı tercih etmediği gibi seri marka oluştururken ya da tescilli markanın yenilenmesi sırasında başkasının marka tescili ile karıştırılmayacak şekilde gerekli önlemleri alarak tercihler yapması yasal bir zorunluluk gereği olmasına karşın, markaya yanaşma kastı taşıdığı ve iltibasa yol açan bir kullanım olduğu gibi uyuşmazlığın SMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açıldığı ve SMK 155. Madde düzenlemesi karşısında tescilli markanın savunma sebebi de yapılamayacağı, davalının yukarıda yer verilen 35. Sınıftaki markasal kullanımının davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, Dairemizin önceki kaldırma kararı gereği yerine getirilmeksizin aksi gerekçe ile karar verilmesi yerinde değildir. Davacının tazminat talebi olduğu, buna karşın bilirkişi raporlarında bu konuda bir değerlendirme yapılmadığı görülmekle, maddi tazminat talebi ile ilgili bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, gerekçede belirtilen şekilde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, karar kaldırma sebep ve şekline göre sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen KABULÜNE, 2- 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ 29/05/2024 Tarih 2023/94 Esas 2024/91 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA, 3-Gerekçede belirtildiği şekilde inceleme ve değerlendirme yapılarak tüm delillerle birlikte yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine İADESİNE, 4-Kararın kaldırma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 5- Davacı vekilinin istinaf istemi kabul olmakla istinaf peşin harcının talebi halinde ilk derece mahkemesince iadesine, 6- İstinaf yargılaması gideri olarak Davacı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 580,00 TL posta ve tebligat masraflarının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.12/02/2026