10. Hukuk Dairesi 2024/1579 E. , 2024/2806 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3766 E., 2023/3558 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/166 E., 2022/543 K. Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf …
**10. Hukuk Dairesi 2024/1579 E. , 2024/2806 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3766 E., 2023/3558 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/166 E., 2022/543 K. Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurum tarafından düzenlenen ödeme emirlerinin 08.03.2022 tarihinde müvekkilinin MERNİS adresine tebliğ edildiğini, tebliğ zarfı ile ödeme emirlerinde "... Lokantacılık" ünvanı yazmasına rağmen zarf üzerine ve bir adet ödeme emri üzerine el yazısı ile müvekkilin ismi yazılı ödeme emirlerinin müvekkile neden tebliğ edildiğinin anlaşılamadığını, müvekkilin bahse konu şirketin eski yönetim kurulu üyesi olduğunu, bu sebeple ödeme emirlerinin iptalini, teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini dava ve talep etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Pendik SGM'de işlem görmekte olan ... Lokantacılık ve Turizm İşletmeleri A.Ş. aleyhine icra takibi yürütüldüğünü, dava dışı işyerinin gayri faal olduğunu, şirket adresine gönderilen ödeme emirlerinin tebliğ edilememesi sebebiyle işyerinin prim borçlarından dolayı şirket yetkilisi ve ortakları aleyhine icra takibi başlatıldığını, davacının 10.02.2014 tarihli sicil gazetesinde şirket yetkilisi ve yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak ilan edildiğini, bu nedenle davacı aleyhine de icra takibi başlatıldığını belirterek davanın hem usulden hem de esastan reddini, yürütmenin durdurulması talebinin reddini, %10 inkar tazminatına hükmedilmesini, Mahkeme masrafları ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; SGK ve ticaret sicil kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, SGK'nın 25.07.2022 tarihli, 49199970 sayılı yazı cevabı içeriğinden 2022/10612- 2019/73244- 2019/73243- 2019/73241- 2016/60884 sayılı ödeme emirlerinin iptal edildiği anlaşılmakla bu ödeme emirleri yönünden açılan dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2016/023419 sayılı ödeme emri yönünden davacının sorumluluğunun (yönetim kurulu başkan yardımcılığının) 5 Ağustos 2015 tarihinde yayımlanan Ticaret Sicil Gazetesi ile Üsküdar 16. Noterliğinin 28.07.2015 tarihli 28665 sayı ile onaylı genel kurul kararı ile sona erdiği, işveren uygulama tebliğine göre aylık prim ve hizmet belgesinin ertesi ayın en geç 23'ünde verilebilir olması ve borç ödemede son tarihin ise yine o ayın son günü olması nedeniyle ortaklık ve yönetim kurulu başkan yardımcılığı görevi 28.07.2015 tarihinde sona eren davacının 2015 yılının 7. 8. ve 9. aylarının prim borcundan sorumlu olmadığı anlaşılmakla 2016/023419 sayılı ödeme emri yönünden açılan davanın kabulü ile davaya konu 2016/023419 sayılı ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu,davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, şirketin yönetim kurulu üyesi olan davacının borçtan sorumlu olduğunu, davanın reddi ile %10 tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C.Gerekçe ve Sonuç: Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ödeme emrinin iptaline ilişkin davada 28.07.2015 tarihli genel kurul kararı ile yönetim kurulunun tek kişiden oluşmasına ve 3 yıl süre ile .... 'nun seçilmesine karar verildiğinin 05.08.2015 günlü Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmesiyle davacı ...'nın temsil ve ilzam yetkisinin 28.07.2015 tarihinde sona erdiği, 2022/10612- 2019/73244- 2019/73243- 2019/73241- 2016/60884 takip numaralı ödeme emirlerinin yargılama sırasında davalı Kurum tarafından iptal edildiği, davacının 28.07.2015 tarihinde dava dışı şirketin yönetim kurulu üyesi olmadığı, iptal edilmeyen 2016/23419 takip numaralı ödeme emrine konu 2015/7-8-9. aylarına ait prim ile gecikme zammından sorumlu olmadığı kabul edilerek hüküm kurulmasının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan taraf ve istinaf sebepleri gözetilerek davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6183 sayılı Kanun'un 55 ve 58 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi ilgili hükümlerdir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.