10. Hukuk Dairesi 2023/13265 E. , 2024/10826 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3013 E., 2023/3589 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 37. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/102 E., 2023/196 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ... davalı vekilleri tarafından istinaf ed
**10. Hukuk Dairesi 2023/13265 E. , 2024/10826 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3013 E., 2023/3589 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 37. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/102 E., 2023/196 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ... davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ... davalı vekilleri tarafından temyiz temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, sigortalının 15.12.2012 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, husumet itirazında bulunduklarını, olayda kusurlu olmadıklarını, taleplerin yersiz olduğunu, davanın haksız açıldığını ve reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, belirlenen 329.098,47 TL maddi tazminatın ve takdir edilen 60.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi 15.12.2012'den itibaren yasal faizle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat ile ilgili artan kısma ilişkin isteğin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; manevi tazminat tutarının düşük takdir edildiğini beyan ederek Mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusur ve sorumluluğun dava dışı şirkette olduğunu, kendilerinin sorumlu tutulmaması gerektiğini, davalı şirketin üzerine düşen tüm tedbir ve önlemleri aldığını, bu yönde gerekli denetimleri gerçekleştirdiğini ve bu hususların dosyadaki delillerle sabit olduğunu, kaza ve buna bağlı zararın ortaya çıkmasına davacı işçinin ağır kusurunun sebep olduğunu, maluliyet oranının hatalı ve yüksek belirlendiğini, dava dilekçesinde istenmeyen manevi tazminatın ıslah yoluyla talep edilemeyeceğini ve manevi tazminat tutarının yüksek belirlendiğini beyan ederek mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller, davalı ...Ş. ile dava dışı ... İnşaat Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında Cezayir Ülkesinde davalının yapımını üstlendiği otopark inşaatı işine ilişkin “... Çok Katlı Otopark İnşaatı ... Demir Kalıp Yapımı İşçiliği İşi” konulu hizmet alım sözleşmesi imzalandığının, davacının ise dava dışı şirket işçisi olarak söz konusu işyerinde kalıp ustası sıfatıyla çalışma yaptığı sırada 15.12.2012 tarihinde spiral makinesi ile demir kestiği esnada sıçrayan demir parçalarının sol gözüne isabet etmesiyle kazaya maruz kaldığının ve böylece yaralandığının tespit edildiği, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulduğunda, davalı yönünden işin 4857 sayılı Kanunu’nun 2/6-7 maddesi uyarınca asıl işverenliğin söz konusu olduğu ve 5510 sayılı Kanun'un 12/6 ncı maddesi gereğince meydana gelen kaza sebebiyle ortaya çıkan alacaklardan asıl işveren sıfatıyla sorumlu tutulmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, somut olayda hükme dayanak alınan bilirkişi raporu, 6331 sayılı Kanun'un öngördüğü koşulları gözönünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işverenin, işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususları ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyetini ve oranını hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptandığı, Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından hakkında düzenlenen 21.12.2016 tarihli rapora göre sürekli iş göremezlik derecesi meslekte kazanma gücü kayıp oranın % 41,20 olarak belirlendiği, bakıma muhtaç olmadığı ve kontrol muayenesi gerekmediği tespit edilmiş, bu tespite karşı davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 10.10.2018 tarih 78/16233 karar sayılı kararına göre davacının sürekli iş göremezlik derecesi meslekte kazanma gücü kayıp oranının % 41,20 olduğu, bakıma muhtaç olmadığı ve kontrol muayenesi gerekmediği karara bağlanmış ve yine davalı tarafın itirazı üzerine Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulunun 15.05.2019 tarih 8436 karar sayılı raporu ile davacının sürekli iş göremezlik derecesi meslekte kazanma gücü kayıp oranının % 41,20 olduğu ve bakıma muhtaç olmadığının belirlendiği, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu ile Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulunun verdiği raporların uyumlu olmaları ayrıca itirazların karşılanması ile farklı bir somut sebebin ileri sürülmemesi karşısında maluliyete yönelik istinaf başvurusunun isabetli olmadığının değerlendirildiği, davacı tarafın dava dilekçesi ile sadece maddi tazminat isteğinde bulunduğu ve başvurma harcını da yatırarak 28.02.2019 tarihli ıslah dilekçesinde ise ayrıca manevi tazminat talep ettiği, Yargıtay ve Daire uygulaması uyarınca, aynı iş kazasından kaynaklanan manevi tazminat isteğinin başvurma harcı yatırılması şartıyla ıslah dilekçesiyle istenmesi mümkün olduğundan, talebin İlk Derece Mahkemesi tarafından, işçi lehine hüküm altına alınmasının isabetli olduğu, Mahkemenin takdir edilen manevi tazminat miktarına ilişkin kararının da isabetli olduğu gerekçesiyle davacı ... davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... davalı vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'nun 13 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleridir. 3. Değerlendirme 1. Manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanunun 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2.6100 sayılı HMK nın 110 ncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır. 3.Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı ... davalı vekilinin temyiz itirazlarının, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında değerlendirildiği hususları da dikkate alınarak, tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 İnci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin ilgililerden alınmasına, 12.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.