T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/429 Esas KARAR NO : 2025/888 DAVA : Genel Kurul Kararının İptali DAVA TARİHİ : 15/09/2014 KARAR TARİHİ : 27/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı kooperatifin ortağı bulunduğunu, 19.06.2004 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında Kooperatifler Yasasına ve ana sözleşme hükümlerine …
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/429 Esas KARAR NO : 2025/888 DAVA : Genel Kurul Kararının İptali DAVA TARİHİ : 15/09/2014 KARAR TARİHİ : 27/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı kooperatifin ortağı bulunduğunu, 19.06.2004 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında Kooperatifler Yasasına ve ana sözleşme hükümlerine ve iyiniyet kurallarına aykırılık olduğunu, yapılan itirazlara istinaden aykırılıkların giderilmediğini, bilançonun gerçeği yansıtmadığını, harcama kalemlerinin karmaşık anlaşılmaz olduğunu, bazı kalemlerin ise gizlendiğini, genel kurul öncesi döküm istendiğini ancak verilmediğini, genel kurulda okunan denetim raporlarının gerçeği yansıtmadığını, yönetim ve denetim kurulu hakkında açılmış iki adet ceza davasının bulunduğunu, buna rağmen aynı yönetimin seçimde aday gösterildiğini, 2004 yılı bütçesinde belirsizlik bulunduğunu, tüm konutların bitmediğini ve teslim edilmediğini, tümünde ferdileşmeye geçilmediğini, bu yüzden tasfiye koşullarının oluşmamasına karşın tasfiye kararı alınmasının yasal olmadığını, kooperatifteki arsanın konumunun ve değeri hakkındaki bilgilerin şaibeli olduğunu, ferdileşmeye geçilmemesi nedeni ile site yönetimi oluşturulmasının geçersiz olduğunu, bu nedenle davalı kooperatifçe 19.06.2004 tarihinde yapılan genel kuruf kararının iptaline karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: açılan davanın haksız olduğunu, genel kurul iptali davasında genel kurulda iptali istenen hangi madde olduğunun belirtilmesi ile tutanaklara yazdırılması gerektiğini, davanın tutanaklarda hangi karar maddesine itiraz edildiğinin belirtilmediğini, davaya gerekçe olarak belirttiği hususların tümünün afaki ve gerçek dışı olduğunu, davacının bu güne kadar 4-5 dava açtığını hepsinin aleyhine neticelendiğini, ana sözleşmenin hangi maddesine aykırı hareket edildiğini ve bilanço kalemlerinin hangisinde hata olduğunun belirtilmediğini, kooperatifin yarım kalmış işlerinin tasfiye aşamasında tamamlayabileceği genel kuralı, kat mülkiyeti yasasının kat mülkiyeti ya da kat irtifakı tapusu verilmiş bağımsız bölümlerden oluşan gayrimenkullerde uygulanacağı ve buna göre bir yönetim oluşturacağı, kooperatif sırrı sayılmayan konularda ortaklara bilgi verileceğini, belge sureti almasının ise genel kuruldan ya da yönetim kurulundan izin alması gerektiğini, kooperatifin arsasının değerinin karanlık olduğunun anlaşılamadığını, yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri hakkında ceza davasının açılmasının seçme seçilme hakkını ortadan kaldırmayacağını, iddiaların temelsiz olduğunu, davacının kooperatif yönetiminin çalışamaz hale getirilmesini temel amaç edindiğini, gereksiz masraflarla kooperatife zarar verdiğini, davacının kooperatife karşı dava açmayı huy edindiğini, açılan davanın da haksız olduğunu reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile;Genel Kurul Karanının iptali davasıdır. İstinaf kararı öncesinde Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde, davalı kooperatifin bilançosunun gerçeği yansıtmadığı, bu durumun Kooperatifler Kanunu 53.madde, 98.madde ve TK.457.madde atfıyla ve 75/1 uyarınca kanuna aykırılık niteliği taşıdığı, davalı genel kurul toplantısında alınan ve bilanço ile ilgili olan bilanço ve gelir-gider hesaplarının kabulü, yönetim ve denetim kurullarının ibrası kararlarının kanuna aykırılık nedeniyle iptali şartlarının oluştuğu, yeni yönetim ve denetim kurul üyelerinin seçimi, kooperatifin tasfiye sürecine kooperatif mülkiyetindeki yaklaşık 350 m2 civarında olan arsanın satılması kararlarının bilanço ile ilgili olmamaları nedeniyle kanuna ve anasözleşmeye aykırı olduklarının söylenemeyeceği raporda belirtilmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 53. Maddesine göre, toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten, oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmeyen, toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini ya da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmayan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahiplerinin, yönetim kurulunun ve kararların yerine getirilmesi yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin şahsi sorumluluklarını mucip olduğu takdirde bunların her birinin kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel Kurul kararları aleyhine, toplantıyı izleyen günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurarak alınan kararların iptali talep edebilirler. Dava, 19/06/2004 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkin olup; iptali istenen genel kurulda bilanço ve gelir-gider hesaplarının kabulü, yönetim ve denetim kurullarının ibrası, yeni yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçimi, 2004 yılı tahmini bütçesinin kabulü, kooperatifin tasfiye sürecine girmesi, yönetim kurulunun aynı zamanda tasfiye kurulu olarak görev yapması, kooperatif konutlarının yerleşim alanı dışında olan ve kooperatif mülkiyetindeki yaklaşık 350 m2 civarında olan arsanın satılması yönünde karar alındığı, davacının alınan tüm kararlara muhalif kaldığı ve davanın yasal süre içerisinde açıldığı belirlenmiştir. Kooperatif kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde kooperatife ait defterlerin açılış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırılmış olduğu halde yevmiye ve envanter defterinin kapanış tasdiklerinin yaptırılmadığı, bu nedenle kooperatif ana sözleşmesinin 77 ve 79 maddeleri ile TTK hükümlerine göre defterlerin usulsüz tutulduğu, bilançonun hazırlanış şekline göre tek düzen hesap planına uyulmadığı, bilançoların gerçeği yansıtmadığı, inceleyen tarafından anlaşılır objektif olması gerektiği halde bu hususlara uyulmadığı, gelir tablosunda görülen bir kısım rakamların birbirini teyit etmediği bilirkişiler tarafından belirlenmiş olmakla, davalı kooperatif defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, bilançonun gerçeği yansıtmadığı, bu nedenle davalı genel kurul toplantısında alınan ve bilanço ile ilgili olan bilanço ve gelir-gider hesaplarının kabulü, yönetim ve denetim kurullarının ibrası kararlarının kanuna aykırılık nedeniyle iptali şartlarının oluştuğu kanaati ile 19/06/2004 tarihli genel kurulda bilonço, ibralar ve kooperatif tasfiyesi ile ilgili alınan kararların iptaline karar vermek gerekmiştir. 19/06/2004 tarihli genel kurulda yeni yönetim ve denetim kurul üyelerinin seçimi, kooperatifin tasfiye sürecine girmesi, yönetim kurulunun aynı zamanda tasfiye kurulu olarak görev yapması, kooperatif mülkiyetindeki yaklaşık 350 m2 civarında olan arsanın satılması kararlarının bilanço ile ilgili olmamaları nedeniyle kanuna ve anasözleşmeye aykırı olmadığı, ayrıca iyi niyet kurallarına aykırılık şartlarının da oluşmadığı kanaati ile bu kararların iptali isteminin ise reddine dair 2014/309 Esas 2017/539 Karar sayılı kararı ile "1-Davanın kabülu ile, Genel kurulda bilonço ile ibralar ile ve kooperatif tasfiyesi ile ilgili alınan 19/06/2004 tarihli genel kurul kararlarının iptaline, diğer istemlerin reddine" şeklinde karar verilmiştir. Mahkememizce verilen karar hakkında istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 02/05/2018 tarih, 2018/474 Esas, 2018/795 Karar sayılı ilamında "davacının ortaklık sıfatını davanın kesin hükümle sonuçlanana kadar korumak zorunda olması, bu eksikliğin dava şartı olarak mahkemece re’sen gözetilmesi gerektiği ve davacı hakkında verilen Kooperatif ortaklığınından ihraç kararına karşı açılan iptal davasının henüz derdest olduğu gözetilerek, söz konusu dosyanın sonucunun beklenerek uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken işin esası hakkında karar verilmiş olması doğru kabul edilemeyeceğinden, söz konusu dava şartı ise kamu düzeninden kabul edileceğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 355.maddesi gözetilerek, tarafların istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına " gerekçesiyle kaldırılarak mahkememize gönderilmiş, mahkememizin 2018/429 Esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. İstinaf kararı sonrasında; İstanbul 13 ATM dosyasının gönderildiği yapılan incelemede iki haklı ihtara dayalı olarak kooperatif ortaklıgından çıkarılma kararına karşı açılan iptal davası olduğu ve ihtarların dayanaklarının dosyamız genel kurulun yapıldığı 2004 yılı (2003 yılı dönemine ilişkin) genel kuruldan önce 2001 yılından kaynaklanan alacaklara ilişkin ihtarların çıkarıldığı , mahkememizce görülmekte olan genel kurul iptal davasında aidatlara ilişkin herhangi bir karar bulunmadığı, olsa bile 13 ATM nin dava dosyasına konu edilen ihtarlarla bir ilişkisinin olmayacağı, bu nedenle Genel Kurul Kararının iptaline ilişkin davada üyeliğin devam etmesi gerektiği, ve buna göre de her nekadar Yargıtay bozmasında mahkememiz dava dosyası sonuçunun beklenmesi bildirilmiş ise de 13 atm nin mahkememiz dosyasını değil, mahkememizin 13 Atm dosyasının sonucunu beklemesi gerektiği bu yönde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf 17 HD.nin verdiği karar uyarıncada İstanbul 13 ATM sonucunun beklenmesi gerektiği anlaşılmış ve bu dosya sonucu beklenilmiştir. Sonraki aşamalarda İstanbul ... ATM'nin ... esas, ... karar sayılı dosyasında 23/09/2022 tarihinde "Asıl davanın KABULÜ İLE; Davacının davalı kooperatif ortaklığından çıkarılmasına ilişkin 08/03/2006 tarih ve 101 sayılı ortaklıktan çıkarma kararının İPTALİNE", karar verildiği, temyiz üzerine Yargıtay 6 . HD'nin 2023/585 esas 2024/1748 karar sayılı ilamı ile verilen kararın onandığı ve karar düzeltme talebinin de reddine karar verildiği görülmüştür. Bunun üzerine istinaf kararında belirtilen husus yerine getirilmiş olup, davacının üyeliğinin ve bu bağlamda davacı sıfatının devam ettiği kanaati ile, istinaf kararı öncesinde alınan bilirkişi raporu uyarınca kooperatife ait defterlerin açılış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırılmış olduğu halde yevmiye ve envanter defterinin kapanış tasdiklerinin yaptırılmadığı, bu nedenle kooperatif ana sözleşmesinin 77 ve 79 maddeleri ile TTK hükümlerine göre defterlerin usulsüz tutulduğu, bilançonun hazırlanış şekline göre tek düzen hesap planına uyulmadığı, bilançoların gerçeği yansıtmadığı, inceleyen tarafından anlaşılır objektif olması gerektiği halde bu hususlara uyulmadığı, gelir tablosunda görülen bir kısım rakamların birbirini teyit etmediği bilirkişiler tarafından belirlenmiş olmakla, davalı kooperatif defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, bilançonun gerçeği yansıtmadığı, bu nedenle davalı genel kurul toplantısında alınan ve bilanço ile ilgili olan bilanço ve gelir-gider hesaplarının kabulü, yönetim ve denetim kurullarının ibrası kararlarının kanuna aykırılık nedeniyle iptali şartlarının oluştuğu kanaati ile davalı kooperatifin 19/06/2004 tarihli Genel kurulda alınan bilonço ile ilgili olan bilanço ve gelir-gider hesaplarının kabulü, yönetim ve denetim kurullarının ibrası kararlarının kanuna aykırılık taşımaları nedeni ile iptaline karar verilmiştir. Genel kurulda yeni yönetim ve denetim kurul üyelerinin seçimi, kooperatifin tasfiye sürecine girmesi, yönetim kurulunun aynı zamanda tasfiye kurulu olarak görev yapması, kooperatif mülkiyetindeki yaklaşık 350 m2 civarında olan arsanın satılması kararlarının kanuna ve ana sözleşmeye aykırı olmadığı, ayrıca iyi niyet kurallarına aykırılık şartlarının da oluşmadığı kanaati ile bu kararların iptali talebinin reddine karar verilmşitir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Kısmen kabul kısmen reddi ile; a- Davalı kooperatifin 19/06/2004 tarihli Genel kurulda alınan bilonço ile ilgili olan bilanço ve gelir-gider hesaplarının kabulü, yönetim ve denetim kurullarının ibrası kararlarının kanuna aykırılık taşımaları nedeni ile iptaline, b-Genel kurulda yeni yönetim ve denetim kurul üyelerinin seçimi, kooperatifin tasfiye sürecine girmesi, yönetim kurulunun aynı zamanda tasfiye kurulu olarak görev yapması, kooperatif mülkiyetindeki yaklaşık 350 m2 civarında olan arsanın satılması kararlarının iptaline yönelik davanın reddine, 2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 615,40-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 10,10-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 605,30-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından dava açılırken 10,10 TL peşin nispi harç ve 6,40 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 16,50 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 900,00 TL bilirkişi ücreti ve 144,00 TL tebligat gideri ve 106,01 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 1.150,01 TL'nin kabul ret durumuna göre yarısı olan 575,00 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Davalı tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin kabul ret durumuna göre yarısı olan 50,00 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 27/11/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır