14. Hukuk Dairesi 2015/11949 E. , 2016/8154 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 11.04.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, mera olarak sınırlandırılması istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.05.2003 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki…
**14. Hukuk Dairesi 2015/11949 E. , 2016/8154 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 11.04.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, mera olarak sınırlandırılması istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.05.2003 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili, dava konusu 158 ada 1 parsel sayılı taşınmazın evveliyatının mera olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. Davalı.... Belediyesi vekili, davanın reddini savunmuştur. Ziraat bilirkişisi, dava konusu taşınmazın mera niteliğinde olduğunu belirtmiş, fen bilirkişisi ise dava konusu taşınmazın krokisini çizmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden dava konusu taşınmazın toprak tevzi komisyonunu 2159 mera parselinin kadastro tespiti sırasında 1465 nolu mera olarak tespit edildiği ve bu parselinde imar uygulamasa ve parselasyon sonucu 158 ada 1 nolu parselin oluştuğu anlaşılmaktadır. ... Asliye Hukuk Mahkemesi 2002/2106 Esas sayılı Hakem dosyasında yapılan keşif sonucu alınan fen bilirkişi raporunda 158 ada 1 nolu parselin toprak tevzi komisyonunun 2159 nolu mera parseli içerisinde kaldığı belirtilmiştir. Görülüyor ki dava konusu taşınmaz 2159 sayılı mera parselinden gelmektedir. İmar planı içindeki meraların planın onayıyla birlikte hukuki bakımdan mera niteliğini yitireceğinden, bu yerlerden genel hizmete ayrılanların (yol, park, yeşil saha gibi) belediye veya özel idareye bedelsiz terkini gerekir. İmar planında genel hizmetler dışında özel mülkiyete konu olabilecek konut, sanayi ve ticaret alanı olarak belirlenmiş alanlarda kalan meralar bu vasıflarını yitirmeleri halinde Hazine adına tescili gerekir. (.... Dairesinin 1988/328 E, 1989/19 K. sayılı mütalaası) Belediye adına tescili gerekmeyen yerler belediye veya gerçek ve özel hukuk tüzel kişileri adına tescil edilmiş ise “Yolsuz Tescil “ olacağından Hazine her zaman bu iddia ile dava açabilir. Ne var ki, başlangıçtaki tescil işlemi yolsuz tescil olsa da 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesi hükmü koşulların oluşması halinde tescilin belediye veya gerçek ya da özel hukuk tüzel kişileri adına devam etmesi olanağı sağladığından, artık burada 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesi şartları üzerinde durulması gerekir. Anılan madde uyarıca işlem yapabilmesi için;