8. Ceza Dairesi 2022/6091 E. , 2024/7799 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2021/3645 D.İş SUÇ : İftira KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itirazın reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 02.12.2020 tarihli kararı ile şüpheli hakkında iftira suçundan kovuşturmaya yer olmadığına kararına karşı şikayetçi vekilinin itirazı üzerine Adana 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 02.06.2021 tarihli kararı ile
**8. Ceza Dairesi 2022/6091 E. , 2024/7799 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2021/3645 D.İş SUÇ : İftira KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itirazın reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 02.12.2020 tarihli kararı ile şüpheli hakkında iftira suçundan kovuşturmaya yer olmadığına kararına karşı şikayetçi vekilinin itirazı üzerine Adana 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 02.06.2021 tarihli kararı ile kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.09.2022 tarihli ve 2021/23883 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.11.2022 tarihli ve KYB-2022/126987 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.11.2022 tarihli ve KYB-2022/126987 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi hâlde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Somut olayda, ... Uluslararası Medikal Cihazlar İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketinin yetkilisi olan müştekinin, ... Ortopedi Cerrahi Malzemeleri İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketinin yetkilisi olan şüpheliye bir dönem bayilik verdiği, şüphelinin aldığı ürünlerin bedelini ödemediği için bayiliğin 2015 yılı sonlarına doğru sonlandırıldığı, bunun üzerine, önceden şüphelinin müştekiye olan borçlarına karşılık kargo ile gönderdiği ve müştekinin ticaret defterlerine kayıtlı senetlerden dolayı müştekinin şüpheli aleyhine icra takibi başlattığı, şüphelinin borcunu ödememek için senetlerdeki imzanın kendisine ait olmadığını beyan ederek imzaya itirazda bulunduğu ve müştekinin kendisini dolandırmak amacıyla adına sahte senet tanzim ettiği konusunda iddiada bulunarak müştekinin dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından yargılanması sonucunda beraatine karar verildiği, şüphelinin başka dosyalarda başka kişiler aleyhine de aynı şekilde imzanın kendisine ait olmadığını belirterek imzaya itirazda bulunmak suretiyle takibi durdurduğu, şüphelinin farklı imzalar atarak yapılan bilirkişi incelemelerinde kendisinin imzası olmadığına dair raporların çıkmasına sebep olduğu ve müştekinin adı geçen suçlardan yargılanmasına neden olarak müştekiye karşı iftira suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca müştekinin soyut iddiası dışında şüphelinin üzerine atılı suçları işlediğine dair kamu davasının açılması için şüpheyi haklı kılacak yeterlikte ve kuvvette delil, iz, eser ve emarenin elde edilmediği, olaya ilişkin kamera görüntüsü yahut tanık beyanının olmadığı, şüphelinin üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği anlaşılmakla, delil yetersizliği nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair verilmiş ise de, müşteki vekilinin şikâyet dilekçesi üzerine hiç bir soruşturma işlemi yapılmadan, şüphelinin beyanının dahi tespit edilmediğinin anlaşılması karşısında, müşteki ve şüphelinin ifadelerinin alınması, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/45500 soruşturma sayılı dosyasının incelenmesi ve ilgili evrakların dosya inceleme tutanağı ile birlikte dosya arasına alınması, şüphelinin keşide ettiği çeklerin bankalardan istenerek şüphelinin imza ve yazı örneklerinin alınarak bilirkişi incelemesi yapılması ile toplanacak diğer deliller ve yapılacak etkin soruşturma sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Şikayetçi vekilinin 23.12.2019 tarihli Adana Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu şikayet dilekçesinde, şikayetçinin ... Uluslararası Medikal Cihazlar İthalat İhracat ve Ticaret Limited Şirketinin yetkilisi ve sahibi olduğunu ve şüphelinin yetkilisi ve sahibi olduğu ... Ortopedi Cerrahi Malzemeleri İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketine bir dönem bayilik verdiğini, ancak şüphelinin almış olduğu ürünlerin bedelini ödemediği için şikayetçi tarafından bayiliğinin 2015 yılı sonlarına doğru sonlandırıldığını, bunun üzerine öncesinde şüphelinin, şikayetçinin şirketine mevcut borçlarına karşılık kargo ile gönderdiği ve ticari defterlerinde de kayıtlı senetlerden dolayı şüphelinin şirketi hakkında icra takibi yaptığını, ancak şüphelinin senetlerdeki imzanın kendisine ait olmadığını beyan ederek icra takibine karşı mahkemelerde imzaya itiraz davası açtığını ve aynı zamanda şikayetçiyi kendisini dolandırmak amacı ile adına sahte senet tanzim ettiğini iddia ederek savcılığa dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından şikayet ettiğini, şikayetçi hakkında ağır ceza mahkemelerinde şüpheli olarak dava açıldığını ve yapılan yargılama neticesinde şikayetçinin beraatine karar verildiğini belirterek söz konusu iddianame ve gerekçeli kararları dilekçe ekinde sunduğu belirlenmiştir. 2. Şikayetçi vekilinin dilekçesi üzerine Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheli hakkında iftira suçundan yürütülen soruşturma neticesinde "Şüpheli vekilinin dosyaya sunmuş olduğu savunmasında atılı suçlamaları kabul etmediği, yapılan incelemelerde iddialara yönelik somut delil elde edilemediği, dosyada beyan dilekçesi sunan ... Kara isimli kişinin iddialarının olay tarihinden önce şüpheli ile olan iş ilişkisinin kesilmiş olması ve bu suretle de olaya ilişkin bilgisinin olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunun değerlendirildiği ve itibar edilmediği" belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, şikayetçi vekilinin itirazı üzerine Adana 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 02.06.2021 tarihli kararı ile kararın usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. 3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; şüphelinin, şikayetçi hakkında adına sahte senet düzenleyip icra takibi başlatmak suretiyle dolandırıcılık yaptığı iddiasına ilişkin olarak yürütülen tüm soruşturma ve kovuşturma dosyalarının temin edilerek incelenmesi, şikayetçi ve şüphelinin iddia ve isnatlara ilişkin olarak ayrıntılı ifadelerinin alınması ve temin edilen soruşturma veya kovuşturma dosyalarında alınmamış olması durumunda söz konusu senetler üzerindeki imza ve yazıların şüphelinin el ürünü olup olmadığının tespiti için yazı ve imza örneklerinin alınması ile toplanacak diğer deliller ve yapılacak etkin soruşturma sonucuna göre karar verilmesi gerektiği cihetle, eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Adana 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 02.06.2021 tarihli ve 2021/3645 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2024 tarihinde karar verildi.