T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/433 Esas KARAR NO:2025/963 DAVA:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:25/12/2019 KARAR TARİHİ:30/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili ... tarafından muhatapın ... A.Ş. ... Şubesi, Hesap No; ..., Çek No; ..., Keşide Miktarı 45.000,00 TL, Keşide Tar…
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/433 Esas KARAR NO:2025/963 DAVA:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:25/12/2019 KARAR TARİHİ:30/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili ... tarafından muhatapın ... A.Ş. ... Şubesi, Hesap No; ..., Çek No; ..., Keşide Miktarı 45.000,00 TL, Keşide Tarihi 30/10/2019, Keşidecisi davacı müvekkili ... olan çekin şüpheli ... ve eşi tarafından çalındığını, 2019 yılı mayıs ayı başında şüpheli ...'ün müvekkilin ... ... Adresindeki işyerine gelerek ' 60.000 metrelik bengalin vasıflı kumaş vereceğini,bu kumaşları kendisinin ürettiğini ve sair...' ifade ettiğini, 60.000 metre kumaş vereceğine dair müvekkiline ait ajandaya ...'ün imza attığını, bunun üzerine müvekkilinden ... marka ... Plaka sayılı aracı müvekkili adına ...'na 03.05.2019 tarihinde devrettiğini, bu devri aldıktan sonra telefonlara çıkmamaya ve hileli davranışlar sergilemeye başladığını, müvekkilin sonradan öğrendiğine göre alelacele bir şekilde ... plaka sayılı aracı başka bir tanıdığına devrettiğini, kendi işyerini başkası üzerine devrettiğini ve yurt dışına gittiğini öğrendiğini, şüpheli ... açıkça dolandırcılık kastı ile hareket ettiği, müvekkilin bu durumdan şüphelendiğini ve şahıslar hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/... Hz. ve 2019/... Hz. sayılı dosyasında suç duyurusu yaptığını, bu suç duyurusu sürecinde müvekkil işyerindeki çek ve benzeri evrakların yerinde olup olmadığı hususunda araştırma yaparken dört adet çekinde yerinde olmadığını fark ettiğini, bahse konu suç duyurusu kayıtları incelendiğinde ciro silsilesinin koptuğunun açıkça gözükeceğini, davalı tarafın hak sahipliğinin söz konusu olamayacağını, muhatabın ... A.Ş. ... Şubesi, Hesap No; ..., Çek No; ..., Keşide Miktarı 45.000,00 TL, Keşide Tarihi 30/10/2019 olan ve ... 4.İcra Müdürlüğünün 2019/... E.Sayılı dosyasında haksız ve hukuka aykırı olarak aslı olmadan takibe konulan çek aslının dosya içine alınarak müvekkiline iade edilmesine ve müvekkilinin davalı tarafa borcu olmadığının tespitine, ... 3.İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı kararından müvekkili lehine karar verilmiş olmakla takibin yürütmesinin ivedi durdurulmasına, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, dava konusu senetlerin davalıya hukuka aykırı olarak ciro edildiği, ciro zincirinde herhangi bir kopukluk söz konusu olmadığını, davacının mezkûr senedin çalıntı olduğunu iddia etmişse de husus davalı tarafından bilinmediğini, bu durum bilinse de beklenemeyeceğini, hal böyle iken davalı aleyhine açılan bu davanın hukuka dayanaktan yoksun olduğunu, Huzurdaki dava süresinde açılmadığını, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazları nedeniyle reddi gerektiğini, Yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddine, davacı taraf aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Dava; ... 4. İcra Dairesinin 2019/... esas sayılı dosyasında takibe konu edilen, ... A.Ş. ... şubesine ait, hesap no: ... olan, ... çek nolu, 45.000,00 TL bedelli, 30/10/2019 tarihli çekin iadesi, çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ve takibin durdurulması taleplerine ilişkindir. ... 4. İcra Dairesinin 2019/... esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden celp edilmiş olup takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... İplik ... Ltd Şti, borçluların ... ve ... oldukları, takibin 30/07/2019 günlü ... Seri Nolu 20.000,00 TL bedelli ve 30/10/2019 günlü ... Seri Nolu 45.000,00 TL bedelli çeklere ilişkin Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip olduğu görülmüştür. ... 3. İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası incelendiğinde; 13/12/2019 tarih ... karar sayılı kararında, davacının yetki itirazında bulunduğu, ayrıca çeklerdeki ciro silsilesinin kopuk olduğu ve çeklerdeki keşideci imzalarının da uyuşmadığını belirttiği, yapılan yargılama neticesinde Yetki itirazının kabulü ile ... İcra Müdürlüklerinin yetkisizliğine, ... İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğuna ve karar kesinleştiğinde ve talep halinde takip dosyasının ... İcra Müdürlüklerine gönderilmesine, sair hususların (ciro silsilesindeki kopukluk ve imza uyuşmazlığı) yetkisizlik kararı karşısında incelenmesine yer olmadığına karar verildiği, neticeten ... 3. İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında yetki itirazının kabulü kararı nedeniyle imza hususundaki itirazın incelenmediği, kararın 27/10/2020 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacının ... olduğu, Mahkememizin işbu davasına konu edilen ... A.Ş. ... şubesine ait, hesap no: ... olan, ... çek nolu, 45.000,00 TL bedelli çekin de aralarında bulunduğu çeklere ilişkin zayi nedeniyle iptal kararı verilmesinin talep edildiği, Mahkemece ... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde 29/07/2019 tarih ... karar sayılı kararında davacının dava konusu çeklerin keşidecisi olması nedeniyle aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verildiği görülmüştür. ATK Fizik İhtisas Dairesi 09/12/2021 tarihli raporunda özetle; inceleme konusu ... ... Çarşı Şubesine ait ... no.lu, 30/10/2019 keşide tarihli, 45.000 TL bedelli çekteki keşideci imzası ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'in eli ürünü olduğu kanaatini bildirmiştir. Mali Müşavir ... 23/05/2022 tarihli raporunda özetle; Davacı ve davalının ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, Detaylıca verilen davacı taraf 2018-2019 yılı yasal defter ticari münasebet kayıtlarına göre davalı taraf arasında ticari ilişki olmadığı, Dava konusu çek 19.11.2018 tarihinde 340, 016 ... - ... Tekstil tarafından davalı firmaya verildiği, ancak dava konusu çek silsilesi incelendiğinde dava dışı ...-... Tekstil ciro silsilesinde yer almadığı dava dışı ... Tarafından Davalı firmaya verildiği, Davalı tarafın dava dışı ...-... ile ticari ilişkilerinin olduğu ancak davaya konu çek bankaya ibraz edildiğinde çekin arka yüzüne banka tarafından “ keşideci imzası tutmadığı gerekçesiyle çek sahibi olmadan çekin işleme alınmadığını ve iade edildiği” yönde yazı yazıldığı, Bu hususlar dikkate alındığında Takdir Mahkemeye ait olmakla Davalı tarafın dava dışı ...-... ile ticari ilişkilerinin olduğu dava dışı ...-... Tekstil ciro silsilesinde yer almadığı bu hususta çekin ödenip ödenmemesi Takdirinin Mahkemeye ait olduğu tespit ve rapor edilmiştir. Mahkememizin 2020/... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde; Davacı tarafın dava konusu edilen ve keşidecisi olduğunu belirttiği, ... A.Ş. ... şubesine ait, hesap no: ... olan, ... çek nolu, 45.000,00 TL bedelli, 30/10/2019 tarihli çekin ... ve eşi tarafından çalındığı, ... 4. İcra Dairesinin 2019/... esas dosyasında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe konu edilen dava konusu çek üzerindeki yazıların ve imzaların davacıya ait olmadığını, ciro silsilesinin kopuk olduğunu, çekin çalınması ile ilgili İstanbul CBS'nin 2019/... Hz ve 2019/... Hz sayılı dosyalarında soruşturma yürütüldüğünü belirterek çekin iadesine, davalıya borçlu olmadığının tespitine ve takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ettiği, davalı tarafın ise 2020/... esas sayılı dosyaya sunduğu cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunduğu, Mahkememizce arabuluculuk özel dava şartı yokluğundan reddine karar verilen ... esas sayılı dosyasında dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilmediği, gerekçeli kararın 05/02/2020 tarihinde tebliğ edildiği, BAM karar ilamı üzerine 2020/... esas sırasına kaydedilen dosyada da dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilmediği ancak davalının 26/10/2020 tarihinde cevap dilekçesi sunduğu, dava dilekçesinin tebliğ edilmemesi nedeniyle davalının cevap dilekçesinin süresinde olduğunun kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmış olup, davalının yetki itirazı kapsamında yapılan incelemede, İİK'nın 72/8.maddesinde Menfi tesbit ve istirdat davalarının, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabileceğinin düzenlendiği görülmüş olup, takibin yapıldığı yerin ... olduğu ve davalının adresinin de ... olduğu tespit edilmekle beraber, ... 4. İcra Dairesinin 2019/... esas sayılı takip dosyasına ilişkin borçlu tarafından ... 3. İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında yetkiye, borca itiraz davası açılmış ve Mahkemece Yetki itirazının kabulü ile ... İcra Müdürlüklerinin yetkisizliğine, ... İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğuna ve karar kesinleştiğinde ve talep halinde takip dosyasının ... İcra Müdürlüklerine gönderilmesine karar verilmiş, dosyanın uyaptan Başka birimden dosya görüntüleme şeklinde kapak bilgilerinin incelenmesinde kabule ilişkin kararın 27/10/2020 tarihinde kesinleştiği görülmüş, bu durumda ... icra dairesinin yetkili olduğu hususu kesinleştiğinden ve ...'nın Mahkememiz yargı çevresinde yer aldığı göz önünde bulundurulduğunda Mahkememizin eldeki menfi tespit davasında yetkili olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yetki itirazı yerinde görülmediği değerlendirilmiş, davalı tarafın esasa ilişkin savunmasında dava konusu çeki ticari ilişkisi kapsamında ciro yoluyla aldığını ve iyi niyetli olarak iktisap ettiğini, ciro silsilesinde kopukluk olmadığını, davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği belirlenmiş, öncelikle davacının imza inkarı kapsamında ATK Fizik İhtisas Dairesi 09/12/2021 tarihli raporunda dava konusu çek üzerindeki keşideci imzasının davacının eli ürünü olduğu kanaatine varıldığından davacının imzaya ilişkin itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda davacının keşideci imzası kendisine ait olan çekin davacıya iadesi koşullarının oluşup oluşmadığı ve çek nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı hususlarının değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkememizin 2020/... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde 28/12/2022 tarihinde 2022/... karar sayılı kararı ile; ".... 4. İcra Dairesinin 2019/... esas sayılı takip dosyası içerisinde bulunan takibe dayanak çeklerden Mahkememiz davasına konu edilen ve imza incelemesi için Mahkememiz dosyasına alınan (incelemesinin bitmesini müteakip iade edilen) çekin sureti incelendiğinde; keşidecinin ... olduğu, lehtar kısmında basılı olarak "hamiline" yazılı olduğu, çekin arka yüzünde ilk cironun ... adına olduğu, ikinci cironun ... İplik ... Ltd Şti adına olduğu, ilk cironun ve ikinci cironun beyaz ciro olduğu ve ciro silsilesinde kopukluk olmadığı, anılan çekin diğer vasıflarının tam olduğu ve davalının yetkili hamil olduğu, çekin takasa ibraz edildiği, ibraz edilen ... tarafından keşideci imzası tutmadığından işleme alınmadan iade edildiği şeklinde işlem gördüğü tespit edilmiştir. 6102 sayılı Yasanın 790. maddesi; "cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır" hükmü, 6102 sayılı Yasanın 792. maddesi; "çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddesine göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çek geri vermekle yükümlüdür" hükmü birlikte değerlendirildiğinde yukarıda açıklandığı üzere davalının yetkili hamil olduğu değerlendirilmiş olup, davalının ancak çekin iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu olması halinde çeki geri verme yükümlülüğü bulunmakta olup, dosya kapsamında davalının kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispatlar herhangi bir delil bulunmadığından davalının iktisapta kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğu kanıtlamadığından davalının çeki iade yükümlülüğünün bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Davacının davalıya borçlu olup olmadığı hususuna gelince; bilirkişi raporunda davalının incelenen defterlerine göre davalının çeki ...-... Tekstil'den aldığı ancak çek üzerinde dava dışı ...-... Tekstil'in cirosunun bulunmadığı belirtilmişse de dava konusu çekin keşideci imzasının davacıya ait olduğu, çekin hamiline düzenlendiği ve ilk cironun dava dışı ...'ün beyaz cirosu olduğu belirlenmiş, davalı defterlerinden çekin davalı tarafça dava dışı ...-... Tekstil'ten alındığı ve bu kuşunun de cirosunun bulunmadığı görülse dahi çek üzerindeki ciro silsilesinin beyaz ciro şeklinde yapıldığı ve ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı ve davalının da yetkili hamil olduğu belirlendiğinden, bir ödeme aracı olan sebepten soyut çeke ilişkin, keşideci olan davacının iktisapta kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğu ispatlanamamış yetkili hamil olan davalıya karşı sorumluluğu devam etmektedir. Davalının çeki aldığı dava dışı ...-... Tekstil'in cirosunun bulunmaması ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığından davacının davalıya olan sorumluluğuna etki etmeyecektir. Ayrıca dava konusu çekin ilk ciranta tarafından çalındığı hususları da imzaların birbirinden bağımsız olması ve davalının kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğu ispatlanamadığından iyi niyetli hamil durumundaki davalıya karşı ileri sürülemeyecek ve yine davacının davalıya sorumluluğuna etki etmeyecektir. Netice olarak davacının imza inkarına ilişkin itirazının alınan bilirkişi raporu ile haksız olduğu belirlendiğinden davacının keşideci olarak sorumluluğu devam etmekte olduğundan, çekin iadesi için yukarıda açıklandığı üzere koşullar oluşmadığından ve yetkili hamil olan davalıya karşı sebepten soyut olan çek nedeniyle sorumluluğu devam ettiğinden davanın reddine karar vermek gerekmiş, ayrıca davalı tarafça davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talebi yönünden yapılan değerlendirmede; davacının takibin durdurulmasına ilişkin tedbir talebinin İİK 72/3.maddesindeki koşulları taşımaması nedeniyle reddine karar verildiğinden İİK 72/4 maddesi koşulları oluşmadığından davalının davacı aleyhine tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkememizin 2020/... esas 2022/... karar sayılı kararının davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya istinaf incelemesi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir. İstanbul BAM 16. HD 12/07/2024 tarih 2024/571 esas 2024/1277 karar sayılı ilamında; "...Davacı, dava konusu 45.000TL bedelli çekin rıza dışı elden çıktığını, çek lehtarının kendisini dolandırdığını, çekteki imzanın kendi eli ürünü olmadığını ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunmuştur. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davacı, çekin 1.ciranta olarak yer alan ... tarafından çalındığını dava dışı ... ve davalı şirket yetkilisi hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ileri sürmüş ve soruşturma dosya numaralarını bildirmiştir. UYAP'tan yapılan incelemede davacı vekilinin İstanbul CBS 2019/... soruşturma sayılı dosyasına 11.12.2019 Tarihinde sunduğu dilekçe ile davalı ... ... ..ŞTİ yetkilisi hakkında da suç duyurusunda bulunduğu görülmekle, mahkemece davalı şirket yetkilisi hakkındaki soruşturma dosyalarının getirtilerek ifadelerin incelenmesi ve kötüniyet iddiası yönünden bekletici mesele yapılmasının gerekli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bu yönden kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan nedenle davacının istinafının kısmen kabulüne sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına..." gerekçesiyle Mahkememizin 2020/... esas 2022/... karar sayılı kararının kaldırılmasına karar vermiş, kesin olarak verilen kaldırma ilamı üzerine dosya yeniden Mahkememize tevzi edilerek Mahkememizin 2024/433 esas sırasına kaydedilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; İstanbul BAM 16. HD 12/07/2024 tarih 2024/571 esas 2024/1277 karar sayılı kaldırma ilamı kapsamında Mahkememizce İstanbul CBS'ye müzekkere yazılmış ve yazılan müzekkereye cevap verildiği görülmüş olup, Mahkememizce istenen 2019/... soruşturma sayılı dosyanın 2019/... soruşturma sayılı dosya ile birleştirildiği ve 2019/... soruşturma sayılı dosyanın fiziki olarak gönderildiğinin bildirildiği görülmüş, İstanbul CBS'nin 2019/... soruşturma dosyası incelendiğinde; Mahkememizce istenen 2019/... soruşturma dosyasının 2019/... soruşturma sayılı dosya ile birleştirildiği, dosyanın incelenmesinde, Mahkememizin işbu dosyasına konu çek hakkında 2019/... soruşturma dosyasında soruşturmanın yürütüldüğü ve anılan dosyada şüphelilerin ... ve ... olduğu, dosya kapsamındaki ... ve ... ifadelerinin uyaptan gönderilen soruşturma dosyası evrakları arasında da bulunduğu görülmüş, alınan ifade tutanakları içeriğinden İstanbul BAM 16. HD 12/07/2024 tarih 2024/571 esas 2024/1277 karar sayılı kararına göre soruşturmanın neticesini beklemeyi gerektiren bir beyan bulunmadığı değerlendirilmiş, şöyle ki Mahkememizin davasına konu edilen 45.000,00-TL bedelli ... seri nolu çek hakkında 2019/... sor dosyasında şikayette bulunulmuş ve bu dosyada şüphelilerin ... ve ... olduğu belirlenmiştir. Dava konusu çek hamiline düzenlenmiş ve ilk ciro ... adına, ikinci ve son ciro da davalı adına olup, Mahkememizin 2020/... esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda (8. Sayfa 4.10 başlığında) davalının incelenen kayıtlarına göre dava konusu çekin 19/11/2018 tarihinde 340.016 ...-... Tekstil tarafından davalıya verildiğinin belirlendiği görülmüştür. Bu durumda dava konusu çekin 2018 yılında dolaşımda olduğu, dava konusu çek hakkında 2019/... sor dosyasında şüpheli olanların ... ve eşi ... olduğu, Bahtiyar'ın ifadesinin alındığı ve ifadesinde eşi ...nin kendisi adına tekstil firması kurduğunu belirttiği ancak firmaya dair başka bilginin olmadığı görülmüştür. Bu durumda Mahkememizin 10/12/2025 tarihli celsesinde ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı şirketin 2018 ve 2019 yıllarında temsil ve ilzama kişi/ kişilerin Mahkememize bildirilmesinin istenmesine karar verilmiş, gelen yazı cevabında davalı şirketin 2018-2019 yıllarında temsilcileri arasında ...'ün bulunmadığı, davalı şirketi 23/11/2015-17/11/2025 tarihleri arasında temsil ve ilzama yetkili olan tek kişinin ... olduğu görülmüş, dava konusu çek hakkında davalı şirket yetkilisi ... ile ilgili şikayetinin bulunmadığı gibi davalının incelenen kayıtlarından çeki dava dışı ve soruşturma dosyasında da taraf olmayan ...'den alması nedeniyle kötüniyet iddiası yönünden soruşturmanın neticesinin beklenmesine gerek olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu durumda Bam karar ilamı üzerine dosyaya celp edilen evraklara göre değişen durum olmadığı, Mahkememizin 2020/... esas sayılı dosyasında verilen karar ve gerekçesinde değişiklik yapılmasını gerektirir bir husus olmadığı değerlendirildiğinden aynı gerekçelerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının davacı aleyhine tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 768,49 TL harçtan mahsubu ile fazla 153,09-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Kendini vekille temsil ettiren davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereği hesaplanan 45.000,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/12/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır