4. Hukuk Dairesi 2021/23227 E. , 2023/2642 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/411 E., 2021/413 K. SAYISI : 2021/İHK-17096 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulüne - İtirazın Reddine SAYISI : 2021/28306 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından t…
**4. Hukuk Dairesi 2021/23227 E. , 2023/2642 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/411 E., 2021/413 K. SAYISI : 2021/İHK-17096 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulüne - İtirazın Reddine SAYISI : 2021/28306 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sürücüsü olduğu araç ile davalıya zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesiyle sigortalı aracın 08.04.2016 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralandığını belirterek, şimdilik 4.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslahla toplam talebini 54.493,55 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik evrakla başvuru yapıldığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, başvuru konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davaya konu uyuşmazlıkta uzlaşmanın sağlandığını, bu nedenle başvurunun reddi gerektiğini, kusur oranlarına yönelik bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, iş kazası olup olmadığının tespiti gerektiğini, asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, maluliyet oranının kabul edilmediğini, yeniden ve usule uygun rapor alınması gerektiğini, davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, hesaplanacak tazminatta müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin nisbi ücretin beşte biri oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...maluliyet raporu ile hesap raporunun usul ve yasaya uygun olup denetime elverişli olduğu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu, taraflar arasındaki uzlaşmanın edimsiz olduğu ve uzlaşma raporunun içeriğinde Ceza Muhakemeleri Kanunu (CMK) anlamında bir uzlaşmanın bulunmadığı" gerekçesiyle başvurunun kabulüne, 54.493,55 TL tazminatın yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davaya konu uyuşmazlıkta uzlaşmanın sağlandığını, bu nedenle başvurunun reddi gerektiğini, eksik evrakla başvuru yapıldığından başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, faiz başlangıç tarihinin ve faizin türünün hatalı olduğunu, kusur oranlarına yönelik bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin nisbi ücretin beşte biri oranında olması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...taraflar arasındaki uzlaşmanın kazadan 21 gün sonra gerçekleştiği, davacının maluliyetini belirleyen rapor tarihinin 25.08.2020 olduğu, dolayısıyla uzlaşmanın yapıldığı tarihte davacının henüz maluliyetinin oluşmadığı, uzlaşmanın tedavinin istenen sonucu vermesine bağlı olarak yapıldığı, uzlaşma tarihi itibariyle henüz doğmamış, bilinmeyen ve oluşmamış bir zarar olması nedeniyle bu zarar ile ilgili olarak uzlaşmanın mümkün olmadığı, uzlaşmanın daha sonraki bir tarihte belirlenen maluliyet zararından kaynaklı tazminata engel olamayacağı, ... kararının usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu uyuşmazlıkta uzlaşmanın sağlandığını, bu nedenle başvurunun reddi gerektiğini, eksik evrakla başvuru yapıldığından başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, faiz başlangıç tarihinin ve faizin türünün hatalı olduğunu, kusur oranlarına yönelik bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin nisbi ücretin beşte biri oranında olması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının sürücü olduğu araç ile davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 49 uncu, 51 inci ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 inci ve 91 inci maddeleri, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 253 üncü maddesinin 17 inci ve 19 uncu fıkrası, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. 5271 sayılı CMK'nın 253/17. maddesi bendinde;" Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder." CMK'nun 253/19. bendine göre ise " ... Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır." hükmü yer almakta olup, anılan Kanun maddesinin 253/19. bendine göre uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Bu yasal düzenleme ışığında uzlaşma tutanağı düzenlenmekle davacının tazminat davası açma hakkı bulunmamaktadır. Uzlaşma tutanağı da ilam mahiyetinde olacağından aksinin aynı kuvvetteki belge ile ispatlanması gerekir. Somut olayda; 08.04.2016 tarihinde çift taraflı trafik kazası gerçekleştiği, kazaya karışan araçlardan birinde sürücü olan davacının yaralandığı dosya kapsamıyla sabittir. Olaya ilişkin olarak başlatılan Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/16762 sayılı soruşturma dosyasında; davacının müşteki, davalıya ... ile sigortalı araç sürücüsünün ise şüpheli sıfatıyla yer aldığı, savcılık tarafından CMK’nın 253 üncü maddesi kapsamında uzlaştırma işlemlerinin yapıldığı, 28.04.2016 tarihinde uzlaşmacı tayin edildiği, kazadaki yaralanma nedeniyle tarafların uzlaştıklarına dair 29.04.2016 tarihli uzlaştırma raporunun düzenlendiği, söz konusu belgede davacının “...her ne kadar şüpheliden şikayetçi olduğunu belirtse de aracında oluşan hasarın kaza kusur oranları göz önüne alındığında ve ekspertiz incelemesi sonucu çıkartılan masraf bedelinin karşı tarafın trafik sigortacısından karşılanacağını öğrendiğini, aracının tamir edildiğini, bu nedenle şüpheliden gerek maddi, gerek manevi başkaca bir talebinin olmadığını, hukuk mahkemelerinde dava açmayacağını ve uzlaşmayı kabul ettiğini” beyan ederek, tarafların raporun altını imzaladığı, davaya konu trafik kazası nedeniyle uyuşmazlığın Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma sonucu çözümlendiği, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı giderdiklerine ve birbirlerinden talepleri olmadığına dair uzlaştırma tutanağı düzenlendiği, soruşturmanın bu şekilde sonuçlandırılmasının talep edildiği, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca uzlaşma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmektedir. Yukarıda yapılan açıklamalar ve yasal düzenlemeler ışığında; uzlaşma raporu ilam mahiyetinde olduğundan ve uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağından açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile ... tarafından başvurunun kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kabul kararına karşı davalının itirazının reddine dair ... kararının bozulması gerekmiştir. 2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere, mahkemeye gönderilmesine 28.02.2023 tarihinde Başkan ... ve Üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ Dava, trafik kazası sonucu yaralanma sebebiyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince taraflar arasında Ceza Muhakemesi Kanunu anlamında bir uzlaşma bulunmadığı gerekçesi ile başvurunun kabulüne karar verilmiş, itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyetince de uzlaşma tarihinde henüz maluliyetin belli olmadığı, uzlaşma tarihinde henüz bilinmeyen ve oluşmamış bir zarar ile ilgili olarak uzlaşılmasının mümkün olmayacağı gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiştir. Kararın temyizi üzerine Dairece, taraflar arasında uzlaşma sağlanmış olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuş olup bozma kararına ve gerekçelerine katılamıyorum. Şöyle ki; Davacının yaralanmasına neden olan kaza 08.04.2016 tarihinde meydana gelmiştir. Dosya içerisinde mevcut uzlaştırma raporu 29.04.2016 tarihinde düzenlenmiş olup davacı ... “… Kaza sonrası aracımda oluşan hasarın kaza kusur oranları göz önünde bulundurulduğunda ve ekspertiz incelemesi sonucunda çıkartılan masraf bedelinin karşı tarafın trafik sigortası şirketi tarafından karşılanacağını öğrendim ve şu an aracım sanayide tamir edilmektedir. Hal böyle olunca benim adı geçen şahıstan gerek maddi gerek manevi başka bir talebim yoktur. Hukuk Mahkemelerinde tazminat davası da açmayacağım. Uzlaşmayı kabul ediyorum.” şeklinde beyanda bulunmuş, tutanağın sonuç kısmında ise “ Tarafların üzerinde anlaştıkları edimin yerine getirilme şekli ve zamanı; Taraflar kusur oranı nazara alınarak kazaya karışan araçların tamir masraflarının karşılanması yönünde anlaşılmıştır. Kaza tespit tutanağındaki kusurlu bulunan araç sahibinin sigorta şirketi, araçların tamir masrafını üstlenmiş olup, araçlar hali hazırda oto sanayide tamir edilmektedir.” ifadelerine yer verilmiştir. Uzlaştırma raporunda açık bir şekilde belirtildiği üzere taraflar arasındaki uzlaşma yalnızca araçlarda meydana gelen hasarın karşılanması ile ilgili olup, davacının yaralanması ve bununla ilgili hiçbir talep tutanakta yer almamıştır. Esasen dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre davacının maluliyeti kazadan uzun bir süre geçtikten sonra anlaşılmış ve maluliyet raporu 25.08.2020 tarihinde düzenlenmiştir. Uzlaştırma raporunda iki ayrı kısımda açık bir şekilde ifade edildiği üzere taraflar arasındaki uzlaşma araçta oluşan maddi zarara ilişkin olup bu zararın sigorta şirketi tarafından karşılanacağı da belirtilerek uzlaşılmıştır. Davaya konu talep ise araçtaki maddi hasar değil, davacının kazada yaralanması sebebiyle oluşan maluliyetinden dolayı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatıdır. Taraflar arasında kaza sebebiyle meydana gelen yaralanma, buna bağlı maluliyet ve bu konudaki yasal haklar ile ilgili olarak uzlaşma mevcut değildir. Mevcut uzlaşma raporundaki uzlaşma yalnızca araçtaki maddi hasara ilişkin olup, yaralanma ile ilgili görüşme bile yapılmamıştır. Ayrıca uzlaşma ile ilgili 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/5 maddesinde “Uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukuki sonuçları anlatılır.”, 253/17 maddesinde ise “Cumhuriyet savcısı uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder.” hükümleri yer almakta olup, dosya içerisinde mevcut uzlaşma raporunda taraflara uzlaşmanın mahiyeti ile kabul ve reddin sonuçlarının anlatıldığını gösteren bir kısım olmadığı gibi, raporun “onay şerhi” kısmında Cumhuriyet savcısının mühür ve imzası da bulunmamaktadır. Bu durumda; dosya içerisinde mevcut uzlaştırma raporu öncelikle Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre usulüne uygun olarak düzenlenmemiş olup, bu nedenle geçerli olarak kabulü mümkün olmadığı gibi, aksi kabulde dahi uzlaşma yalnızca araçtaki maddi hasara ilişkin olup, davacının olaydan uzun bir süre sonra alınan rapor ile belirlenen maluliyetine neden olan yaralanması konusunda bir uzlaşma da bulunmadığından, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kabul kararına yönelik itirazın reddine ilişkin ... kararı bu yönüyle usul ve yasaya uygundur. Bu nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesi gerektiği görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun taraflar arasında uzlaşma olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönündeki bozma kararına ve gerekçelerine katılamıyoruz.