8. Hukuk Dairesi 2017/7793 E. , 2018/13371 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Babalık Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı dava dilekçesinde, davalı ile evlilik dışı beraberliğinden dünyaya gelen ...'ın davalı ...'nin kızı olduğunun tespiti ile çocuk için aylık 1000,…
**8. Hukuk Dairesi 2017/7793 E. , 2018/13371 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Babalık Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı dava dilekçesinde, davalı ile evlilik dışı beraberliğinden dünyaya gelen ...'ın davalı ...'nin kızı olduğunun tespiti ile çocuk için aylık 1000,00 TL nafaka, maddi ve manevi tazminat istemiş; mahkemece, hak düşürücü süre geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 1-4721sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 301. maddesinde; ''Çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini ana ve çocuk isteyebilirler. Dava babaya, baba ölmüşse mirasçılarına karşı açılır. Babalık davası, Cumhuriyet Savcısına ve Hazineye; dava ana tarafından açılmışsa kayyıma; kayyım tarafından açılmışsa anaya ihbar edilir.'' 426. maddesinde ise, “Vesayet makamı, aşağıda yazılı olan veya kanunda gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği üzerine veya resen temsil kayyımı atar: Ergin bir kişi, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri bir sebeple ivedi bir işini kendisi görebilecek veya bir temsilci atayabilecek durumda değilse, bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa, yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel varsa“ hükümleri düzenlenmiştir. Somut olayda; davacı anne tarafından açılan davada, küçük ...'ın gerçek babasının davalı ... olduğunun tespiti ile nafaka istendiği ve davanın küçüğe kayyım tayin ettirilmeden ve ... ile Cumhuriyet Başsavcılığına dava ihbar edilmeden karara bağlandığı anlaşılmaktadır. Yukarıda gösterilen kanuni düzenlemeler dikkate alındığında, mahkemece küçüğe kayyım tayin ettirilip davanın kayyıma yöneltilmesi ... ve Cumhuriyet Başsavcılığına dava ihbar edilerek, gösterdiği takdirde delillerinin toplanmasından sonra delillerin birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik hasımla yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesi, 2-Dava dilekçesine ekli vekaletname genel nitelikte olup, vekil eden davacının babalık davası açma konusunda özel bir yetkiyi kapsamamaktadır. Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olan babalık davasının vekil aracılığı ile açılabilmesi için vekile verilen vekaletnamede özel yetki olması gerekir. Bu durumda Mahkemece, genel vekaletname ile dava açan avukata dava konusu işle ilgili özel yetkiyi içeren vekaletnamesini ibraz etmesi, asilin dilekçe ile veya bizzat duruşmaya gelerek özel yetkisi bulunmayan vekilin açtığı davaya ve yapılan işlere icazet verdiğini bildirmesi gerekir. Aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken esas hakkında hüküm kurulması, 3-Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 301. maddesi kapsamında, anne tarafından çocuğa velayeten açılan babalığın tespiti istemine ilişkindir.