Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/2997 E. , 2024/3456 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/2997 Karar No : 2024/3456 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- Kendi adına asaleten ... adına velayeten ... 2- ... 3- ... 4- ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/2997 E. , 2024/3456 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/2997 Karar No : 2024/3456 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- Kendi adına asaleten ... adına velayeten ... 2- ... 3- ... 4- ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ...'nın 07/01/2016 tarihinde Hakkari ili, Yüksekova ilçesinde terör örgütü mensuplarınca öldürülmesi olayında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık müteveffanın eşi ... için 1.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi; oğlu ... için 1.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi; annesi ... için 500,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, babası ... için 500,00 TL maddi 50.000,00 TL manevi; kardeşi ... için 100,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 753.100,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; maddi tazminat talebine ilişkin olarak, her ne kadar davacılar tarafından olaydan önce müteveffanın terör örgütü tarafından tehdit edildiği ve kendisine yönelik saldırının bu nedenle gerçekleştirildiği ileri sürülmükteyse de dosyada yer alan bilgi ve belgeler dikkate alındığında müteveffanın ölümünün terör eylemi neticesinde gerçekleştiği ve eylemle ilgili idarenin herhangi bir kusur sorumluluğunun bulunmadığı, bunun yanında, meydana gelen olayın idarenin herhangi bir eylemi/eylemsizliği neticesinde gerçekleşmediği, dolayısıyla meydana gelen zarar ile idarenin herhangi bir eylemi/eylemsizliği arasında illiyet bağının bulunmaması nedeniyle idarenin kusursuz sorumluluk esaslarına göre sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, sonuç olarak olayın sosyal risk kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı, bu bağlamda, terör eylemi kapsamında ölümün vuku bulduğu göz önüne alındığında maddi tazminatın 5233 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik hükümleri uyarınca idarece tazmin edilmesi gerektiği, idare tarafından davacılara 32.640,65 TL nakdi tazminat teklif edildiği ve davacılar tarafından sulhname tasarısının imzalanmadığı göz önüne alındığında, idarece belirlenen bu tazminatı alma hakları saklı kalmak kaydıyla bunun dışında herhangi bir tazminata hükmedilmesine olanak bulunmadığından davanın maddi tazminata ilişkin kısmının reddine karar verilmesi gerektiği, manevi tazminat talebine ilişkin olarak, ...'nın PKK/KCK terör örgütü mensuplarınca kafasından vurulmak suretiyle genç yaşta öldürüldüğü, davacıların manevi kayıplarını bir nebze giderebilmek için müteveffanın eşi ... için 20.000,00 TL, oğlu ... için 20.000,00 TL, anne ve babası olan ... ile ... için ayrı ayrı olmak üzere 10.000,00 TL ve kardeşi ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 65.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle maddi tazminat talebinin (5233 sayılı Kanun uyarınca idarece belirlenen tazminat hakkı saklı kalmak üzere) reddine, manevi tazminat talebinin ise 65.000,00 TL'lik kısmının kabulüne, söz konusu tutarın davalı idareye yapılan başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; kararın, maddi tazminata ilişkin kısmı ile davacı ... lehine hükmedilen manevi tazminata ilişkin kısmının kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı, ..., ..., ... ve ... için takdir edilen manevi tazminat yönünden, tam yargı davalarının niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın ağırlığını ortaya koyacak miktarda olması gerektiği, bu durumda, davacıların yakını ...'nın terör örgütü mensuplarınca öldürülmesi nedeniyle, müteveffanın eşi ... ve çocuğu ... için ayrı ayrı 75.000,00 TL, annesi ... ve babası ... için ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 190.000,00 TL manevi tazminatın davalı idare tarafından davacılara ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davacıların maddi tazminata yönelik istinaf istemlerinin, davalı idarenin istinaf isteminin ve davacılardan ... için takdir edilen manevi tazminata yönelik davacıların istinaf isteminin reddine, ..., ... ... ve ... için takdir edilen manevi tazminata ilişkin kısım yönünden davacıların istinaf başvurularının kabulüne, kararın bu kısmının kaldırılmasına, müteveffanın eşi ... ve çocuğu ... için ayrı ayrı 75.000,00 TL, annesi ... ve babası ... için ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 190.000,00 TL manevi tazminat isteminin kabulüne, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, kabul edilen 190.000,00 TL'nin davalı idare tarafından idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, bilirkişi incelemesi yapılarak genel hükümlere göre maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği, hükmedilen manevi tazminatın duyulan acı ve eleme kıyasla yetersiz olduğu, aleyhe hükmedilen vekalet ücretinin hukuka aykırı olduğu, davalı idare lehine maktu vekalet ücretinin üzerinde vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği iddialarıyla; davalı idare tarafından, olay nedeniyle idarelerinin sorumluluğunun bulunmadığı, 5233 sayılı Kanun'da manevi tazminatın düzenlenmediği, manevi tazminata faiz işletilemeyeceği, idarelerinin harçtan muaf olduğu iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca karşılıklı olarak temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davacıların temyiz isteminin kısmen kabulü kısmen reddi; davalı idarenin temyiz istemin reddi ile temyize konu kararın davacıların manevi tazminat istemine yönelik kısmının onanması, maddi tazminat istemine yönelik kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacılar tarafından, yakınları ...'nın 07/01/2016 tarihinde Hakkari ili, Yüksekova ilçesinde terör örgütü mensuplarınca öldürülmesi olayında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararın karşılanması talebiyle 03/11/2016 tarihinde İçişleri Bakanlığına başvurulmuş, başvuru 14/11/2016 tarihli yazı ile Hakkari Valiliğine iletilmiş, akabinde bakılan dava açılmış, yargılama süreci devam ederken Hakkari Valiliği 2 No'lu Zarar Tespit Komisyonunun 02/12/2016 tarihli kararı ile mirasçılık belgesinde ...'nın ölümü ile miras meselesinin 4 pay kabul edildiği, 1 payın müteveffanın eşi ..., 3 payın ise çocuğu ...'ya ait olduğunun görüldüğü, olayın 5233 sayılı Kanun kapsamında kaldığının değerlendirildiği belirtilerek ölüm için 32.640,65 TL'nin mirasçıların payları oranında ödenmesi yönünde öneride bulunulmuş, davacılar tarafından anılan tutarın kabul edilmemesi üzerine sulh olunmayarak uyuşmazlık tutanağı tanzim edilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 17/07/2004 tarihinde kabul edilip, 27/07/2004 tarih ve 25535 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un, 1. maddesinde, ''Bu Kanunun amacı, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir.''; 2. maddesinin 1. fıkrasında, ''Bu Kanun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsar.''; 12. maddesinde, "Komisyon, doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile yaptığı tespitten sonra 8 inci maddeye göre belirlenen zararı, 9 uncu maddeye göre hesaplanan yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerindeki nakdî ödeme tutarını, 10 uncu maddeye göre ifa tarzını ve 11 inci maddeye göre mahsup edilecek miktarları dikkate alarak, uğranılan zararı sulh yoluyla karşılayacak safi miktarı belirler. Komisyonca, bu esaslara göre hazırlanan sulhname tasarısının örneği davet yazısı ile birlikte hak sahibine tebliğ edilir. Davet yazısında hak sahibinin sulhname tasarısını imzalamak üzere otuz gün içinde gelmesi veya yetkili bir temsilcisini göndermesi gerektiği, aksi takdirde sulhname tasarısını kabul etmemiş sayılacağı ve yargı yoluna başvurarak zararının tazmin edilmesini talep etme hakkının saklı olduğu belirtilir. Davet üzerine gelen hak sahibi veya yetkili temsilcisi sulhname tasarısını kabul ettiği takdirde, bu tasarı kendisi veya yetkili temsilcisi ve komisyon başkanı tarafından imzalanır. Sulhname tasarısının kabul edilmemesi veya ikinci fıkraya göre kabul edilmemiş sayılması hâllerinde bir uyuşmazlık tutanağı düzenlenerek bir örneği ilgiliye gönderilir. Sulh yoluyla çözülemeyen uyuşmazlıklarda ilgililerin yargı yoluna başvurma hakları saklıdır.'' hükümleri bulunmaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A) Temyize Konu Kararın Davacıların Manevi Tazminat İstemine Yönelik Kısmının İncelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın davacıların manevi tazminat istemine yönelik kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. B) Temyize Konu Kararın Davacıların Maddi Tazminat İstemine Yönelik Kısmının İncelenmesi: Dava konusu olayın terör eylemi olduğu, uyuşmazlığın maddi tazminata yönelik kısmının sosyal riskin yasalaşmış hali olan 5233 sayılı Kanun kapsamında çözümlenmesi gerektiği yönündeki değerlendirmeler Dairemizce yerinde görülmüştür. Bununla birlikte davacılar tarafından vefat nedeniyle ortaya çıkan maddi zarar için Zarar Tespit Komisyonunca teklif edilen meblağ kabul edilmeyerek uyuşmazlık tutanağı düzenlendiği ve bakılan dava dışında anılan tutarın elde edilme olanağının kalmadığı gözetilerek davacıların maddi zararının karşılanabilmesi için 5233 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik uyarınca maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken anılan kısım yönünden maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesinde ve bu kısma yönelik istinaf başvurusunun reddedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. Öte yandan 5233 sayılı Kanun uyarınca tazminata hükmedilirken dosyada mevcut bulunan veraset ilamı uyarınca hak sahipleri belirlenerek davacıların maddi tazminat isteminin karşılanması gerektiği açıktır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE; davalı idarenin temyiz istemin REDDİNE, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacıların manevi tazminat istemine yönelik kısmının ONANMASINA, maddi tazminat istemine yönelik kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 25/09/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.