10. Hukuk Dairesi 2024/12422 E. , 2025/7517 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/265 E., 2024/1348 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 15. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/164 E., 2022/607 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından h
**10. Hukuk Dairesi 2024/12422 E. , 2025/7517 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/265 E., 2024/1348 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 15. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/164 E., 2022/607 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının meslek hastalığına yakalandığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği hastalık ile çalıştığı pozisyon arasında illiyet bağı kurulamayacağından haksız talepli davanın reddi gerektiğini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı işverene hizmet akdiyle çalışan davacı işçi ...'nin 12.06.2012 günü işe başlama tarihinden itibaren 2 sene sonra meslek hastalığına yakalandığını, hastalığın meydana gelmesinde davalı işverenin %85, kaçınılmazlık faktörünün ise %15 ve davacının ise kusurunun bulunmadığı, hesaplanan maddi tazminat miktarından SGK gelirlerinin rücuya tabi kısmı tenzil edilmek suretiyle toplam 426.026,77 TL maddi tazminat sorumluluğu bulunduğu, ayrıca kusurlu bulunan davalının olayın meydana gelmesinden, davacının duyduğu elem ve ızdırap nedeniyle manevi tazminat sorumluluğu bulunduğu sonuç ve kanaatine varılarak; 1-Maddi tazminat yönünden davanın kabulü ile 462.026,77 TL'nin 18.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile 50.000,00 TL'nin 18.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Sosyal Güvenlik Kurumu hizmet cetveline göre; davacının 12.06.2012-17.03.2020 tarihleri arasında 1080439 işyeri sicil numaralı davalıya ait işyerinden hizmet bildiriminin yapıldığı, Yüksek Sağlık Kurulu tarafından davacının % 14 oranında sürekli işgöremezliğe uğradığının belirlendiği, tarafların sürekli işgöremezlik oranına itirazda bulunmadığı anlaşıldığından bu oran üzerinden sonuca gidilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu olay ile ilgili Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından 07.07.2017 tarihli "İnceleme Raporu" tanzim edildiği, raporda; davacı ...'nin 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 4/a maddesine göre sigortalılık niteliğini haiz olduğu, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 05.01.2017 tarihli ve 02/155 sayılı Kararı'nda düzeltme kaydıyla maluliyet oranının %14 olduğu kararının verildiği, işverenin %100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, 30.09.2021 tarihli kusur bilirkişi raporunda davalı işverenin %85 oranında kusurlu olduğunun, %15 oranında kaçınılmazlık faktörünün etkili olduğunun, davacıya kusur atfedilemediğinin belirtildiği, yapılan tespitin dosya kapsamına, iş mevzuatı ile maddi veri ve vakıalara uygun olduğunun değerlendirildiği, ayrıca söz konusu kabul edilen oranın daha lehe olduğu gözetildiğinde davalının bu hususa yönelik istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, dosyanın zarar hesabı için hesap bilirkişisine verilerek bilirkişi hesap raporu alındığı, bilirkişi tarafından yerleşik uygulamaya uygun bir şekilde %15 olarak belirlenen kaçınılmazlık faktörünün %60'ına isabet eden %9'luk oran işverenin kendi kusur oranına eklenerek sonuca gidildiği, hükme esas alınan hesap bilirkişisinin "TRH 2010" yaşam tablosunu esas alarak hazırladığı 14.03.2022 tarihli raporunda tespit edildiği üzere; dava konusu meslek hastalığı nedeniyle %14 sürekli işgöremezlik derecesi olan davacının, SGK tarafından bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin davalının kusur oranına göre mahsubu sonrasında, davalı işverenin %85 + (%15'in %60'ı) %9 = %94 kusur oranına göre yapılan hesaplamada 462.026,77-TL karşılanmayan zararının olduğunun belirlendiği, olayın özellikleri, meslek hastalığının meydana geldiği tarih, ülkenin ekonomik ve sosyal koşulları, hakkaniyet ilkesi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusur durumu, manevi tazminatın amacı, kapsamı ve caydırıcılık uyandıracak miktarda olması gerekliliği ve tüm dava dosyası kapsamı dikkate alınmak sureti ile davacı lehine takdir edilen 50.000,00-TL manevi tazminat miktarının manevi tazminatın kapsam ve amacına uygun olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a.Davacının sürekli iş göremezlik derecesinin Yüksek Sağlık Kurulu tarafından %14 olarak belirlendiğini, dosyanın maluliyet oranının belirlenmesi adına öncelikle Adli Tıp Kurumu’na sevki gerekirken; Mahkemece dosya kapsamında maluliyet oranının belirlenmesi adına herhangi bir rapor aldırılmadığını ve Yüksek Sağlık Kurulu Raporuna istinaden hüküm tesis edildiğini, b.Müvekkili şirket tarafından alınabilecek tüm önlemlerin alınmış olduğunu, bu kapsamda herhangi bir kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, c.Müvekkili şirketin sorumlu olduğu belirtilen 462.026,77-TL’nin hangi somut kalemlerin dayanağı olduğunun belirtilmesi gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, meslek hastalığına uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.