11. Ceza Dairesi 2024/5302 E. , 2025/4378 K. MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/2412 Değişik iş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 07.02.2023 tarihli ve 20…
**11. Ceza Dairesi 2024/5302 E. , 2025/4378 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/2412 Değişik iş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 07.02.2023 tarihli ve 2023/32451 Soruşturma, 2023/20738 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci İstanbul Anadolu 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 28.07.2023 tarihli ve 2023/2412 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 28.07.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2024/4662 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/97729 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/97729 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Benzer bir olayla ilgili Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 09/09/2014 tarihli ve 2013/28111 esas, 2014/14145 karar sayılı ilâmında yer alan ''Katılan firma ile haklarında Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verilen ...ve ...’nın ortak ve yetkilisi oldukları ... İnşaat Ltd. Şti. arasında ... 18. Noterliği'nde 10.11.2006 tarih ve 41691 yevmiye numaralı finansal kiralama sözleşmesi yapılıp sözleşme konusu bir adet ... marka kanal .../yükleyici makine taraflara teslim edilmiş, katılan firma tarafından 11.02.2008 tarihli ihtarname ile sözleşme fesh edilip buna ilişkin tebligat ... İnşaat Ltd. Şti. yetkilerine tebliğ edilmesine rağmen kiralama konusu malın iade edilmediği, bu sebeple firma ile yetkilileri aleyhlerinde ... 19. İcra Müdürlüğü'nün 2009/258 talimat sayılı evrakı ile yapılan haciz işleminde de aracın bulunamadığı, firma yetkilisi olan sanığın aracı iade etmemek sureti ile atılı suçu işlediği iddia edilen olayda, aracın sözleşmeden kaynaklanan iade zorunluluğuna rağmen, ödeme planına uygun olarak kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle finansal kiralama sözleşmesinin katılan şirket tarafından feshedilerek; feshin ihbarı ve teslim ihbarnamesinin tebliğinden sonra geçen süreye ve mahkeme kararlarına rağmen iade edilmediğinin anlaşılması sonucu sanığa üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun yasal unsurları itibariyle oluştuğu gözetilmeden, sanığın mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatına karar verilmesi,'' şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, şüphelilerin yetkilisi olduğu şirket ile müşteki şirket arasında düzenlenen kira sözleşmesine istinaden 85 adet akıllı telefon ve 45 adet ekran ve televizyonun şüphelilerin yetkilisi olduğu ... Depolama Lojistik Hizmetler Anonim Şirketi isimli şirkete kiralandığı ve teslim edildiği, borcun süresinde ödenmemesi ve sözleşmeye aykırı hareket nedeniyle müşteki şirket tarafından ihtarname ile sözleşmenin feshedildiği, ancak Gebze İcra Müdürlüğünün 29/09/2022 tarihli ve 2022/4943 talimat sayılı ihtiyati haciz tutanağı ve İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğünün 30/09/2022 tarihli ve 2022/323 talimat sayılı ihtiyati haciz tutanakları içeriğine göre de, kiralanan makinelerin yerinde olmadığının tespit edildiği ve şüphelilerin kiralama konusu makineleri müşteki şirkete iade etmediğinden bahisle şüpheli hakkında şikayetçi olunması üzerine, anılan Cumhuriyet Başsavcılığınca ''kira sözleşmesi süresinin dolmadığı, kira bedellerinin ödenmemesi üzerine makinelerin iade edilmesinin istenildiği ve bu itibarla hukuki ihtilaf niteliğindeki olayda suç unsurunun bulunmadığı" gerekçeleriyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, şüphelilerin beyanlarının alınması, soruşturma konusu olayda müştekinin şikâyet dilekçesinde belirttiği T.C. ... 33. Noterliğinin 05/09/2022 ve 19/09/2022 tarihli ihtarnamelerin usulüne uygun şekilde düzenlenip düzenlenmediği ve şüphelilere tebliğ edilip edilmediği tespit edilip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, herhangi bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, yapılan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; elektronik ve elektrikli eşyaların kiralanması hizmeti veren şikayetçi ... ile ... Depolama Lojistik Hizmetler Anonim Şirketi arasında düzenlenen kira sözleşmesi uyarınca, 130 adet elektronik eşyanın şirket yetkilisi olan şüphelilere teslim edildiğinin, bir müddet sonra kira bedelinin ödenmemesi üzerine ihtarname gönderildiğinin, buna rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığının ve kira sözleşmesinin feshine ilişkin ihbara rağmen şüphelilerin kiralanan ürünleri uhdesinde tutarak şikayetçi şirkete iade etmediklerinin, ihtiyati hacze de gidilmesine karşın teslim edilen cihazların bulunamadığının, iade edilmeyen cihazların satılmış olabileceğinin, bu şekilde şüphelilerin atılı suçu işlediklerinin iddia edilmesi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 18.01.2023 tarihli ve 2023/3833 Karar sayılı yetkisizlik kararından önce şüphelilerin ifadelerinin alınması için ... İlçe Emniyet Müdürlüğüne yazılan 12.01.2023 tarihli müzekkere cevabının beklenmemesi, UYAP üzerinden yapılan incelemede, şüphelilerden ...'un, Sarıyer'de oturduğundan bahisle ifadesinin alınmaması ile diğer şüpheliler ... ve ...'ün, daha önce ifade verdiklerini söylemeleri karşısında; şüphelilerden ...'un ifadesine başvurulması, şüpheliler ... ve ...'ün ifadelerinin getirtilerek incelenmesi, sözleşmenin taraflar arasında düzenlenip düzenlenmediğinin tespit edilmesi, ürünlerin şüphelilere teslim edilip edilmediğinin araştırılması, ihtarnamelerin tebliğ edilip edilmediğinin belirlenmesi, ihtiyati hacze ilişkin tüm dosyaların getirtilerek incelenmesi, onaylı bir suretinin dosya arasına alınması, sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumların takdir ve tayin edilmesi gerekirken; “...kira sözleşmesinin henüz dolmadığı, iadelerin kira bedelinin ödenmemesi sebebiyle talep edildiği, bu itibarla; hukuki ihtilaf niteliğindeki olayda suç unsuru bulunmadığı...“ şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 28.07.2023 tarihli ve 2023/2412 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2025 tarihinde karar verildi.