Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/6034 E. , 2024/6826 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/6034 Karar No : 2024/6826 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, aleyhlerine olan kısımların temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konus
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/6034 E. , 2024/6826 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/6034 Karar No : 2024/6826 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, aleyhlerine olan kısımların temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, özel öğretim kurumunda öğretmen olarak çalışmakta iken kurumunun 667 sayılı KHK uyarınca kapatılması nedeniyle iptal edilen çalışma izninin iade edilerek MEBBİS'te yer alan; "667 sayılı KHK kapsamında kurumu kapatıldı." şerhinin silinmesi talebiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; özel öğretim kurumunun kapatılması hâlinde personelin çalışma izninin iptalinin gerektiğine ve çalışma iznine tabi olarak mesleğini ifa eden personelin çalışma izninin iptal edilmesinin bir sonucu olarak kişiye doğrudan özel öğretim kurumlarında çalışma yasağı getirilmesine ilişkin hükmün bulunmadığı, davacının çalıştığı okulun kapatılması nedeniyle kişiye özel herhangi bir inceleme yapılmaksızın doğrudan çalışma izni iptal edilmek suretiyle özel öğretim kurumlarında çalışmasının yasaklanmasının kanuni dayanağının bulunmadığı, davacının Genelge uyarınca çalışma izninin iptal edilerek özel öğretim kurumlarında çalışmasının yasaklanmasına ilişkin şerhin kaldırılmaması ve söz konusu şerh nedeniyle de tarafına çalışma izni verilmemesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde sebep unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu işlemin, davacının tarafına çalışma izni düzenlenmesi istemi yönünden; ilgili mevzuat hükümleri uyarınca özel öğretim kurumlarında görev yapacak personele ilişkin çalışma izinlerinin söz konusu personellerin sözleşme imzaladığı özel öğretim kurumlarınca kanun ve yönetmelik'te belirlenen usûller çerçevesinde talep edileceği, bu suretle valilikler tarafından onaylanan çalışma izinlerinin, ilgili özel öğretim kurumuna münhasır ve söz konusu özel öğretim kurumuyla akdedilen sözleşme dönemiyle de sınırlı olacağı, dolayısıyla davacı tarafından talep edildiği şekilde genel nitelikte çalışma izni düzenlenmesine olanak bulunmadığı, dava konusu işlemin, davacının adına çalışma düzenlenmesi (bir anlamda genel nitelikte çalışma izni düzenlenmesi) istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, işlemin davacıya özel öğretim kurumlarında bir daha çalışma izni onayı düzenlenmemesi sonucu doğuran kısmı yönünden; davacıya özel öğretim kurumlarında bir daha çalışma izni onayı düzenlenmemesi sonucu doğuran kısmının dayanağının; Milli Eğitim Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı "FETÖ/PDY Terör Örgütü ile Bağlantılı Olduğu Tespit Edilen Kurumlar" konulu Genelgesi' nin 3. maddesinde yer alan; "... bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmeyecek ve MEBBİS üzerinde gerekli bilgiler işlenecektir." hükmü olduğu, Genelge'nin bu kısmının Danıştay Sekizinci Dairesinin 14/06/2023 tarih ve E:2017/4405, 2023/3101 sayılı kararıyla iptal edildiği, bireysel işlemin bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarelerin istinaf başvurusunun, kararın, dava konusu işlemin, davacıya özel öğretim kurumlarında bir daha çalışma izni onayı düzenlenmemesi sonucu doğuran kısmının iptaline ilişkin kısmı yönünden belirtilen gerekçeyle reddine, istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; davacının tarafına çalışma izni düzenlenmesi isteminin reddine dair işlemin iptaline ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, davacının çalıştığı kurumun 667 sayılı KHK ile kapatıldığı, davacının kapatılan kurumdaki çalışması nedeniyle çalışma izninin iptal edildiği, hakkında tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İLGİLİ MEVZUAT: 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişiler tarafından açılacak özel öğretim kurumlarına kurum açma izni verilmesi, kurumun nakli, devri, personel çalıştırılması, kurumlara yapılacak mali destek ve bu kurumların eğitim-öğretim, yönetim, denetim ve gözetimi ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarının; eğitim-öğretim, yönetim, denetim, gözetim ve personel çalıştırılmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir. Bu Kanun, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişilerce açılan özel öğretim kurumları ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarını kapsar." hükmü; "Kurucu/kurucu temsilcisinin nitelikleri ve kurum binaları" başlıklı 4. maddesinde; "(Değişik 1. fıkra: 09.05.2018 - 7141 S.K/Madde 11) Özel öğretim kurumlarının gerçek kişi kurucularında, tüzel kişi kurucularının yönetim organlarında, kurucu temsilcilerinde ve personelinde; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ya da affa uğramış olsa bile Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında işlenen suçlardan ceza almamış olması veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, (Anayasa Mahkemesi'nin 26/1/2022 tarihli E.2021/117 ve K.2022/10 sayılı kararıyla;"...veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, ..."; "...personelinde..." ve "...anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar..." ibareleri iptal edilmiştir. ) terör örgütlerine ya da Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartı aranır. (…)" hükmü yer almaktadır. 20/03/2012 tarih ve 28239 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin "Görevlendirme" başlıklı 26. maddesinde; kurum müdürlüğünce, çalışma izni verilmesi istenen eğitim personelinin ve diğer personelin bu izne esas olan belgelerini eksiksiz olarak tamamlamak suretiyle evrakı kurumun doğrudan bağlı bulunduğu millî eğitim müdürlüğüne teslim edileceği, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan şartları sağladığının yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucuna ilişkin yetkili makamlardan alınmış belge ile tespit edilen ve diğer nitelik ve şartları uygun bulunanlara (...) 10 gün içinde çalışma izni valilikçe düzenleneceği, valilikten çalışma izni alınmadan personelin işe başlatılamayacağı, "Kurumlarda görevlendirileceklerden istenilecek belgeler" başlıklı 39. maddesinde ise; çalışma izni düzenlenecek eğitim personelinden Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen şartları haiz olduğuna ilişkin yazılı beyanının isteneceği, kurumda görev yapan personelin Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan şartları taşımadığının sonradan tespit edilmesi hâlinde çalışma izni iptal edileceği kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer alan hükümlerden anlaşıldığı üzere; özel öğretim kurumlarında görev almak isteyen personelde aranan şartların ayrıntılı olarak düzenlendiği, bu bağlamda; "terör örgütlerine ya da Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmamak" aranan şartlar arasında sayıldığı görülmekte olup; şartların ilgililerce sağlanıp sağlanmadığına yönelik; güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının çalışma izni onayı düzenlenmeden önce yapılarak özel öğretim kurumda görev almasında sakınca görülmeyenlere -diğer şartları da sağlamaları halinde- çalışma izni onayı düzenleneceği; halihazırda özel öğretim kurumunda görev yapan personel hakkında ise; güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının her zaman yapılabileceği, yapılan inceleme değerlendirme neticesinde şartları taşımadığının sonradan tespit edilmesi hâlinde çalışma izni onayının iptal edileceği açıktır. Bir başka ifadeyle; özel öğretim kurumu personelinde aranacak şartlar mevzuatta sayılmış olup, bu şartların terör örgütlerine üyelikle sınırlı tutulmadığı, esasen ceza yargılamasının ilgi alanında bulunmayan iltisak ve irtibatın varlığı hali de personelin çalışma izninin iptalinin hukuki gerekçeleri arasında sayılmıştır. Dava konusu işlem açısından ise; ... tarih ve ... sayılı "FETÖ/PDY Terör Örgütü ile Bağlantılı Olduğu Tespit Edilen Kurumlar" konulu Genelgesinin 3. maddesi uyarınca 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan kurumlarda çalışmakta olan yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personel hakkında; millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisaki ile bunlarla irtibatının tespitine yönelik bireysel değerlendirme yapılmaksızın, çalışma izin onayları iptal edilerek kişilere özel öğretim kurumlarında bir daha çalışma izni düzenlenmemesine ilişkin işlemlerden kaynaklanan mağduriyetlerin giderilmesine yönelik; Milli Eğitim Bakanlığı'nın ... tarih ve E... sayılı Bakan Olur'u ile uygun görülen ve ... tarih ve E... sayılı işlem ile bütün Valilikler bünyesindeki İl Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderilen yazı uyarınca valilikler bünyesinde oluşturulacak komisyonlarca yapılacak bireysel inceleme neticesinde millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisaki, bunlarla irtibatı olup olmadığının tespiti ile terör örgütlerine üyeliği veya iltisaki, bunlarla irtibatı olmadığı tespit edilen kişiler hakkında, özel öğretim kurumlarında çalışabilmelerinin önündeki engelin kaldırılması öngörülmüştür. Dolayısıyla; uyuşmazlığın esasını, terör örgütü olduğuna ve milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğuna Milli Güvenlik Kurulu tarafından karar verilen ve silahlı terör örgütü olduğu Yargıtayın yerleşik içtihadıyla da kabul edilen FETÖ/PDY ile davacının iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığının tespiti oluşturmaktadır. Bakılan dava bir ceza davası değildir. Bu nedenle işlem tesis edilirken ceza hukuku ilkelerinin ve kurallarının uygulanıp uygulanmadığını işbu davada denetlenme imkanı yoktur. Diğer bir ifadeyle bu davada 'suç ve suçlu bulunma halleri' değil, 5580 sayılı Kanun'a tabi kurumda görev alan kişinin görevine son verilmesini haklı kılan nedenlerin var olup olmadığı denetlenmektedir. Bununla birlikte, davacıda olduğu gibi kimi durumlarda çalışma izni iptal edilenler hakkında başlatılmış ceza kovuşturmaları bulunabilmektedir. İlgililerin ceza yargılamasında terör örgütlerine üyelik veya yardım nedeniyle ceza almaları ve bu cezanın kesinleşmesi halinde, idari yargı mercilerince, başka bir delile ve araştırmaya ihtiyaç duyulmaksızın; çalışma izni onayının iptaline ilişkin işlemin hukuka uygun olduğuna karar verilmesi gerekmektedir. Zira; 5580 sayılı Kanun'a göre "Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan ceza almamış olmak" şartı açısından "terör örgütüne üyelik" unsuru, kesinleşmiş bir mahkeme kararı ile tespit edilmiş olmaktadır. İlgililer hakkında terör örgütü üyeliği kapsamında açılmış olan ceza davalarının derdest yani kesinleşmemiş olması durumunda ise; -velev ki ilk derece ceza mahkemeleri ve istinaf mahkemeleri terör örgütü üyeliği suçunun unsurlarının sabit olduğu gerekçesiyle hüküm kurmuş olsun- masumiyet karinesi nedeniyle idari yargı mercilerinin söz konusu cezayı dayanak alarak karar vermesi mümkün görülmemektedir. Bununla birlikte, ceza kovuşturmasının devam ediyor olması ya da davacı hakkında verilen mahkumiyet kararının kesinleşmemiş olması, 5580 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca çalışma izni onayının iptaline ilişkin işlemin iptali istemiyle idari yargı mercileri nezdinde açılan davanın görülmesini engellemeyecektir. Bu bağlamda; ilgililer hakkında ceza yargılaması kapsamında yapılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi veya üyelik/yardım etme suçlamalarıyla açılan ceza davalarında beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi kararlar verilmiş olsa dahi, idari yargı yerinin irtibat ve iltisak unsurları yönünden de işlemi incelemek zorunda olduğundan, davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir. Çünkü; 5580 sayılı Kanun'un 4. maddesinde çalışma izni onayı verilmesi ya da şartları sağlamadığı sonradan anlaşılması nedeniyle halihazırda çalışma izni onayının iptali ne ilişkin gerekçe, sadece mevcut üyelikle sınırlı tutulmamış, ceza yargılamasının ilgi alanında bulunmayan iltisak ve irtibat halleri de anılan işlemlerin gerekçeleri arasında sayılmıştır. Anayasa Mahkemesince; iltisaklı kavramının kavuşan, bitişen, birleşen; irtibatlı kavramının ise bağlantılı anlamına geldiği belirtilmiş, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamlarının yargı içtihatlarıyla belirlenebilecek durumda olduğu, iltisak ve irtibat kavramları açısından yapılacak değerlendirmenin ise kişilerin cezai sorumluluğun bulunup bulunmadığından bağımsız olarak sadece kişinin kamu görevine iade edilmesinin uygun olup olmadığı yönünden yapılacak bir incelemeden ibaret olacağı vurgulanmıştır. (E:2018/89, K:2019/84, T:14/11/2019, P:30, R.G 13/02/2020 / 31028 ) Dosyanın incelenmesinden; davacının, İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesi, Özel Gönül Uçar Ortaöğretim Kız Öğrenci Yurdu'nda çalışmaktayken kurumun 667 sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılması üzerine çalışma izninin iptal edildiği, davacı tarafından 09/01/2023 tarihli dilekçe ile davalı idareye başvurularak MEBBİS kaydında "667 sayılı KHK kapsamında kurumu kapatıldı" kaydının silinerek, İngilizce öğretmeni olarak çalışabilmek üzere çalışma izninin geri verilmesinin talep edildiği, davalı idarece başvurunun zımnen reddi üzerine davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta; ... Ağır Ceza Mahkemesince davacının "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan yapılan yargılamasında, ... tarih ve E:...; K:... sayılı kararıyla; davacı ...'in yargılama aşamalarda alınan savunmalarında özetle; üniversite öğrencisi olduğu dönemde örgüte bağlı evlerde kalmaya başladığını, BTM (Bölge Talebe Mesulü) olarak 4 evden sorumlu olduğunu, örgüt içerisinde, serrehber, BLM (Bölge Lise Mesulü), BBTM (Büyük Bölge Talebe Mesulü-beylikdüzü Bölgesi) ve imam hatip mesulü şeklinde görevler aldığını, kod adı kullanmadığını, telefonuna ByLock programı yükleyerek örgüt içi iletişim amacıyla kullandığını, eşiyle örgüt içi katalog evlilik yaptığını beyan ettiği, örgüt ile ilişkilerini kabul ettikleri ve örgütsel manada tanıdıkları kişilere ilişkin isimler verdikleri, buna ilişkin teşhis işlemlerinin yapılmış olduğu, dinlenen tanıkların beyanlarının sanık beyanlarıyla örtüştüğü, örgüt içerisindeki faaliyetleri, münhasıran FETÖ silahlı terör örgütü için oluşturulan ve mensuplarınca kullanılan ByLock'u örgütün hiyerarşik yapısı kapsamındaki haberleşmesinde gizliliği temin etmek için kullandığının bilimsel ve teknik verilerle tespit edildiği, örgüt içi katalog evlilik yaptığı, örgüt liderinin talimatına uyarak Bank Asya hesabına para yatırdığı, davacının eylemlerinin silahlı terör örgütü üyeliği için aranan hiyeraşik -organik bağ, çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk kriterlerine uyduğu, silahlı terör örgütü üyeliği suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğu, rızasıyla örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu, örgütle organik bağ kurup faaliyetlerde bulunmak suretiyle "FETÖ silahlı terör örgütü üyesi olma" suçunu işlediğinin sabit olduğu, ancak; davacının etkin pişmanlık göstererek örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verdiği dikkate alınarak 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK'nın 231. maddesi koşulları oluştuğundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın itiraz edilmeden 06/04/2023 tarihinde kesinleştiği görülmektedir. Dolayısıyla; davacının terör örgütlerine ya da Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatının bulunduğu kanaatine ulaşılmış olup; davacı hakkında 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılması, CMK'nın 231. maddesi koşulları oluştuğundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, doğrudan davacının özel öğretim kurumlarında çalışmasının önündeki engeli kaldırmayacaktır. Öte yandan; Anayasa Mahkemesi'nin 20/01/2022 tarih ve 31731 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 26/04/2021 tarih ve E:2018/18; K:2021/45 sayılı kararında; "...tedbire muhatap her bir kişi açısından irtibatlı ya da iltisaklı olmak, kamu görevinden çıkarma nedeni olarak kabul edilebilir. Bunun yanında bir örgüt ya da gruba üye veya mensup olmanın evleviyetle söz konusu örgüt veya grupla irtibatlı veya iltisaklı olmayı gerektirdiği açıktır. Başka bir ifadeyle terör örgütü ya da millî güvenliğe aykırı faaliyette bulunan yapı ya da gruba üye veya mensup olanların öncelikli olarak o örgüt ve grupla irtibatlı veya iltisaklı olduğu kabul edilmelidir." değerlendirmesine yer verilmiştir. Bu itibarla; dava konusu işlemde hukuka aykırılık; işlemin iptali yolunda verilen Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun reddine (gerekçesi değiştirilerek) ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının temyize konu kısmının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak 13/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.