8. Hukuk Dairesi 2021/11007 E. , 2023/3973 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1194 E., 2020/108 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/76 E., 2018/551 K. Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafın…
**8. Hukuk Dairesi 2021/11007 E. , 2023/3973 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1194 E., 2020/108 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/76 E., 2018/551 K. Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... vekili dava dilekçesinde; vekil edeni olan davacının ... ili Arnavutköy ilçesi Yassıören Köyünde kain 296 parsel sayılı taşınmazı zilyet olarak yaklaşık 40 yıldır malik sıfatıyla kullandığını, taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında tescil dışı alan olarak bırakıldığını, tescil dışı bırakılan bu alan davacı tarafından imar ve ihya edilmek sureti ile tarım arazi niteliği kazandığını, taşınmazın 1/1000’lik imar palanının olmadığı bir bölgede olup, herhangi bir imar uygulaması yapılmadığını, taşınmazın tarla vasfında olduğunu ve davacı tarafından imar ihya edilmek suretiyle bugünkü halini aldığını belirterek, taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili 23.08.2018 havale tarihli dilekçesiyle; davanın reddini savunarak, taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir. 2. Diğer davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın reddine, ... ili Arnavutköy ilçesi Yassıören Köyünde kain fen bilirkişisinin 13.11.2017 tarihli raporunda ve krokisinde T harfi ile taralı olarak gösterilen 9.329,00 m2 lik alanın son ada son parsel numarası verilerek orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda 3302 sayılı 31.08.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanuna (3302 sayılı Kanun) göre orman kadastrosu yapıldığı ve yerin orman sınırları içine alındığının belirtildiğini ancak bu tespitin hatalı olduğunu, 1995 yılında yapılan 3302 sayılı Kanun kapsamındaki orman kadastrosunun yasanın da belirttiği üzere, orman kadastrosunun hiç yapılmadığı ve 2/B çalışmalarına başlanmamış yerler açısından hüküm ifade etmediğini, aynı yere Devlet tarafından iki defa kadastro yapılmasının ve bu iki kadastro çalışması arasında çelişki oluşmasının mümkün olmadığını, 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) ve 2/B düzenlemesinin tamamen daha önce orman kadastrosu yapılmayan yerler açısından hüküm ifade ettiğini, oysa dava konusu taşınmazın, 1941 yılında yapılan 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) kapsamındaki kadastroda orman olmadığının tespit edilip kesinleştiğini, bilirkişilerce yapılan koordinat incelemesinin de hatalı olduğunu, daha önce yapılan kadastro çalışmaları ve aplikasyon krokileri incelendiğinde, dava konusu taşınmazın ve 293, 276, 295, 272 sayılı parsellerin şahıslara ait olduğu ve şahıslarca kullanıldığı tespit edilmiş olmasına rağmen, bilirkişilerce yapılan tespitte dava konusu taşınmazın üç tarafının orman sınırlarında kaldığının belirtildiğini, bu tespitin hatalı olup eksik incelemeye dayandığını, ayrıca bilirkişilerin dava konusu yerin yaklaşık 10 yıldır kullanılmadığını belirttiğini, bu iddiaların hiçbir veriye dayanmadığını, sadece gözlem olarak belirtildiğini, dosyadaki hava fotoğrafları ve yine ... uhdesinde bulunan uydu görüntüleri incelendiğinde, dava konusu taşınmazın her yıl ekildiğinin, çayır olarak da kullanıldığının, otların biçilerek saman olarak değerlendirildiğinin görüleceğini, taşınmaz başında dinlenen mahalli bilirkişilerin, dava konusu taşınmazın yıllardır davacı tarafından kullanıldığını ifade ettiklerini, taşınmazın hiçbir zaman orman olmadığını, orman kadastrosunda orman olmadığının tespit edildiğini, ancak tapulama esnasında davacının taşınmaz başında olmaması sebebiyle dava konusu taşınmazın tapulama harici bırakıldığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu yapılan taşınmazın bulunduğu Yassıören Mahallesinde 1978 yılında yapılan tapulama çalışmalarında dava konusu yerin orman olduğu gerekçesiyle 296 parsel numarasıyla tespit harici bırakılmasına, Yassıören (Köyü) Mahallesinde 158 nolu orman kadastro komisyonu tarafından 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulama çalışmaları ile henüz sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu çalışması yapılıp çalışma sonuçlarının 30.05.1997 tarihinde ilan edildiğine, çalışmanın itirazsız olarak 30.11.1997 tarihinde kesinleştiğine, dava konusu tescili istenen taşınmaz Caferçayırı Devlet II ismi ile kesinleşmiş Devlet Ormanı sınırları içerisinde kaldığına, orman sayılan alanların, zilyetlik süresi neye ulaşırsa ulaşsın iktisabının mümkün olmamasına göre İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, deve konusu taşınmazın orman vasfında olup olmadığı ve bu nitelikte değilse, taşınmaz üzerinde davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 17 nci maddeleri ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesi, 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 125,50 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.