(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/4014 E. , 2009/11641 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, 24.02.1994 tarihli Encümen kararı ile Belediye Parkı içerisinde daha önce işletmekte olduğu büfenin…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/4014 E. , 2009/11641 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, 24.02.1994 tarihli Encümen kararı ile Belediye Parkı içerisinde daha önce işletmekte olduğu büfenin önündeki 100 metrekarelik alanın kendisine tahsis edildiğini, bu alanı ihya ettiğini, 25.05.2006 tarihli Encümen kararı ile kendisine yapılan tahsisin iptal edilerek başkasına tahsis edildiğini, yaptırdığı tespite göre büfe dahil işletmenin değerinin 6.500YTL olarak belirlendiğini, kardan mahrum kaldığını ileri sürerek, 6.500YTL işletme değeri ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000YTL olmak üzere toplam 7.500YTL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 350YTL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle davalıdan tahsiline,davalıda kaldığı kabul olunmakla birlikte ekonomik değeri olmayan güneş şemsiyesi için karar verilmesine yer olmadığına,fazlaya ilişkin talebin ve mahrum kalınan kar talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-HUMK.nun 381.maddesi gereğince mahkeme, hazır olan tarafların iddia ve savunmalarını dinledikten sonra yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Kararın tefhimi en az, aynı yasanın 388. maddesinde belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. HUMK.nun 388/son maddesi gereğince de istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Yine aynı kanunun 389. maddesinde de hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve 2009/4014-11641