Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/507 E. , 2024/628 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/507 Karar No : 2024/628 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava k
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/507 E. , 2024/628 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/507 Karar No : 2024/628 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu ... Gemi İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinden alınamayan 2004 ila 2006 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen 05/07/2019 tarih ve 1 takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının kanuni temsilci olmadığı 08/01/2010 tarihinde yapılan tarhiyat sonrası uzlaşma üzerine tahakkuk eden amme alacağından sorumlu tutulamayacağı, öte yandan, söz konusu kamu alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin 14/01/2010 tarihinde tebliğ edildiği, bunun dışında zamanaşımını kesen bir sebebin davalı idarece ortaya konulamadığı dikkate alındığında, 31/12/2016 tarihi itibarıyla tahsil zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emri iptal edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Olayda ödeme emrine itiraz sebeplerinin bulunmadığı, asıl borçlu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasından sonuç alınamadığı, şirketten tahsil edilemeyen kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacının 04/10/2002 ila 03/04/2006 tarihleri arasında kanuni temsilcisi olduğu asıl borçlu şirket tarafından 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanunun uyarınca 26/06/2018 tarihinde kamu alacağının yapılandırıldığı ancak ödeme yapılmadığından bahisle söz konusu borcun tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi veya buna bağlı alacakların, kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu ödeme emri içeriği kamu alacağının davacının asıl borçlu şirketteki kanuni temsilcilik görevinin sona erdiği tarihten sonra 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun kapsamında yapılandırıldığı, sözü edilen yapılandırma ile şirketin vergi borçları nitelik değiştirip yeni bir borç haline geldiğinden, yapılandırma ve ihlali sırasında asıl borçlu şirketle ilgisi bulunmayan davacının ödenmeyen kamu alacağından sorumlu tutulmasında hukuka uygunluk bulunmadığından, ödeme emrinin yazılı gerekçeyle iptaline ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddinde sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 16/02/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : Dava, asıl borçlu ... Gemi İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinden alınamayan 2004 ila 2006 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen 05/07/2019 tarih ve 1 takip numaralı ödeme emrinin iptali istenilmiştir. Anayasa'nın 141. maddesinin üçüncü fıkrasında, bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılacağı kurala bağlanmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 24. maddesinde, kararlarda bulunacak hususlar sayılarak, kararlarda kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesinin yer almasının zorunlu olduğu kurala bağlanmış; aynı Kanun'un "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması halinde kararı bozacağı hüküm altına alınmıştır. Danıştay'ın kimi kararlarında belirtildiği gibi, yargılama hukukunda, yargı (hüküm), uyuşmazlığı çözmekle görevli ve yetkili yargı yerinin, yargılama sürecinin sonunda ulaştığı sonuçtur. Yargı yerinin bu sonuca ulaşırken bir gerekçeye dayanması, hem Anayasa'nın, hem de yargılama hukukunun ilkelerinden olup, adil yargılanma hakkının bir gereği olan gerekçeli karar hakkının da güvencesini oluşturmaktadır. Gerekçe, hakimin, önüne gelen uyuşmazlıkla ilgili olarak saptadığı maddi olaylar ile verdiği hüküm arasındaki hukuki değerlendirmedir. Başka bir deyişle gerekçe, maddi olaylar ile hüküm fıkrası arasındaki köprüdür. Gerekçe, aynı zamanda kararın hukuka uygun olup olmadığının denetlenmesine de olanak tanır. Yargı kararlarının mutlaka gerekçeli olması gerektiği yolundaki ilkenin amacı da budur. Bunun yanında kararda, hakimi uyuşmazlığın çözümünde tek başına yargıya götürmeye yeterli bir gerekçe gösterilmiş iken, farklı ikinci bir gerekçeye daha dayanılması, yargı yerinin ilk gerekçeye ve bu gerekçenin sonucu olan yargıya güvensizliğini gösterdiği gibi tarafların aralarındaki uyuşmazlığın adilane bir çözüme kavuşturulduğu konusundaki inançlarını da zedeleyecektir. Ayrıca bu durum hukuki belirlilik ilkesine de aykırılık teşkil edecektir. Öte yandan, birden fazla ve farklı gerekçeyle karar verilmesi, temyiz merciince, kararın ve dayanağı gerekçenin hukuka uygunluğunun denetiminin yapılmasını güçleştirecektir (Danıştay Yedinci Daire, 30/03/2006 tarih ve E.2004/282, K.2006/1032; Vergi Dava Daireleri Kurulu, 13/10/2021 tarih ve E.2020/68, K.2021/1308 sayılı kararları). Bakılmakta olan davada Vergi Mahkemesi, davacının kanuni temsilci sıfatının bulunmadığı 08/01/2010 tarihinde yapılan tarhiyat sonrası uzlaşma üzerine tahakkuk eden ödeme içeriği amme alacağından sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle dava konusu ödeme emrinin hukuka uygun olmadığını tespit ettikten sonra ayrıca bu kez dava konusu ödeme emri içeriği amme alacağının tahsil zamanaşımına uğradığından davacının takibinin yerinde olmadığı, bu yönden de dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesine dayanılarak hüküm tesis edilmiştir. Bu durumda, iki farklı gerekçeye dayanılarak dava konusu ödeme emrinin iptal edilmesi yargılama hukuku kurallarına aykırılık teşkil ettiğinden, temyiz isteminin kabulü ile yazılı gerekçeyle verilen Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair kararın bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.