Başvuru, ceza yargılamasında beraat kararı verilmesine rağmen hukuk mahkemesinin, iddialar doğrultusunda değerlendirme yaparak davayı reddetmesi nedeniyle masumiyet karinesinin, Mahkemece delillerin hatalı yorumlanarak usul ve yasaya aykırı karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının, karar sonucuna göre çalışma imkânının ortadan kaldırılması nedeniyle de çalışma ve sosyal güvenlik hakkının ihlal edildiği iddiaları hakkındadır.
Başvuru, ceza yargılamasında beraat kararı verilmesine rağmen hukuk mahkemesinin, iddialar doğrultusunda değerlendirme yaparak davayı reddetmesi nedeniyle masumiyet karinesinin, Mahkemece delillerin hatalı yorumlanarak usul ve yasaya aykırı karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının, karar sonucuna göre çalışma imkânının ortadan kaldırılması nedeniyle de çalışma ve sosyal güvenlik hakkının ihlal edildiği iddiaları hakkındadır. Başvuru, 18/4/2013 tarihinde Adana İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvuruda, Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 31/7/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 6/11/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular 6/11/2014 tarihinde Adalet Bakanlığına (Bakanlık) bildirilmiştir. Bakanlık, görüşünü 9/1/2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş, başvurucuya 15/1/2015 tarihinde bildirilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun, Yatağan Belediyesinde işçi olarak çalışmakta iken uygunsuz ve ahlaka aykırı davranışlarda bulunduğu gerekçesiyle 1/3/2011 tarihinde iş akdi sona erdirilmiştir. Başvurucu hakkında, katılanlara ait köpekle cinsel ilişkiye girmek suretiyle mala zarar verme, kasten yaralama ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından dava açılmış, Yatağan Asliye Ceza Mahkemesinin 28/2/2012 tarihli ve E.2011/73, K.2012/90 sayılı kararıyla; mala zarar verme suçundan beraatine, konut dokunulmazlığını ihlal suçundan 1 yıl 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, kasten yaralama suçundan 500,00 TL adli para cezası (iki kez) ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Karar gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir:“Tüm dosya kapsamına göre; sanığın olay tarihinde, katılana ait evin avlusuna geceden sayılan bir vakitte rızası hilafına girdiği, katılanların güvenlik kamera görüntülerinde sanığı avluda görmeleri üzerine sanığı kovaladıkları, bir süre sonra sanığı yakaladıkları, bu sırada sanığın katılanlara elinde bulunan bıçağı sapladığı, böylelikle sanığın üzerine atılı kasten yaralama ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarını işlemiş olduğu iddia, katılanların ilk aşamadan itibaren değişmeyen beyanları, bu beyanlar ile aynı doğrultuda olan hastane raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşılmış olup, sanığın 5237 sayılı TCK'nun 86/2 ve 116/4 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.Her ne kadar sanık hakkında mala zarar verme suçundan kamu davası açılmış ise de; sanığın katılana ait köpeğe yönelik eylemde bulunduğuna ilişkin soyut katılan beyanları dışında, herhangi bir delil elde edilmediği gibi, güvenlik kamera görüntülerinde de sanığın, katılana ait köpeğe cinsel nitelikte bir eylemi olduğuna ilişkin herhangi bir tespit yapılmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı mala zarar verme suçundan beraatine karar vermek gerekmiştir.Her ne kadar sanık savunmasında; katılanlara yönelik herhangi bir eyleminin bulunmadığını savunmuş ise de; katılan T.'nin evinde bulunan güvenlik kemara görüntülerine ilişkin tutanak incelendiğinde ve katılanlara ait hastane raporları dikkate alındığında sanığın savunmasına itibar edilmemiş, sanığın bu savunmayı suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik yaptığına mahkememizce tam olarak kanaat getirilmiştir.Her ne kadar sanık hakkında hükmedilen hapis cezası iki yıl hapis cezasından düşük ise de; sanık hakkında mahkememizin 2008/420 esas ve 2009/83 karar sayılı ilamıyla verilmiş HAGB'li ilamı bulunduğu bu itibar ile sanığın bir daha suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığından, sanık hakkında verilen cezanın TCK'nun 51 maddesi uyarınca ertelenmesine, 5271 sayılı CMK'nun 231/6 maddesi uyarınca kurulan mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına kararları verilmesine yer olmadığına kararı verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” Başvuru dosyasına sunulan belgelerden; davanın, temyiz incelemesi için Yargıtay Ceza Dairesinin E.2015/15475 sırasında kayıtlı olduğu ve henüz sonuçlandırılmadığı anlaşılmıştır. Başvurucu işe iadesine karar verilmesi istemiyle dava açmış, Yatağan Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi sıfatıyla) 16/3/2012 tarihli ve E.2011/90, K.2012/148 sayılı kararıyla, başvurucunun işten çıkarılmasında ispatlanmış haklı nedeninin bulunmadığı, işten çıkarma sebebi olarak ortaya konulan nedenin ispat edilemediği gibi ceza yargılamasında da davacının beraat ettiği, işten çıkarma sebebi olarak ortaya konulan nedenin iş akdi ile ve işin görülmesi ile ilgisinin bulunmadığı, ayrıca savunmasının alınmadığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine ve başvurucunun işe iadesine karar vermiştir. Temyiz üzerine karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 8/10/2012 tarihli ve E.2012/18073, K.2012/21341 sayılı ilamıyla bozulmuş ve aynı ilamda esasa girilerek davanın reddine karar verilmiştir. Yargıtay ilamı 2/4/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş; başvurucu, 18/4/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. B. İlgili Hukuk 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun maddesi şöyledir:“ İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir. Taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlık aynı sürede özel hakeme götürülür. Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Dava seri muhakeme usulüne göre iki ay içinde sonuçlandırılır. Mahkemece verilen kararın temyizi halinde, Yargıtay bir ay içinde kesin olarak karar verir.” 4857 sayılı Kanun’un maddesinin ilgili kısımları şöyledir:“İşverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur. Mahkeme veya özel hakem feshin geçersizliğine karar verdiğinde, işçinin işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarını da belirler. Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir.…İşçi kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. İşçi bu süre içinde başvuruda bulunmaz ise, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur.…” 4857 sayılı Kanun’un maddesinin ilgili kısımları şöyledir:“Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: … Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:…”