12. Ceza Dairesi 2023/1 E. , 2025/4751 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/297 E., 2022/166 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafii, katılanlar vekilleri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün sanıklar müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir …
**12. Ceza Dairesi 2023/1 E. , 2025/4751 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/297 E., 2022/166 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafii, katılanlar vekilleri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün sanıklar müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanıklar müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmedilen cezanın on yıl hapis cezasından aşağı olması nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 318. maddesi gereğince reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 30/1, 85/2, 62/1, 53/6. Maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve 1 yıl süre ile kamu görevi yapmaktan yasaklanmalarına ilişkin kararın, sanıklar müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15.01.2019 tarihli kararıyla soruşturma izni alınması için durma kararı verilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek kovuşturmanın durmasına karar verildiği, bozma ilamına uyan mahkemece sanıklar hakkında TCK'nın 30/1, 85/2, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 1 yıl süre ile kamu görevini yapmaktan yasaklanmalarına karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar ..., ..., ..., ... vekilinin temyiz sebepleri; verilen cezanın eksik ve hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. Katılanlar ..., ..., ... ,..., ... vekili; sanıkların kasten adam öldürmeden sorumlu olmaları gerektiğine, keşif yapılmamasına, bilirkişi raporları çelişkili ifadeler içermesine rağmen yeniden rapor aldırılmamasına, bilirkişi kurulunun oluşumu ve içerisinde emniyet ve asker personelin yer almasının adil yargılanma hakkına aykırılık teşkil ettiğine, askeri disiplin soruşturma dosyası ile Mülki Müfettiş soruşturma dosyasının eki ile tamamının dosyaya getirilmediğine,eksik deliller ile hüküm kurulduğuna, sanıkların delilleri kararttığına, olay yerinde kovanları topladıklarına, yasaklı silahları kullandıklarına, ölenlerin sanıklara ateş etmediklerine, mevziilerin değiştirildiği ya da oynandığına, sanıkların savcılık ifadelerinin olayın olası kastla hareket ettiğini ortaya koyduğuna, mağdur ve müşteki anlatımları dikkate alındığında, sanıkların, dur ihtarında bulunmadıkları, havaya uyarı atışı yapmadıkları, yaralayıcı atışlar yapmak yerine hedef gözetmeksizin öldürmek kastı ile hareket ettiklerine, mahkemenin TCK'nın 30. maddesine göre değerlendirmesinin hatalı olduğuna, ölenler terörist olsa bile, dur ihtarı yapılmaksızın, uyarı atışı yapılmaksızın ve karşıdan ateş edilmeksizin, teröristlerin öldürülmesi durumunda dahi "kasten adam öldürme" suçunun işleneceğine, sanıkların maktulleri terörist sanması ve onları bu şekilde öldürmesinin hata olarak kabul edilemeyeceğine, sanıkların maktulleri terörist sandığını iddia etmelerinin kastlarını olası kast olarak değerlendirilmesi gerektiğine,sanıkların teröristleri de yakalama adalete teslim etme gayreti ile hareket etmedikleri ve hiçbir hukuk kuralına uygun davranmadıklarına, sanıkların silah kullanma yetkilerini Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununu ve bu kanuna bağlı JandarmaTeşkilatı Görev ve Yetkileri Yönetmeliği'nin 39. ve 40. maddelerine yineTürk Silahlı Kuvvetler İç Hizmet Kanunu ile ... uygun davranmadıklarına, sanıkların kasten adam öldürme fiilinden sorumlu tutulmaları gerektiğine, aksi durumda ise olası kast ile sorumlu tutulmaları gerektiğine ilişkindir. Sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri;Sanıkların Dur ihtarında bulunmadığına ilişkin kabulün dosya içeriğine uygun olmadığı, mahkemece Devlet Meteoroloji Genel Müdürlüğünün yazı cevaına göre olay tarihinde sisin olmadığı bulutlanmanın %5 oranında olduğuna dair kabulün doysa içeriğine uygun olmadığı, olay yerinin iğne ve geniş yapraklı ağaçlarla kaplı olup sık orman yapısı nedeniyle uzak görüşe müsait olmadığı, olay sırasında yoğun sis olduğunun dinlenen birçok tanığın beyan ettiği, mahkemece TCK'nın 27/2 ve 30/3 maddelerinin göz ardı edildiği, olayın gerçekleştiği yerin terör olaylarının yoğun olarak yaşandığı bir yer olması, şahısların kıyafetlerinin terör örgütü mensuplarının kıyafetleriyle özdeşleşmesi, olay bölgesinde terörist faaliyetlerin ve terörist faaliyetlerle ilgili telsiz görüşmelerinin tespit edilmiş olması, operasyonel faaliyetlerin duyurulmuş olması ve DUR ihtarına uyulmamış olması nedenleriyle sanıklar hakkında en azından TCK’nın 27/2 ve 30/3 maddelerinin uygulanması gerektiğine, olay yerinde dere yatağından su aktığı, su sesinden dolayı ateş edilen mevziden ölenlerin bulunduğu yere seslenildiğinde suyun şırıltısının sesin duyulmasına ya da duyulmamasına ne derece etki ettiğinin değerlendirilmesi gerektiği, .... Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün 07.05.2009 tarihli yazısında yaylalara çıkacak vatandaşların yaylaya çıkmadan önce Kaymakamlık ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca en yakın Jandarma Komutanlıklarına yönlendirilmesi gerektiği, köy muhtarlarının bölgenin coğrafya ve terör faaliyetleri nedeniyle piknik yapmaya müsait olmadığını vb beyan ettikleri, ambulansla olay yerine intikal eden tanık ...'in beyanında; olay bölgesine geldiklerinde sisin olmadığını, ancak ağaçlık ve sık ormanlık alan yüzünden 10 metre ilerisinin net olarak görünmediğini beyan ettiği,İçişleri Bakanlığı Mülki Müfettişliğince tanzim edilen Araştırma Raporunda, söz konusu müessif olayın, her an terörist unsurlarla temasa geçeceği şartlanmasına maruz kalmış tim mensuplarının vatandaşlarının giysilerinin niteliği, arazi, bitki örtüsü ve hava şartlarının elverişsizliği nedeni ile oluşan algı yanılsaması sonucu meydana geldiğinin belirtildiği, mahkemenin sanıkların görevlerinin gerektirdiği dikkat ve özeni göstermedikleri şeklindeki kabulünün hukuka uygun olmadığı, mahkemece güvenlik gerekçesiyle keşif dahi yapılmadan karar verilmesinin hukuka uygun olmadığı, mahkemece olay yerinde olayın vuku bulduğu mevsim ve saat itibariyle keşif yapılmasına karar verildiği ancak daha sonra bir çok kez güvenlik keşfin ertelenmesine karar verildiği, mahkemece ikinci raporun esas alınmasının hukuka uygun olmadığı, Terörle Mücadele Kanununun Ek 2’nci maddesi göz ardı edilerek karar verildiği, mahkemece hem alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini, hem de verilen cezanın para cezasına çevrilmemesinin hukuka uygun olmadığı, sanık ...'ın maktullere ve mağdura doğrudan ateş etmediği, sadece bölgede bulunan patlayıcıyı patlattığı, Adli Tıp Raporunda da maktüllerin ateşli silah yaralanması nedeniyle öldüklerinin tespit edildiği, sanıklar lehine bozulması isteğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Olay tarihinde ölenler ve mağdurların Hatay ili Hassa ilçesi ...mevkiine kekik toplamak için geldikleri, olay mahallinde kekik toplanacak yere öncelikle araba ile gittikleri, belli bir yol kat ettikten sonra ormanlık ve sarp alanda arabanın yol almayacağını gören ölen ve mağdurların yaya olarak yürümeye devam ettikleri, genişliği 3,5 metre olan patika yolda dağınık şekilde yürüdükleri üzerlerinde koyu renk giysi ve şalvarların olduğu, patika yolda yürüdükleri arazinin sık orman ve sarp olduğu, sanıkların ise bu arazinin de sorumluluk sınırları içinde aralarında bulunduğu...Jandarma Özel harekat tabur komutanlığı 2. Bölük komutanlığında görevli oldukları, sanıklar ... ile sanık ...'un bulundukları mevzide olay yeri inceleme tutanağına göre ölenler ve mağdurları gördükleri ve terörist sanıp ateş ettikleri, diğer sanık ...'ında kendi mevzisinden döşediği mayını patlatıp ateş ettiği, bu ateş sonucu ... ve ...'ın öldükleri, mağdur ...'ın ise yaralandığı, olay mahallinde ölenler ve mağdurlarla yürüyen tanık ...'ın dereye kendini atarak yaralanmadan kurtulduğu olayda, Dosya kapsamındaki iddia, olay yeri inceleme tutanağı, otopsi tutanağı, olay tarihinde olay yeri görgü ve tespit çalışmalarının yapılmasına ilişkin C. Savcılığınca verilen emir ve talimat üzerine olay yeri inceleme ekibinin 28/06/2010 tarihinde tutmuş olduğu tutanak, Meteoroloji Genel Müdürlüğünden dosyaya alınmış müzekkere yazı cevabı, Kriminal raporlar, Jandarma Genel Komutanlığının sanıkların konumuna ilişkin yazı cevabı, tanık beyanları, dosyaya sunulan idari tahkikat ve teftiş raporu ile müşteki mağdur ifadeleri, olayda kullanılan silah ve olay mahallinde elde edilen boş kovanlara ilişkin kriminal raporlar, emanete alınan deliller ve dosyaya sunulan 24/02/2014 tarihli Hukuk fakültesi öğretim görevlisi, Emekli Tuğ General, Emekli Emniyet müdüründen oluşan bilirkişi heyetinin sunduğu rapor ve tüm dosya kapsamından sanıkların operasyon bölgesi olan olay mahallinde kekik toplamak amacıyla olay mahallinde yürüyen maktülleri 34 metre mesafede gördükleri ve üzerlerindeki kıyafetleri ve terörist unsur olarak benzetmesiyle maktül ve mağdurlara dur ihtarında bulunmadan yoğun bir şekilde ateş edip mayın patlattıkları, maktül ve mağdurlardan herhangi bir ateş veya saldırı gelmeden salt bölgenin ormanlık alan ve operasyon bölgesi olması nedeniyle gerekli özeni göstermeden terörist unsurları etkisiz hale getirmek maksadıyla 30/1. maddesi kapsamında tedbirsizlik ve dikkatsizlik ile kendilerinin zimmetinde olan otomatik tüfek ve silahlarla ateş etmeleri sonucu iki kişinin ölümüne bir kişinin yaralanmasına sebebiyet verdikleri mahkemece kabul edilerek sanıkların TCK 85/2. maddesi gereğince olayın vehameti, meydana gelen zararın ağırlığı, sanıkların kusur oranları dikkate alınarak takdiren ve teşdiden cezalandırılmalarına, tüm sanıklar davranışları nazara alınarak haklarında TCK 62. maddesinin uygulanmasına, verilen cezanın sonucu olarak TCK 53/6. maddesi gereğince sanıkların her birinin 1 yıl süreyle kamu görevi yapmaktan yasaklanmalarına karar verildiği, Her ne kadar dosya kapsamında 02/07/2013 tarihli bir hukukçu, emekli jandarma uzman çavuş ve emekli polis memurundan oluşan bilirkişi heyetinin tanzim ettiği rapor ile sanıkların olayda kusurlarının olmadıkları kanaatiyle rapor tanzim edilmiş ise de, öncelikle sanık savunmaları, dur ihtarında bulundukları yönündeki savunmaları, toplanan tüm deliller, tanık beyanları ile çürütülmüş olup olay mahallinde olay tarihinde sisin olmadığı ve bulutlanmanın % 5 oranında olduğu, görüş açısının 50 metrelik mesafeyle belirlendiği yönündeki dosyaya yansıyan devlet meteoroloji genel müdürlüğü yazı cevabı , tüm dosya kapsamından sanıkların zimmetlerine teslim edilen silahların hangi koşulda nasıl ve ne şekilde kullanmaları gerektiğine ilişkin 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu, 211 sayılı İç Hizmet kanunu, 2803 sayılı Jandarma Teşkilat Kanunu, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu, 1481 sayılı Asayişe Müessir Bazı Fiillerin Önlenmesine İlişkin Kanun, 3717 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, 5442 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu, 5271 sayılı CMK ve 5237 sayılı TCK kapsamında sanıkların mülki teşkilata tabi askeri birlik statüsünde bulunan Hatay jandarma özel harekat taburu bünyesinde görev yaptıkları, bu haliyle yukarıda sayılan kanun ve hükümler çerçevesinde yetki ve sorumlulukları olduğu maktül ve mağdurları terörist sanıp dur ihtarında bulunmaksızın ve kendilerine yönelik herhangi bir saldırı ve eylem olmadan sürekli ateş ettikleri ve hata sonucu maktüllerin ölümüne neden oldukları, bu haliyle raporda sanıkların ceza sorumluluğunu kaldıracak ve kaçınılmaz bir hataya düşecek halin bulunmadığı mahkemece kabul edildiğinden sanıkların TCK'nın 30/1. maddesi kapsamında taksirle iki kişinin ölümüne, bir kişinin yaralanmasına sebebiyet verdikleri kabul edilerek dosyaya sunulan 02/07/2013 tarihli rapor, dosya kapsamı ve oluşa uygun görülmediğinden hükme esas alınmadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR Sanıkların, kovuşturma evresinde, aynı müdafii tarafından savunulduğu anlaşılmakta ise de, aynı suçtan yargılanan sanıkların, birbirlerini suçlayıcı ya da çıkar çatışması sonucunu doğurucu farklı savunmalarda bulunmamaları, sanıklar müdafii tarafından da birisinin lehine, diğerinin aleyhine olacak biçimde savunmada zafiyete sebebiyet verilmemesi karşısında, aralarında menfaat çatışması olmadığı anlaşılan sanıkların aynı müdafiinin hukuki yardımından yararlanmalarının savunma hakkının sınırlanması niteliğinde olmadığı anlaşıldığından tebliğnamede bozma öneren (a) nolu görüşe iştirak edilmemiştir. Dosyanın kül halinde ölenler ve mağdura ait elbiseler ile birlikte kesin atış mesafesi tayini için Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine gönderildiği, düzenlenen 21/12/2010 tarihli rapor içeriğine göre incelenmesi istenen emanet eşyaların, daha önce Adana Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından incelendiği, bu inceleme esnasında uygulanan yöntemlerin daha sonra söz konusu giysiler üzerinde aynı amaçla yapılacak olan kimyasal incelemelerde hatalı sonuçlara yol açabildiğinden giysiler üzerinde aynı amaçlı inceleme yapılamadığı ve tekrardan incelenmesi sakıncalı olan emanet eşya ve adli dosyanın iade edildiğinin belirtildiği ve olaydan sağ kurtulan mağdurlar ... ile ...'ın hiçbir aşamada herhangi bir şekilde yakın veya bitişik atışa maruz kaldıklarına dair dosyaya yansıyan bir beyanlarının olmadığı anlaşıldığından tebliğnamede bozma öneren (b) nolu görüşe iştirak edilmemiştir. Katılanlardan ...'ın Uyap sisteminden ulaşılan nüfus kaydına göre 18.10.2016 tarihinde, ...'nın 06.02.2023 tarihinde öldüğü, katılanların ölümü nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 243 üncü maddesi gereğince katılma kararının hükümsüz kaldığı, vekalet ilişkisinin sona erdiği, mirasçılarının ise davaya katıldıkları ve hükmü temyiz ettikleri anlaşılmakla katılanlar vekilinin, katılan ... ve ... yönünden yaptığı temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği reddine karar verilerek yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanıklar müdafiinin ve katılanlar vekillerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; TCK'nın 53/6. maddesinde belirli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet halinde 3 aydan 3 yıla kadar bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınabileceğine karar verilebileceği düzenlenmiş olup mahkemece gösterilen dayanak madde olan TCK'nın 53/6 maddesi kapsamında olmayan şekilde sanıkların 1'er yıl süreyle kamu görevi yapmaktan yasaklanmalarına karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının TCK'nın 53/6. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün hükümden çıkarılması suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2025 tarihinde karar verildi.