8. Ceza Dairesi 2023/2945 E. , 2023/9800 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/237 E., 2023/495 K. SUÇ : Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisini
**8. Ceza Dairesi 2023/2945 E. , 2023/9800 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/237 E., 2023/495 K. SUÇ : Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 27.11.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan açılan davada ek savunma ile başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2016 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 28.03.2023 tarihli kararı ile hükmün seri yargılama usulü uygulanması yönünden bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma üzerine; İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 25.05.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, bipolar hastası olduğu ve bu psikolojik rahatsızlığının dikkate alınarak hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanığın, birlikte yaşadığı müşteki ... ile aralarında çıkan tartışmada müştekiyi tehdit edip balkona çıkarak av tüfeğiyle havaya ateş ettiği, daha sonra tüfekle müştekiye vurarak burnunda kırık oluşacak ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı, polis gelmesi üzerine ismini hayal ürünü olan "Tarık Bakıcı" olarak beyan ettiği, götürüldüğü Polis Merkezi'nde annesinin beyanı ile gerçek kimlik bilgilerinin tespit edildiği iddiasına ilişkindir. 2. Görevlilerce düzenlenen 09.11.2015 tarihli tutanakta, ihbar üzerine olay yerine gidilerek kapı çalındığında kapıyı açan şahsın ismini Tarık Bakıcı olduğunu beyan ettiği, yaralanmış halde olduğu görülen müştekinin kurtarın beni diyerek kaçıp görevlilerin arkasına saklandığı, şüphelinin kullanmış olduğu av tüfeğinin görevlilerce teslim alındığı, Polis Merkezine götürülen şüphelinin, annesinin beyanı üzerine gerçek isminin ... olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir. 3. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 07.03.2023 tarihli kovuşturmaya yer olmadığı kararı ile seri yargılama usulünün sanık tarafından kabul edilmediği belirtilmiştir. IV. GEREKÇE Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 28.03.2023 tarihli bozma ilamında belirtilen ''İftira suçunun özel bir halini düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinde öngörülen "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" suçunun oluşabilmesi için, kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla gerçekte var olan başka bir kişiye ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanması gerekir. Suç soruşturmasına esas eylemlerinin kendisi yönünden sonçsuz kalmasını sağlamak için gerçekte var olmayan hayali bir şahsın kimliğini veya kimlik bilgilerini kullanma eyleminin ise, maddede yazılı suçu oluşturmayacağı, bu eylemin yetkisi bulunan görevlilerce resmi bir belgenin düzenlenmesi sırasında gerçekleştirilmesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinde belirtilen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturması karşısında, olay tarihinde, kasten yaralama suçunu işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine olay yerine giden görevlilere hayali bir kişi olan Tarık Bakıcı'nın adını verdiği, ardından svap alma formunu bu isimle imzaladığı anlaşıldığından, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturduğu'' şeklindeki bozmanın gereği yerine getirilmeden yazılı şekilde kararı verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2023 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2023 tarihinde karar verildi.