5. Hukuk Dairesi 2011/2265 E. , 2011/11668 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini istemine, birleşen dosya ise kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davalarndan dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca ince…
**5. Hukuk Dairesi 2011/2265 E. , 2011/11668 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini istemine, birleşen dosya ise kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davalarndan dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini istemine, birleşen dosya ise kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, bedel tespiti ve tescil davasının kabulüne konusuz kalan tazminat davasının esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalılar (birleşen dosya davacıları) vekili tarafından temyiz edilmiştir. Kamulaştırmasız el atılması nedeniyle açılan tazminat davasından sonra aynı taşınmaza ait kamulaştırma bedelinin tesbit ve tescili davası açıldığından asıl olan kamulaştırma davası olup tazminat davası yönünden davanın konusuz kaldığına dair karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; Bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Alınan raporlar hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki; Dava konusu taşınmaz ile emsallerin zaruret olmadıkça yakın bölgelerden, benzer yüzölçümlü ve değerlendirme tarihine yakın satış tarihli olması ancak, özel amaçlı satışlar olmaması gerekir. Oysa emsallerden iki tanesinin satışı 10 yıl, bir tanesinin satışı 16 yıl önceki satış olup emsal olarak alınamaz. Bu nedenle taraflara yeniden emsal bildirmeleri için süre verilip, bildirilen bu emsaller ve gerektiğinde resen emsal de getirtilerek yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile mahallinde keşif yapılıp, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile geçersiz rapora göre karar verilmesi, Doğru görülmemiştir. Davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 28.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.