3. Hukuk Dairesi 2020/1088 E. , 2020/5729 K. "" MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 19. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş olup, davalı vekilinin istinaf kanun yoluna müracaat etmesi üzerine, bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde dav…
**3. Hukuk Dairesi 2020/1088 E. , 2020/5729 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 19. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş olup, davalı vekilinin istinaf kanun yoluna müracaat etmesi üzerine, bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince duruşma istemli olarak temyiz edilmesi üzerine, duruşma isteminin miktar itibariyle reddine karar verilerek; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; Yılmaz eczanesinin sahibi olarak eczacılık faaliyeti sürdürdüğünü, davalı kurum tarafından 20.01.2016 tarihli yazı ile reçete bedelinin (10.915,12) 5 katı tutarında 54.575,60 TL cezai şart ile 1. kez yazılı uyarı işlemi ve reçete bedelinin iadesi yönünde tebligat yapıldığını, davalı kurumun e-reçete uygulaması nedeni ile teslime dair belge aranmayacağını taahhüt ettiğini, buna göre artık ilacı alanın kimlik numarası ve reçete numarasının sisteme girilmesinin yeterli görüldüğünü, ıslak imza şartından vazgeçildiğini, usulsuz olarak hazırlanmış, şeklen gerçek olsa bile aslen sahte olan bir reçetedeki ilaçların teslim edilmemesinden dolayı cezai şart uygulanmasının mantığa aykırı olduğunu, çünkü olması gerekenin bu ilaçların teslim edilmemesi olduğunu, hasta adına düzenlenen e-reçete içeriğini hazırladığını, hastaya veya reçeteyi getiren kimseye verdiğini, eğer hasta gerçekten reçete almış ve ilaçları almamış ise o takdirde bu reçetenin kötü niyetli kişilerin eline geçmiş olmasından dolayı kuruma karşı sorumlu olması gerektiğini, kesilen cezai şartın fahiş olduğunu, bu nedenle indirilmesi gerektiğini belirterek reçete bedeli ve cezai şarttan kaynaklı borcunun bulunmadığının tespiti ile uyarı işleminin iptaline, menfi tespit isteminin kabul edilmemesi halinde fahiş cezai şartın indirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.