Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/6163 E. , 2024/5661 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6163 Karar No : 2024/5661 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel M…
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/6163 E. , 2024/5661 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6163 Karar No : 2024/5661 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde, 5393 sayılı Kanun'un 49. maddesi kapsamında sözleşmeli biyolog olarak görev yapan davacının, ... tarihinde sona erecek olan sözleşmesinin, 2020 yılında yenilenmemesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının reeskont faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ara kararları ile davalı idareden, biyolog ihtiyacının nasıl karşılandığı, davacı yerine personel alınıp alınmadığı, hizmetine ihtiyaç duyulup duyulmadığı, çalıştığı süre zarfında hangi birimlerde görev aldığı ve işe sınavla alınıp alınmadığının açıklığa kavuşturulmasının istenildiği, söz konusu ara kararına cevaben davalı idarece; son bir yıl içerisinde istihdam edilen biyolog olmadığı, biyolog ihtiyacının hizmet alımı ile karşılandığı, hizmet alımına ilişkin 26/07/2019 tarihli sözleşme imzalandığı, hizmet alımı yoluyla halen çalışmakta olan 4 biyolog olduğu, davacı yerine personel alınmadığı, davacının hizmetine ihtiyaç duyulmadığı ve davacının herhangi bir sınav ve mülakat olmaksızın görevine başladığının belirtildiği, 5393 sayılı Kanun'un 49. maddesinin üçüncü fıkrasında, hangi personelin tam zamanlı yıllık hizmet sözleşmesi ile çalıştırılabileceğinin örnek olarak sayıldığı; ancak, söz konusu personelin uzman ve teknik personel olması gerektiğinin vurgulandığı, bu itibarla sadece uzman ve teknik personel niteliği taşıyanların, 5393 sayılı Kanun kapsamında tam zamanlı hizmet sözleşmesi ile çalıştırılmasının hukuken mümkün olduğu, maliyetin yüksek olması sebebi ile davacının çalıştığı birimin hizmet ihtiyacını hizmet alımı ile karşılaması sebebi ile davacının hizmetine ihtiyaç kalmadığı, bu sebeple davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde kamu yararı, hizmet gerekleri ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davalı idarece, davacının pozisyonunda sözleşmeli personele ihtiyaç duyulmadığı ve davacının yerine yeni personel alımına gidilmediği belirtilmiş ise de, dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden, hizmet alımı yoluyla halen çalışmakta olan 4 biyolog bulunduğu, davacının işgal ettiği pozisyon için personel temini yoluna gidildiği; öte yandan, davacının görevinde yetersizliği veya başarısızlığına dair bir hususun da ileri sürülmediği, davacının hizmetine ihtiyaç duyulmadığının somut bilgi ve belgelerle ortaya konulamadığı ve görevinde yetersiz veya başarısız olduğuna ilişkin herhangi bir tespit bulunmaması hususları bir arada değerlendirildiğinde; davacının hizmet sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemin haklı bir nedene dayanmadığı ve hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle idare mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline ve karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca belirlenen 2.040,00-TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu, davayı vekil vasıtasıyla takip etmeyen davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalı idarenin duruşma istemi yerinde görülmedi ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Kararın, vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmına gelince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararın düzeltilerek onanacağı hükmüne yer verilmiştir. Uyuşmazlıkta; Bölge İdare Mahkemesince, dava konusu işlemin iptali yolunda hüküm kurularak, davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmiş ise de, davacının, davayı vekil aracılığıyla takip etmediği görüldüğünden, lehine avukatlık ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. Bu husus, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık kapsamında olduğundan, hüküm fıkrasında yer alan "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.040,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin, "davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, yukarıda belirtilen şekilde düzeltilerek ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Kullanılmayan ....- TL. yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davalı idareye iadesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 17/12/2024 tarihinde, oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava; ... Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde 5393 sayılı Kanunun 49. maddesi kapsamında biyolog olarak görev yapan davacının, 31/12/2019 tarihinde sona erecek olan sözleşmesinin yenilenmeyeceğine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının reeskont faizi ile ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Belediyelerin norm kadroya uygun şekilde sözleşmeli statüde teknik personel çalıştırabilmesinde takdir yetkisi bulunmakta olup, davalı idaredeki görevi 31/12/2019 tarihinden sonra sona erecek olan davacının sözleşmesinin yenilenmesini zorunlu tutan herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Bu durumda, davacının hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığı ileri sürülerek tesis edilen dava konusu işlemde, idarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına yönelik subjektif bir tespitin de bulunmaması karşısında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki karara katılmıyorum.