7. Ceza Dairesi 2024/23 E. , 2024/12222 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1908 E., 2023/2316 K. SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İlk derece mahkemesi hükmünün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, te…
**7. Ceza Dairesi 2024/23 E. , 2024/12222 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1908 E., 2023/2316 K. SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İlk derece mahkemesi hükmünün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiin temyiz nedenleri; sanığın bir kısım mudilerin imzalarını taklit etmek suretiyle hesaplarından çektiği paraları zimmetine geçirdiğine, ancak bilirkişi raporunda da belirtildiği haliyle imzaların aldatma kabiliyetinin olmadığına, banka içi basit bir inceleme ile ortaya çıkabileceğine, eylemin basit zimmet olarak kabul edilmesi gerektiğine, hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesince, sanığın bir kısım mudilerin imzalarını taklit etmek suretiyle düzenlediği dekontlar üzerindeki imzaların iğfal kabiliyetinin bulunduğunun kabulü ile 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na (5411 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 160 ıncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanık müdafiin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, ilk derece mahkemesinin kabulü ve uygulaması yerinde görülerek hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 1. Türkiye Ekonomi Bankası A.Ş. Tekirdağ şubesinde operasyon yönetici yardımcısı olarak görev yapan sanığın 17.01.2008 - 17.03.2014 tarihleri arası 9 mudinin hesaplarında bir kısım mudilerin imzalarını taklit etmek suretiyle, bir kısım mudiye boş dekont imzalatmak suretiyle 158 adet sahte makbuz ile 620.030,00 TL ve 11.000 euro meblağı zimmetine geçirdiği, 17.03.2014 tarihinde imzasız dekontlar ile banka kasasından açık verecek şekilde bu paraların tamamını tüm mudilerin hesaplarına intikal ettirdikten sonra kendisini ihbar etmesi ile katılan bankaya ait parayı zimmetine geçirdiği iddiasıyla kamu davası açılmış olup; Dairemizin uygulamalarına göre; Zimmetin, banka içi kayıtların olağan bir denetimi, araştırma ve karşılaştırılması suretiyle kesin bir biçimde ortaya çıkarılabilecek durumda olması halinde basit zimmet olarak nitelendirilmesi mümkün olup; Ayrıca, Tediye fişleri kullanılarak banka parasını zimmete geçirilmesinde fiilin, basit ya da nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından; Tediye fişleri bulunamamış ya da bulunan tediye fişlerinde mudi imzası yok ise eylem basit zimmet; Mudi yanıltılarak veya kandırılarak imzalatılan boş bir tediye fişini kullanıp, mudinin bilgi ve talimatı olmaksızın hesabından para çekerek mal edinilmiş ise eylem nitelikli zimmet; Tediye fişine mudi yerine sahte imzalar atmak suretiyle gerçekleştirilen işlemler ile ilgili olarak, fişler üzerindeki sahte imzaların ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılması halinde eylem basit zimmet, sahteciliğin aldatıcılık özelliğinin bulunması halinde ise eylem nitelikli zimmet suçunu oluşturacaktır. Mudilerin bankada bulunan hesap kartonetleri veyahut kartonetlerin mevcut olmaması halinde suç tarihinden önceye ait orijinal imzalı diğer belge asılları dosyaya celp edildikten sonra, mahkeme heyetince mudilerin sahte imzalı tediye fişlerinin aldatma kabiliyeti yönüyle incelenerek denetime imkan verecek şekilde tutanağa geçirilmesi, işlemlerin çokluğu ve duraksama halinde mahkemeye yardımcı olma ve aydınlatma bakımından bankacılık işlemleri konusunda uzman bilirkişi heyetinin görüşüne başvurulup her bir işlem bakımından duraksamaya yer bırakmayacak şekilde, eylemlerin ayrı ayrı basit ya da nitelikli zimmet olup olmadıklarının tespit edilmesi ve neticesine göre karar verilmesi gerekirken, sahte imzalı tediye fişleri ile mudilerin bankada yer alan suç tarihinden sonraki tarihlerdeki imzalarını içeren fişler üzerinden değerlendirme yapılması suretiyle hüküm tesis edilmesi, 2. Söz konusu işlemlerde sanığın bir kısım mudinin imzasını taklit ettiğini beyan ettiği, ancak bu hususta detaylı olarak ifadesine başvurulmadığının anlaşılması karşısında, sanığa açıkça hangi tediye fişlerine imza attığı, hangi tediye fişlerine mudilere boş fişe imza attırarak işlemleri gerçekleştirdiği sorularak gerekirse mudiler dinlenilerek her bir eylem yönünden zimmetin niteliğinin ayrı ayrı tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3. Türkiye Ekonomi Bankası A.Ş. tarafından gönderilen, 09.04.2014 tarihinde adli emanete kaydedilen dava konusu 158 adet tediye fişi asıllarının denetime olanak vermesi açısından dosya arasına alınması gerektiğinin gözetilmemesi, 4. Zimmet nedeniyle oluşan zarar miktarı saptanırken, sanığın katılan bankaya verdiği faiz ve diğer masraflar hariç net zararın, bir başka deyişle mal edinmek maksadıyla sağladığı yararın esas alınması gerektiğinden ve Euro para birimi açısından paranın mudi ...'ın hesabından çekildiği 06.08.2010 tarihindeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası değerinin hesaplanması gerekirken, 17.03.2014 tarihindeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanan miktarın sanığa ödettirilmesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin bilgi amaçlı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,25.12.2024 tarihinde karar verildi.