1. Ceza Dairesi 2023/1619 E. , 2025/860 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/370 E., 2022/989 K. SUÇ : Olası kastla öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hük…
**1. Ceza Dairesi 2023/1619 E. , 2025/860 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/370 E., 2022/989 K. SUÇ : Olası kastla öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2021 tarihli ve 2020/239 Esas, 2021/466 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik olası kastla öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 21/2, 35, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.06.2022 tarihli ve 2022/370 Esas, 2022/989 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçeden yoksun olması, suç vasfında hataya düşülmesi ve eksik ceza tayini eleştirilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; suç vasfında hataya düşüldüğüne, eylemin olası kastla yaralama suçunu oluşturabileceğine, sanık hakkında meşru savunma, meşru savunmada sınırın aşılması ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Dosya kapsamına göre, olay günü ilçede 31 Mart 2019 yerel seçimlerini kazanan siyasi parti adayının öğretmenevinde tebrikleri kabul ettiği sırada, seçimi kazanan adayın yakınları ile seçimi kaybeden adayın yakınlarının ilçe merkezinde kavga etmeye başladığı, olay yerinde bulunan kolluk görevlilerinin kalabalığı dağıtmak amacıyla havaya ateş ettiği, bu sırada seçimi kaybeden adayın özel koruması olan sanığın kalabalık içerisinde bulunan katılana yakın mesafeden tabanca ile ateş ederek sırt bölgesinden yaralayıp kaçtığı, olay yerinde bulunan kolluk görevlilerinin takibi sonrasında sanığın suçta kullandığı silahın ele geçirildiği, olay yerinde dört adet kovan bulunduğu, kriminal rapora göre dört kovanın tek bir tabancadan çıktığı, atış mesafesinin yakın atış niteliğinde olduğu, katılandaki yaralanmanın ... tehlikeye sebebiyet verdiği ve oluşan kemik kırığının hayat fonksiyonlarını orta (2.) derecede etkileyecek nitelikte olduğu belirlenmiştir. Ancak; B. Dosya kapsamına göre, 1. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Anayasa'nın 141 ve 5271 sayılı Kanun'un 34 ve 223. maddelerine atıfta bulunularak İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçeden yoksun olduğuna ilişkin bir tespit yapılmış olmasına rağmen anılan kararın kaldırılıp duruşma açılarak yeniden yargılama yapılmaması, 2. Sanığın olayda kullandığı tabancanın öldürmeye elverişli olması, atışın yakın atış olması, olay yerinde tek bir tabancadan atıldığı belirlenen dört kovan bulunması, isabet ettiği bölge, katılandaki yaralanmanın niteliği, sanığın eylemden sonraki hareketleri dikkate alındığında katılanın isabet almasının mutlak ve kaçınılmaz olduğu ve bu nedenle doğrudan kastla öldürmeye teşebbüs suçunu işlediği anlaşılan sanık hakkında suç vasfında hataya düşülerek olası kastla öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.06.2022 tarihli ve 2022/370 Esas, 2022/989 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiye BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi gereği ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2025 tarihinde karar verildi.