Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/567 E. , 2024/4621 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/567 Karar No : 2024/4621 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Nakliyat İnşaat Otomotiv Turizm Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/567 E. , 2024/4621 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/567 Karar No : 2024/4621 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Nakliyat İnşaat Otomotiv Turizm Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacının, bir kısım maliyetlerinin haksız ve yersiz olduğu yolundaki saptamaları içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak 2018 yılından devreden indirilebilecek katma değer vergisinin azaltıldığı da gözetilerek yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca adına 2018 yılının Temmuz ve 2019 yılının Ocak ila Haziran ile Ağustos ila Eylül dönemleri için re'sen salınan katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı adına düzenlenen vergi inceleme raporunda, en yüksek tutarlı hizmet sattığı firma için hesaplamaya esas alınan ortalama uzaklık verilerinin ne şekilde bulunduğu, servislerin sürekli aynı güzergahı kullanıp kullanmadığı, servise çıkış öncesi ve servis hizmeti bittikten sonra ne kadar mesafe kat ettikleri hususlarının değerlendirilmediği, davacının, hizmet sattığı diğer firmalar için ise satış faturalarının %50'si akaryakıt maliyeti kabul edilmesine rağmen önceki bölümlerinde yer yer bu maliyet oranının altında kalacak şekilde hesaplandığı, hesaplama yöntemlerinin birbiriyle uyumsuz olduğu, öte yandan, stoğunda akaryakıt bulunup bulunmadığı hususunda bir inceleme gerçekleştirilmediği gibi 2018 yılının Temmuz dönemine ilişkin olarak 2019 yılının Temmuz dönemi için tespit edilen sebeplerle yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu cezalı vergi kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı adına yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Servis taşımacılığı işiyle iştigal eden davacı şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda, akaryakıt giderlerinin, faaliyet hacmiyle orantısız olduğu, iki farklı hesaplama yöntemi kullanıldığı, şirket yetkilisine en yüksek tutarlı hizmet sattığı firma için firmadan servis güzergahları ve sefer sayıları ile servis taşımacılığı yapılan araçların türleri ve ortalama yakıt tüketimlerinin sorulduğu, tek yön güzergahı olarak ortalama kaç kilometre mesafe olduğunun belirlendiği ve bu verilerle hizmet verilen firma için olması gereken ortalama yakıt sarfiyatının hesaplandığı, hesaplanırken de kurum temsilcisinin ifadesi ile ... Esnaf Odasından gelen bilgilerin benzer olması nedeniyle temsilci beyanlarının baz alındığı, dur-kalklar, mevsimsel değişiklikler, diğer işler, güzergahta olmayan rotalara giriş çıkışlar gibi olağan halin dışındaki olasılıklar için de %10'luk bir tüketim belirlendiği, bu şekilde dönemlik bazda tüketilecek azami akaryakıt miktarına ulaşıldığı, bu firma dışında hizmet sunulan firmalar için ise şirket yetkilisinin ifadesi doğrultusunda akaryakıt giderlerinin satış faturalarının %45-50 sine tekabül ettiğinden hareketle ve şirketin lehine olacak şekilde akaryakıt giderinin %50 olarak dikkate alındığı, bu iki hesaplama yöntemi ile elde edilen toplam tutar akaryakıt maliyeti olarak kabul edilerek, bu tutarı aşan akaryakıt alım maliyetlerinin beyanlardan çıkarılarak hesaplanması sonucunda yeniden oluşturulan beyan tablosuna göre dava konusu tarhiyatların yapıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetin esas olduğu, muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan ve olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa düşeceği, aynı Kanun'un 134. maddesinde de vergi incelemesinin amacının; ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, saptanması ve sağlanması gerektiği belirtilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık olan şirket yetkilisinin ifadesinin hukuken geçerli bir delil niteliği taşıdığı, davacı şirketin en yüksek tutarlı hizmet sattığı firma için ortalama yakıt tüketiminin kurum temsilcisinin ifadesine göre hesaplandığı ve olağan halin dışındaki olasılıklar için de %10'luk miktarda tüketim belirlendiği, bu firma dışında hizmet sunulan firmalar için ise şirket yetkilisinin beyanın esas alınarak ve şirketin lehine olacak şekilde akaryakıt gideri hesaplandığı, bu iki tutarın toplamının akaryakıt maliyeti olarak kabul edildiği, davacı tarafından aksi yönde bir kanıt da sunulamadığı gözönüne alındığında, yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık görülmediğinden dava konusu cezalı verginin Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle kaldırılmasına ilişkin karara yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki kararın bozulması gerekmiştir. Yeniden verilecek kararda, vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı hakkında değerlendirme yapılması gerektiği de tabiidir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 16/09/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)- KARŞI OY : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar bozulması istenen Vergi Dava Dairesi kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında istemin kabulünü gerektirecek durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.