Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/3045 E. , 2024/827 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/3045 Karar No : 2024/827 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Madencilik Ticaret ve Sanayi A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket t
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/3045 E. , 2024/827 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/3045 Karar No : 2024/827 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Madencilik Ticaret ve Sanayi A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Çanakkale ili, Yenice ilçesi sınırları dahilinde ve uhdesinde bulunan S:... sayılı II-B grubu mermer işletme ruhsatlı sahada, daimi nezaretçi defterinin uygun tutulmadığından bahisle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 10. maddesinin 6. fıkrası gereğince 31.054,00-TL idari para cezası ile tecziyesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; olayda, daimi nezaretçi defterinin Maden Yönetmeliğinin Ek-4'e uygun olarak düzenli şekilde tutulmadığı anlaşıldığından; davacı şirket hakkında daimi nezaretçi defterinin uygun tutulmadığından bahisle, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 10. maddesinin 6. fıkrası gereğince 31.054,00-TL idari para cezası ile tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idare tarafından yapılan tetkik sonucunda herhangi bir usulsüzlük tespit edilmediği, tetkik raporlarının da dosyaya sunulduğu, ancak davaya konu işlemde daimi nezaretçi defterinin usulüne uygun olarak tutulmadığının tespit edildiği, ocak koordinatı, basamak genişliği ve yüksekliği, sahada kaç kişinin çalıştığı gibi elzem bilgilere yer verilmediği gerekçe olarak gösterilse de bu iddiaların mesnetsiz olduğu, lafzi yorumdan da açıkça anlaşılacağı üzere defterde aranan unsurun Ek-4'te belirtilen bilgileri içerecek şekilde düzenlenmesi olduğu, sunulan daimi nezaretçi defterlerinin suretleri incelendiğinde bu unsurlarının tamamının defter kayıtlarında bulunduğu, söz konusu daimi nezaretçi defterinin Maden Yönetmeliği Ek-4'teki şekli sağlamasa da muhteviyat olarak istenene uygun olduğu, aksi kabul mevcutsa sunulan belgelerin uygun bulunmama gerekçelerinin açıkça belirtilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Çanakkale ili, Yenice ilçesi sınırları dahilinde maden ruhsat sahasında davacı şirket adına 11/05/2012 tarihinde S:.. sayılı II (b) Grubu mermer işletme ruhsatı düzenlenmiştir. Davalı idare tarafından 31/10/2018 tarihinde yapılan denetim sonucu düzenlenen teknik raporda daimi nezaretçi defterinin Ek-4'e uygun tutulmadığı tespit edilmiştir. Uyuşmazlık konusu olayda;Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü II-B Grubu Madenler Koordinatörlüğünün ... tarih ve ... sayılı Mahallinde Tetkik ve Değerlendirme Raporu Heyet Görüşünde, ... tarih ve ... sayılı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü oluru ile yapılan denetim sonucu düzenlenen teknik raporda, daimi nezaretçi defterinin Ek-4'e uygun tutulmadığının tespit edildiği belirtilerek Ek-4'e göre "Daimi Nezaretçi Defterinde Rapor Edilmesi Gereken Hususlar" kısmında raporda bahsedilmesi gereken yirmibir maddenin yer aldığı, defterde bunlardan, sahada kaç işçi çalıştığı, üretim yapılan ocak koordinatları, basamak genişliği, yüksekliği, şevler hakkında bilgi, 7. madde izinleri ve benzeri gibi elzem bilgilere yer verilmediği, aynı onaylı sayfada önerilerin altı kapatılmadan ve birden fazla kez denetleme raporu yazıldığı, sonuç olarak daimi nezaretçi defterinin Yönetmeliğin Ek-4'e uygun olarak düzenli şekilde tutulmadığının tespiti yapılmıştır. Bu nedenle, 3213 sayılı Kanun'un 10. maddesinin altıncı fıkrasına istinaden Maden İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle davacı şirketin 31.054,00-TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3213 sayılı Maden Kanunu'nun "Beyan usulü" başlıklı 10. maddesinin 6. fıkrasında, "Daimi nezaretçinin, atandığı ruhsat sahasındaki faaliyetleri düzenli bir şekilde denetleyerek tespit ve önerilerini daimi nezaretçi defterine kaydetmesi zorunludur. Aksi takdirde daimi nezaretçi uyarılır. İkinci kez aynı ruhsat ile ilgili olarak bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda daimi nezaretçi hakkında beşinci fıkra hükümleri uygulanır. Daimi nezaretçi defterini, daimi nezaretçi ile ruhsat sahibi veya vekili imzalar. Defterin ibraz edilmemesi veya düzenli tutulmaması hâlinde, ruhsat sahibine 20.000 TL idari para cezası verilir." hükmüne; "Ruhsat bedeli, cezalar ve diğer yaptırımlar" başlıklı 13. maddesinin 2. fıkrasının ilk cümlesinde, "Arama ruhsatlarında ruhsat taban bedeli 1.000 TL, işletme ruhsatlarında ruhsat taban bedeli 10.000 TL olup, bu bedeller ile bu Kanun gereğince uygulanan idari para cezaları her yıl 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranı nispetinde artırılır." hükmüne yer verilmiştir. Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan 21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Maden Yönetmeliğinin "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelikte geçen;... k) Daimi nezaretçi defteri: Noter tarafından onaylanmış olan, daimi nezaretçi/nezaretçilerinin proje faaliyetlerine ilişkin eksiklik, aksaklık ve önerilerinin yazıldığı, vardiyalı çalışan işletmelerde ise teknik elemanın da ilgili bölümlerini doldurduğu, istihdam edenler ile birlikte imzaladığı Ek-4’de yer alan formata uygun olarak düzenlenen defteri ... ifade eder." düzenlemesine; "Beyan usulü" başlıklı 92. maddesinde, "... (6) Daimi nezaretçinin atandığı ruhsat sahasındaki faaliyetleri düzenli bir şekilde denetleyerek tespit ve önerilerini daimi nezaretçi defterine kaydetmesi zorunludur. Aksi takdirde daimi nezaretçi uyarılır. İkinci kez aynı ruhsat ile ilgili olarak bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda daimi nezaretçi hakkında beşinci fıkra hükümleri uygulanır. Daimi nezaretçi defterini, daimi nezaretçi ile ruhsat sahibi ve faaliyeti gerçekleştiren birlikte imzalar. (7) Daimi nezaretçi defterinin ibraz edilmemesi veya Ek-4’te belirtilen şekilde düzenli tutulmaması halinde, Kanunun 10. maddesinin altıncı fıkrası gereğince işlem tesis edilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan Yönetmeliğin 125. maddesinin (f) bendinde ise, "Daimi nezaretçi, atandığı ve sorumlu olduğu işletmenin faaliyetlerinin projeye uygunluğunu işletme faaliyetinde bulunulan her gün inceleyerek tespitlerini ve önerilerini daimi nezaretçi defterine en az haftada bir kaydetmek zorundadır. Bu süre içerisinde işletmede yeni bir durumun ortaya çıkması halinde bu husus aynı gün deftere kaydedilir...." düzenlemesi; (ı) bendinde ise, "işletme faaliyetlerine ara verildiği dönemlerde ara verilme gerekçesi deftere yazılarak, deftere yukarıda belirtilen sürelerde rapor yazılmaz." düzenlemesi yer almaktadır. Ayrıca, Yönetmeliğin "İdari para cezaları" başlıklı 93. maddesinin 2. fıkrasında "İdari para cezaları ile ilgili bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanır." düzenlemesine yer verilmiş, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 5. maddesinde; "26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümleri kabahatler bakımından da uygulanır. Ancak, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından derhal uygulama kuralı geçerlidir. Kabahat, failin icraî veya ihmali davranışı gerçekleştirdiği zaman işlenmiş sayılır. Neticenin oluştuğu zaman, bu bakımdan dikkate alınmaz." kuralı yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 3213 sayılı Maden Kanununun 10. maddesinin 6. fıkrasında, daimi nezaretçi defterinin düzenli tutulmaması halinde ruhsat sahibine 20.000-TL idari para cezası verileceği hükme bağlanmış olup, aynı Kanunun 13. maddesinin 2. fıkrasında, idari para cezalarının her yıl yeniden değerleme oranı nispetinde artırılacağı düzenlenmiştir. Uyuşmazlıkta, temyize konu kararın cezalandırmaya esas alınan fiilin sübuta erdiğine ilişkin gerekçesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, cezaya esas fiilin hangi tarihte gerçekleştiğinin tespiti uygulanacak idari para cezası miktarı açısından önem taşımaktadır. Olayda; 3213 sayılı Maden Kanunu'na aykırılık teşkil eden eylemi nedeniyle davacıya, işlenen fiilin gerçekleştiği tarihe göre (davacının daimi nezaretçi defterini düzenli tutmaması şeklinde gerçekleşen eylemin 2018 yılına tekabül ettiği) idari para cezası verilmesi gerekirken, dava konusu işlem tarihi olan 2019 yılı için yeniden değerleme oranında güncellenen değerler üzerinden idari para cezalarının kesildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan ceza tutarı dikkate alınmak suretiyle 3213 sayılı Yasa'nın 10. maddesi kapsamında verilen dava konusu idari para cezasında hukuka uyarlık bulunmadığından, davanın reddine dair karara yönelik istinaf istemini reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 22/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.