4. Hukuk Dairesi 2010/9969 E. , 2011/10676 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vd. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 08/01/2009 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/04/2010 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 18/10/2011 duruşma …
**4. Hukuk Dairesi 2010/9969 E. , 2011/10676 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vd. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 08/01/2009 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/04/2010 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 18/10/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine taraflardan kimsenin gelmediği görüldü, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece dava kısmen kabul edilmiş kararı davacılar temyiz etmişlerdir. Davacılar, desteklerinin kullandığı motorsiklete davalının aracıyla çarpması sonucu destek öldüğünden manevi tazminat da istemişlerdir. Davalı taraf, desteğin aniden tali yoldan çıktığını, olayı önleyemediğini, ceza davasının beklenmesi gerektiğini istemin fahiş olduğunu ve hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkeme, davacı eşin 30.000,00 TL. olan manevi tazminat isteminin 2.500,00 TL.lik, davacı çocukların 15.000,00'er TL. olan manevi tazminat istemlerinin 1.500,00'er TL.lik kısmını kabul etmiştir. Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.