4. Hukuk Dairesi 2013/7930 E. , 2014/4082 K. "" MAHKEMESİ : Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 22/11/2012 NUMARASI : 2010/356-2012/973 Davacı A.. B.. vdl. vekili Avukat A.. O.. tarafından, davalı S.. T.. aleyhine 08/06/2010 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 22/11/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar ve davalı vekilleri tarafından süresi içinde …
**4. Hukuk Dairesi 2013/7930 E. , 2014/4082 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 22/11/2012 NUMARASI : 2010/356-2012/973 Davacı A.. B.. vdl. vekili Avukat A.. O.. tarafından, davalı S.. T.. aleyhine 08/06/2010 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 22/11/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar ve davalı vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız eylemden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, işin esası incelenerek istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar, müşterek çocukları olan oğullarının, okulda geç kravat takmasından dolayı müdür yardımcısı olan davalı tarafından dövüldüğünü belirterek, uğramış oldukları zararların giderilmesi isteminde bulunmuşlardır. Davalı, davacıların iddialarının asılsız olduğunu belirterek, usul ve yasaya aykırı olan davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davalının davacı çocuğa yönelik kasten yaralama eyleminde bulunduğu benimsenerek, istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi, ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır.(T.C. Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy. K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır. Dava dilekçesinde; Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okulda müdür yardımcısı olan davalının, geç kravat takmasından dolayı davacıların müşterek çocuklarına yönelik şiddet uyguladığı, kişilik haklarına saldırı teşkil eden söylem ve davranışlarda bulunduğu ileri sürülmüştür. Kamu görevlilerinin görevleri kapsamında yetkisini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zarardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen koşullara uygun olarak, idare aleyhine açılabileceğine göre, somut olayda karşı yana husumet tevcih edilmesi doğru değildir. Şu halde, davanın husumet (taraf sıfatı) yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.