10. Hukuk Dairesi 2023/7882 E. , 2023/10784 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1563 E., 2022/1347 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Adana 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/171 E., 2019/54 K. Taraflar arasındaki prim istirdadı ve idari para cezası nedeniyle faiz alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri taraf
**10. Hukuk Dairesi 2023/7882 E. , 2023/10784 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1563 E., 2022/1347 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Adana 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/171 E., 2019/54 K. Taraflar arasındaki prim istirdadı ve idari para cezası nedeniyle faiz alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ... A.Ş. nezdinde taşeron olarak çalıştığı, davalı Kurum denetmenlerince düzenlenen 03.07.2015 tarih ve 2015/58 sayılı rapor doğrultusunda 307.921,37 TL idari para cezası tahakkuk ettirildiği, tahakkuk ettirilen tutarın 22.10.2015 tarihinde Kuruma ödendiği, idari para cezasının iptali için açılan Adana 3. İdare Mahkemesinin 2016/24, 2016/25, 2016/27 ve 2016/28 Esas sayılı dosyalarında idari para cezasının iptal edildiği, verilen karara istinaden ödenen 307.921,37 TL tutarın Kurum tarafından 21.04.2017 tarihinde iade edildiği, Kurum tarafından idari para cezaları gerekçe gösterilerek 5510 sayılı Kanun'un 81/1 maddesi uyarınca uygulanan toplamda 136.194,88 TL'nin Kuruma 22.10.2015 tarihinde ödendiği iddiasıyla 307.921,37 TL idari para cezasının tahsil tarihi olan 22.10.2015 ile iade tarihi 21.04.2017 tarihleri arasını kapsaya sürelere ait yasal faizden 500,00 TL ıslahen toplam 39.662,09 TL ile 136.194,88 TL primlerden 9.500,00 TL ıslahen toplam 136.230,88 TL'nin 22.10.2015 tarihinde itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıdan tahsil edilen 307.921,37 TL'nin talep üzerine iade edildiği, prim tutarıyla ilgili olarak İş Mahkemesinin yetkili olduğu, bu konuda herhangi bir ödeme yapılmadığı, faiz alacağının hukuksal nitelikte feri bir alacak olduğu, faizin doğumunun asıl alacağa bağlı olduğu, Türk Borçlar Kanunu uyarınca aslı alacağın sona ermesi ile faizinde sona erdiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacı işverene Kurum tarafından işten çıkış bildirgeleri verilmediği nedeniyle idari para cezası verildiği, idari para cezası verilmesi nedeniyle prim teşviki uygulanmasından davacı iş verenin yararlanamayacağı yönünde Kurum işlem tesis ettiği, ancak davacıya verilen idari para cezasının İdare Mahkemesi kararıyla iptal edildiği, buna bağlı olarak Kurumun tahsil ettiği idari para cezasını davacı işverene verdiği ancak faiz ödenmediği, kesilen idari para cezasının 01.11.2015 - 01.04.2017 tarihleri arasında davacı işverenin 39.662,09 TL. faiz alacağı olduğu, ayrıca davacının idari para cezasına bağlı olarak prim teşvikinden yararlanması iptal edildiği, fakat prim teşvikinden yararlanmasına engel olan idari para cezasının iptal edilmesi nedeniyle artık davacının prim teşvikinden yararlanmasına mani bir durum olmadığından 136.230,88 TL primin davacı işverene verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 136.230,88 TL ödenen primin 9.500,00 TL'sine 22.10.2015 tarihinden arta kalan 126.730,88 TL için ıslah tarihi olan 08.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı Kurumdan tahsili ile davacıya verilmesine, 39.662,09 TL faiz alacağının davalı Kurumdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuşlardır. B.İstinaf Sebepleri: Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıdan tahsil edilen idari para cezasının iade edildiği, ancak primler için yaptığı müracaatın reddedildiği, davacının faiz hakkını saklı tutmadığı, Kurumun faiz yükümlülüğü bulunmadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ıslah edilen tutara ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesinin yerinde olmadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurumun 03.07.2015 tarih 2015/58 sayılı denetmen raporuna istinaden davacı şirketten 307.921,37 TL'nin, 76.657,01 TL'nin ve 59.573,87 TL'nin tahsil edildiği, Kurumun davacıya hitaben 10.04.2018 tarihli yazısında söz konusu rapora istinaden uygulanan idari para cezalarının İdare Mahkemesinden alınan karara istinaden iptal edildiği ve 307.921,37 TL'nin şirket hesabına gönderildiği, denetmen raporuna istinaden prim borçlarına ilişkin yapılan ödemelerin iade edilebilmesi için iş mahkemesi kararı olması gerektiği, primler açısından idare mahkemesi kararlarının bağlayıcı olmadığının belirtildiği, Kurumun iş bu cevabından da yukarıda tarih ve sayısı belirtilen denetmen raporunda tespit edilen usulsüzlüklere ilişkin idari para cezalarının idare mahkemesince iptal edildiği, rapordaki usulsüzlükler nedeniyle de davacı şirkete prim borcu çıkarıldığı, işlemlerin hukuka aykırı bulunmaması nedeniyle idari para cezalarının iptali de göz önünde bulundurularak söz konusu prim borçlarının tahsilinin de yersiz olduğu, 307.921,37 TL idari para cezasının ödeme ve iade tarihleri arasındaki yasal faizinin tahsili ile prim ödemlerinin de dava ve ıslah tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsili yönünde kurulan hükümde dosya kapsamı ve mevcut delil durumu dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde hata bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, prim istirdadı ve idari para cezası nedeniyle faiz alacağı davasıdır. 2.İlgili Hukuk 1. 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Görevin belirlenmesi ve niteliği" başlıklı 1 inci maddesi şöyledir: "(1) Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." 2. 6100 sayılı Kanun'un "Dava şartları" başlıklı 114 üncü maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir: "(1) Dava şartları şunlardır: ... b) Yargı yolunun caiz olması..." 3. 6100 sayılı Kanunu'nun "Dava şartlarının incelenmesi" başlıklı 115 inci maddesinin ilgili ilk iki fıkrası şöyledir: "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." 4. 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 101 inci maddesi şöyledir: "Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür." 5. 5510 sayılı Kanun'un ilgili 102 nci maddesinin ilgili 4, 5 ve 6 ncı fıkraları şöyledir: "İdarî para cezaları ilgiliye tebliğ ile tahakkuk eder. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ya da Kurumun ilgili hesaplarına yatırılır veya aynı süre içinde Kuruma itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilirler. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde, idari para cezası kesinleşir. İdarî para cezalarının, Kuruma itiraz edilmeden veya yargı yoluna başvurulmadan önce tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde peşin ödenmesi halinde, bunun dörtte üçü tahsil edilir. Peşin ödeme idari para cezasına karşı yargı yoluna başvurma hakkını etkilemez. Mahkemeye başvurulması idari para cezasının takip ve tahsilini durdurmaz. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde ödenmeyen idari para cezaları, 89 uncu madde hükmü gereğince hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir." 6. 06.01.1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'un 2 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: "1. İdari dava türleri şunlardır: a. İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları..." 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6100 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi uyarınca Mahkemelerin görevi ve yargı yolu "Kanun" ile belirlenmiş olup, kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her safhasında mahkemece re'sen nazara alınır. İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş istisnai nitelikte özel mahkemeler olup, 5510 sayılı Kanunu’nun 101 inci maddesinde, aksine hüküm bulunmayan hallerde, 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği düzenlenmiştir. 3. 5510 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ilk fıkrasında, işveren bakımından idari para cezası uygulanması gereken eylem ve aykırılıklar sıralanmış; 4 üncü fıkrasında, idari para cezalarının ilgiliye tebliğ ile tahakkuk edeceği, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Kuruma ya da Kurumun ilgili hesaplarına yatırılacağı veya aynı süre içinde Kuruma itiraz edilebileceği, itirazın takibi durduracağı, Kurumca itirazı reddedilenlerin, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilecekleri, bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması durumunda idari para cezasının kesinleşeceği; 6 ncı fıkrasında, mahkemeye başvurulmasının idari para cezasının takip ve tahsilini durdurmayacağı, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ödenmeyen idari para cezalarının, gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edileceği açıklanmıştır. 4. Somut olayda davacının talebi, iptaline karar verilen idari para cezasının davalı Kurum tarafından iade edilen tutarının yasal faizinin tahsiline ilişkindir. İdare Mahkemesi tarafından iptaline karar verilen idari para cezasının fer'isi niteliğinde olan faizinin tahsili istemi de 2577 sayılı Kanun'un 2 ve 5510 sayılı Kanun'un 102 nci maddelerine göre idari yargının görev alanına girmektedir. Dolayısıyla söz konusu talep yönünden dava tefrik edilerek 6100 sayılı Kanun'un 114 ve 115 inci maddeleri uyarınca davanın yargı yolu nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken esasa girilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.