14. Hukuk Dairesi 2011/9832 E. , 2011/12236 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 05.06.2009 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi kal ve komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair verilen 22.02.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verild…
**14. Hukuk Dairesi 2011/9832 E. , 2011/12236 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 05.06.2009 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi kal ve komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair verilen 22.02.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, davalıların 19 parsel sayılı taşınmazından kanalizasyon borusu geçirmek suretiyle elattıklarını, davalılara ait 20 parsel sayılı taşınmazda bulunan evin çatısından akan yağmur sularının 19 parsel sayılı taşınmazındaki evinin temeline zarar verdiğini. Ayrıca evinin çıkış kapısının önüne giriş çıkışı engelleyecek şekilde araç park ettiklerini ileri sürerek, elatmanın önlenmesini ve komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece elatmanın önlenmesi istemi hakkında, elatma yargılamalar sırasında sona erdiğinden karar verilmesine yer olmadığına, araçla ilgili istemin reddine, davalılara ait binanın çatısından akan yağmur suları davacıya ait binaya zarar verdiğinden çatı ve binanın dışına geçirilecek su toplama kapları ile tahliye borularının tesis edilmesi için kararın kesinleştiği tarihten itibaren davalılara 2.5 ay süre verilmesine karar verilmiştir. Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir. Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesi istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 683. maddesi; “Bir şeye malik olan kimse, diği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir” hükmü ile malikin mülkiyet hakkını hukuksal sınırlar içinde kullanabileceğini düzenlemiştir. Anılan kanunun taşınmaz mülkiyet hakkının kısıtlamalarını düzenleyen “komşu hakkı” bölümünde “kullanım biçimi” başlığı altında yer alan 737. maddesi; “Herkes, taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkilerini kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken, komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür. Özellikle; taşınmazın durumuna, niteliğine ve yerel âdete göre komşular arasında hoş görülebilecek dereceyi aşan duman, buğu, kurum, toz, koku çıkartarak, gürültü ve sarsıntı yaparak rahatsızlık vermek yasaktır. Yerel âdete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklardan doğan denkleştirmeye ilişkin haklar saklıdır” hükmü ile de malike, mülkün kullanılmasında komşuya zarar verecek taşkınlıklardan sakınma ödevi yükleyerek, yasal kısıtlamalardan birisini düzenlemiştir.