10. Hukuk Dairesi 2026/1340 E. , 2026/2091 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1787 E., 2025/2547 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/209 E., 2024/131 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından h…
10. Hukuk Dairesi 2026/1340 E. , 2026/2091 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1787 E., 2025/2547 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/209 E., 2024/131 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacı hakkında ... Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından tespit edilen fazla çalışma ücretine ilişkin resen 5.980,21 TL idari para cezası tahakkuk ettirildiğini, 13.04.2023 tarihinde resen tahakkuka ilişkin itirazda bulunduklarını, davalı Kurumun herhangi bir cevap vermediğini, zımni olarak reddine karar verilmiş sayılacağını; müvekkil Bankanın ... Şubesi için uygulanan idari para cezasının kaldırılması/iptal edilmesi ve cebri icra tehdidi altında ihtirazi kayıtlı olarak davalı Kuruma 24.03.2023 tarihinde ödemek zorunda kalınan 5.980,21 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan tahsil edilerek müvekkil Bankaya ödenmesi gerektiğini, işveren olan müvekkil ile çalışan tüm personel arasında, iş sözleşmeleri ile kararlaştırılıp yasal mevzuata uygun şekilde tahakkuk ettirilip ödenmemiş bir ücretin söz konusu olmadığını, iş sözleşmelerinde belirtilmiş olan net ücretlerin, aynı şekilde bordrolaştırılarak ait olduğu ayın son günü banka hesabına ödendiğini, iş sözleşmelerinde belirtilmiş olan net ücretlerin aynı şekilde bordrolaştırılarak ait olduğu ayın son günü banka hesabına ödendiğini, 24.02.20 15... PRG-2 sayılı raporun, personel ile görüşmeden, izinli olma, sağlık raporu veya mazeret izinli olma gibi durumlarda fazla mesai ödemesi yapılamayacağı değerlendirilmeden genelleme ve kıyas yoluyla şeffaflıktan uzak bir karar alındığını; denetim raporunun gerçek duruma uygun olmayan ve bütüne sırayet etmeyen bir yöntemle, genelleme/kıyas/yorum yapılmak suretiyle yapıldığını; Yargıtay tarafından verilen birçok kararda da Hukuk Genel Kurulu 27.04.20 11... /9-41 E. 2011/237 K. tarihli kararı ile “Takdiri delil kanıtlanan fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği Yargıtay kararlarında istikrarlı uygulama halini almıştır. Fazla çalışma ücretinden indirimi öngören bir yasal düzenleme olmasa da bir işçinin günlük normal çalışma süresinin üzerine sürekli olarak, fazla çalışma yapması hayatın olağan akışına aykırıdır. Hastalık, mazeret, izin gibi nedenlerle belirtilen şekilde çalışılamayan günlerin olması kaçınılmazdır. Böyle olunca fazla çalışma ücretinden bir indirim yapılması gerçek duruma uygun düşer” hakkaniyet indiriminin yapılmasının sebebi, tanık beyanına gidilen hesaplamalarda, bazı aylar hastalık, mazeret gibi çeşitli sebeplerle o kadar süre çalışmış olamayacağını hükme bağladığını; Hukuk Genel Kurulu E. 2012/9-844, K. 2012/794 sayılı, 14.11.2012 tarihli kararında; "işçilerce yapılan fazla çalışmanın yazılı belgelere, işveren kayıtlarına veya kesin delillere değil, tanık anlatımına dayalı olması durumunda, mahkemece; fazla çalışma yapılan süreler tespit edilirken; işçinin uzun süre her gün fazla çalıştırılmasının hayatın olağan akışına ve insan doğasına uygun düşmeyeceği, yaşam tecrübelerine göre hiç hastalanmadan veya evlenme, ölüm, doğum, özel işleri gibi mazereti çıkmadan yıllarca sürekli çalıştığının kabul edilemeyeceği, işyerindeki üretim faaliyeti ve işçinin üstlendiği işin niteliği dikkate alınmadan sürekli iş gördürüldüğünün varsayılamayacağı, işçinin ara dinlenmesi, hafta tatili, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde hiç dinlenme hakkını kullanmadan çalıştığının düşünülemeyeceği gözönünde tutularak, belirlenen fazla çalışma süresinden hakkaniyet indirimi yapılması gerekip gerekmediği hususu mutlaka değerlendirilmelidir." şeklinde hüküm kurarak benzer görüşü yinelediğini; Yargıtayın kararlılık kazanan bu kararlarında açıkça belirtildiği üzere iş müfettişlerinin bütünün, çok küçük bir kısmını inceleyerek ve her hangi bir mesnede dayanmaksızın yaptıkları genellemeler ile fazla çalışma ücretinin belirlenmesi ve buna göre işveren aleyhine prim ve gecikme zammı tahakkukunda bulunmasının hukuki bir dayanağı bulunmadığını, bankalarında İş Kanununa göre yıllık fazla çalışma üst sınırı 270 saat olarak belirlendiğinden yıllık 270 saati aşan fazla çalışma yapılmadığını; 270 saati aşan fazla çalışma tespit edilemediğini, iş müfettişleri tarafından, herhangi bir somut belgeye dayanan yıllık 270 saati aşan fazla çalışmalara ilişkin ödenmemiş ücret alacağı tespit edilemediğini, müvekkil bankanın ücret politikaları ve performans kriterlerine göre, sektör/banka içi dengesinde- personele prim ödediğini, ancak prim sistemi ile çalışma kesinlikle personelin fazla çalışma yapması ihtiyacını doğuracak şekilde belirlenmediğini belirterek, müvekkili bankaya prim borcu ve gecikme zammı işleminin iptaline; müvekkili şirket tarafından cebri icra tehdidi altında ihtirazi kayıtlı olarak davalı Kuruma 24.03.2023 tarihinde ödendiği 5.980,21 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işleminin yerinde olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile ... Sosyal Güvenlik Merkezinin 5.980,21 TL res'en tahakkuk işleminin iptaline, davacı banka tarafından ödenen 5.980, 21 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde: a. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, b.Kurum işlemlerinde hata bulunmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 5510 sayılı Kanun'un 89/3. maddesi “Yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanunî faizi ile birlikte geri verilir. Kanunî faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır. Ancak Borçlar Kanununun 65. maddesi hükmü saklıdır.” hükmüne amir olup, mahkemece, alacağın Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden aybaşından, iadenin yapılacağı ayın başına kadar geçen süre için faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davalı Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “... Sosyal Güvenlik Merkezinin 5.980,21 TL resen tahakkuk işleminin iptaline, davacı banka tarafından ödenen 5.980, 21 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” ibaresinin çıkartılarak yerine “... Sosyal Güvenlik Merkezinin 5.980,21 TL resen tahakkuk işleminin iptaline, davacı Banka tarafından ödenen 5.980, 21 TL'nin 5510 sayılı Kanun'un 89/3 maddesi uyarınca ödeme tarihini takip eden aybaşı olan 01.04.2023 tarihinden, iadenin yapılacağı aybaşına kadar geçen süre için işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya iadesine,” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.