4. Hukuk Dairesi 2022/791 E. , 2023/11305 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/532 E., 2020/58 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda davanın reddine kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme…
**4. Hukuk Dairesi 2022/791 E. , 2023/11305 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/532 E., 2020/58 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda davanın reddine kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline kasko sigortalı araçta meydana gelen 6.000,00 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, kazanın önceden hasarlı ve yola çıkıntısı olan refüj sebebiyle meydana geldiğini, bu durumun kazanın oluşumunda %50 oranında etkili bulunduğunu, yolun bakım ve onarımından sorumlu olan davalının kusur ve sorumluluğunun bulunduğunu belirterek, idarenin bu kusurundan dolayı hasarın idareye rücu edilmesi gerektiğinden İstanbul 12. İcra Müdürlüğü'nün 2011/22819 sayılı dosyasıyla davalı hakkında %50 kusura göre 3.000,00 TL asıl alacak ve ferilerinin tahsili için icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yargı yolu itirazında bulunup, kusuru, hasar miktarını ve inkar tazminatı talebini kabul etmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 04.05.2015 tarihli, 2015/101 Esas 2015/359 Karar sayılı kararı ile niteliği gereği icra takibine konu edilebilecek bir alacak olmadığı gerekçesi ile dava ön şartı yokluğundan açılan davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 08.03.2018 tarihli ve 2017/1470 Esas, 2018/1714 Karar sayılı kararı ile; "Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar bedelini ödeyen kasko şirketinin zararın rücuen tazmini amacıyla İstanbul 12. İcra Müdürlüğü'nün 2011/22819 takip sayılı dosyası üzerinden yaptığı takibe davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamına göre, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 13.10.2014 tarih, 2014/ 793 Esas ve 2014/901 sayılı kararı ile adli yargı yerinin görevli olduğu belirlenmiş olduğuna göre artık usulüne uygun bir icra takibi yapılmadığından bahsedilemez. Bu durumda mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya uygun görülmemiş, hükmün bozulmasını gerektirmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Tarafların usulüne uygun bildirdiği tüm delillerin toplandığı, kazanın oluşumundaki kusur durumu ve talep edilebilecek tazminat miktarının tespiti bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişi raporunda özetle ve neticeten; kaza tespit tutanağı, aracın hasarlı haline ilişkin fotoğraflar ve ekspertiz raporu kapsamında kazanın oluş şekline göre davacı tarafa sigortalı araç sürücüsü dava dışı ...’ın %50 (Yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, Tuna Caddesi üzerinde tehlike yaratacak şekilde bulunan refüj başı- çıkıntısınından sorumlu kurum- kuruluşun kusurlu davranışının sonuç üzerine %50 (Yüzde elli) oranında etken olduğu, 10.12.2010 tarihinde meydana gelen kaza sonucu oluşan hasara ilişkin tespitlerin, 06 BG 1918 plakalı araçta meydana gelen maddi hasar ile uyumlu olduğu, hasarın durumunun kazanın oluş sekline alınan darbelere uygun olduğu, dava konusu araçta meydana gelen toplam hasar tutarının (KDV hariç) 6.000,00 TL olduğu, öte yandan takip konusunun maddi tazminata ilişkin olması, tazminatın varlığı ve miktarının bilirkişi raporuyla tespit edilmiş olması sebebiyle alacağın likit olmadığına ve davacı yanın icra inkar tazminatı istem şartlarının oluşmadığı belirtilerek; davanın kabulüne, davalının İstanbul 12. İcra Müdürlüğü'nün 2011/22819 sayılı takip dosyasına vaki itirazının 3.000,00 TL asıl alacak ve 227,84 TL işlemiş faiz alacağı yönüyle iptali ile; takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi suretiyle kaldığı yerden devamına, davacının icra inkar tazminatı isteminin, alacağın likit olmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; kazanın meydana geldiği yerin ana arter olmadığını, belediyenin sorumluluğunda bulunmadığını, husumet itirazlarının değerlendirilmediğini, kusuru kabul etmediklerini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacı ... tarafından teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu sigortalıya ödenen maddi tazminatın haksız fiil sorumlusundan rücuen tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1301 inci maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi. 3. Değerlendirme Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olması, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaması, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, 25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.