3. Ceza Dairesi 2017/9266 E. , 2018/4083 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Kamu davasının düşmesine dair Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Mağdur ...'in kovuşturma safhasında 10/10/2014 tarihli duruşmada sanıktan şikayetçi olmadığına ve davaya katılmak istemediğine dair beyanı karşısında, tebliğnamenin kabule göre, mağdurun şikayetten vazgeçtiğine ilişkin bir beyanı veya dilekçesinin bulunmadığı yönündeki bozma
**3. Ceza Dairesi 2017/9266 E. , 2018/4083 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Kamu davasının düşmesine dair Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Mağdur ...'in kovuşturma safhasında 10/10/2014 tarihli duruşmada sanıktan şikayetçi olmadığına ve davaya katılmak istemediğine dair beyanı karşısında, tebliğnamenin kabule göre, mağdurun şikayetten vazgeçtiğine ilişkin bir beyanı veya dilekçesinin bulunmadığı yönündeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. 1) Kolluk tutanaklarına ve adli rapor formu içeriğine göre suç tarihinin 12/05/2014 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında 13/05/2014 olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 232/2-c maddesine aykırı davranılması, 2) Mağdur ... hakkında şizofren tanısıyla tanzim edilen 12/09/2011 tarihli Batman Bölge Devlet Hastanesi’nin sağlık kurulu özürlü raporu dosyaya ibraz edilmesine ve Batman Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 26/12/2014 tarihli adli raporu içeriğinde de şizofren olduğuna dair raporunun görüldüğü belirtilmesine rağmen, akıl hastalığı sebebiyle mağdura 5271 sayılı CMK'nin 234/2. maddesi uyarınca zorunlu vekil tayin edilmesi gerekliliğinin gözetilmemesi, 3) Mağdurun, soruşturma aşamasında sanığın kendisini nereden çıkarttığını bilmediği bir bıçak ile sol eline vurarak yaraladığını beyan ettiği, mağdurun 12/05/2014 tarihli adli raporunda; sol el ayası dış kısımda 1 cm lik dermal kesisi olduğunun belirtildiği, mağdurun kovuşturma aşamasında; sanığın bıçak ile kendisine saldırmaya çalışmasına rağmen, herhangi bir yerine bıçağı değdiremediğini, bıçakla değil, yumrukla yaraladığını beyan ettiği, bu haliyle mağdurun her iki beyanı arasında çelişki de bulunduğu anlaşıldığından, zorunlu vekili huzurunda yeniden beyanlarına başvurulup çelişki giderilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi, 4) Mağdur ...'in yaralanmasına dair Batman Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 26/12/2014 tarihli raporunda, yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokmadığı, diğer hususlarda görüş verilebilmesi için olay tarihinde çekilmiş olan nasal grafinin teminen gönderilmesi istenilmesine rağmen, bu rapordan sonra sanık ...'in basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandığına ilişkin Batman Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 28/01/2015 tarihli adli raporu dosyaya ibraz edildiği, mağdurun yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilmeyeceği, kemik kırığı oluşturup oluşturmadığı ve varsa hayat fonksiyonlarına etkisi, yüzde sabit iz oluşturup oluşturmadığı yönünde kati hekim raporuna dosyada rastlanılmadığı anlaşıldığından, mağdurun tüm doktor raporları ve tedavi evrakları birlikte ilgili Adli Tıp Kurumuna gönderilip, hakkında kati rapor alındıktan sonra, sanığın hukuki durumun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi, Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerle, 6723 sayılı Yasanın 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 08/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.