12. Ceza Dairesi 2023/696 E. , 2023/4326 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/851 E., 2016/190 K. SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tari
**12. Ceza Dairesi 2023/696 E. , 2023/4326 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/851 E., 2016/190 K. SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kütahya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2015/851 Esas, 2016/190 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 05.03.2021 tarihli Tebliğname ile hükmün onanması görüşüyle Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında beraat kararı verilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Kütahya 2. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde "Her ne kadar sanık ... ile katılan ...'In daha önceden resmi nikahlı evli oldukları ancak boşandıkları, katılanın suç tarihinde servise binerken ve inerken sanığın kendisini beklediğini, servise bindikten sonra araba ile hızla geçtiğini, 18/11/2015 tarihinde servisten indiğinde babasının kendisini beklediğini, bunu gören sanığın diğer işçilerin arasına karışıp olay yerinden uzaklaştığını söylediği, sanığın bu suretle üzerien atılı kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu işlediği iddialarıyla cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de ; Sanık ...'nun alınan savunmasında suçlamaları kabul etmeyerek kendisinin zaten Kütahya Sanayisinde çalıştığını, her gün sürekli olarak ... plakalı aracıyla sanayi istikametine ve oradan da evine geçtiğini, eski eşi ve çocuklarının oturduğu evin geçiş güzergahı üzerinde olduğunu söylediği, bu savunmaların aksini kanıtlayacak şekilde üzerine atılı suçu işlediğine dair soyut iddialar dışında cezalandırılabilmesi için gerekli kesin, yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediği, katılanın bizzat kendi beyanlarıyla da sabit olduğu üzere evinin sanayiye yakın olduğunun sabit olduğu, bu durum karşısında savunmlara itibar edilmesi gerektiği, öte yandan TCK 123/1 maddede düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun oluşumu için süreklilik ve ısrar kastının bulunması gerektiği, iş yerine giden sanığın katılanın evinin önünden geçmek zorunda olmasının rahatsız etmek olarak düşünülemeyeceği, sanık hakkında daha önceden Kütahya Aile Mahkemesi tarafından 3 kez uzaklaştırma kararı verilmiş olmasının, bu mahkemenin hiçbir araştırma yapmaksızın başvuranın beyanlarını esas alarak tedbiren uzaklaştırma kararı vermiş olması hususunun sanığın atılı suçu işlediğine dair tek başına delil olamayacağı anlaşılmakla, ortadaki şüpheli durum da sanık lehine değerlendirilmek suretiyle atılı suçtan beraatine karar vermek yönünde vicdani kanaat oluşmuştur." denilmiştir. 2. Sanık soruşturma aşamasında "... Ben Kütahya sanayisinde çalışmaktayım. Sürekli aracım ile sanayi istikametine ve oradanda evime geçerim. Eski eşim ve çocuklarımın oturduğu evde benim geçiş güzergahımın üzerindedir. Ben çocuklarımı yada eski eşimi işe gidip gelirken hiç görmedim. Ancak onlar beni görmüş olabilirler. Ben kesinlikle çocuklarımı yada eski eşimi arabayla yada yaya olarak takip etmiş değilim. Kimseyi ne rahatsız ettim ne de tehdit ettim. Ayrıca eski eşimin abisi olan İbrahim Atılmış ile de hala aram iyidir. Yani benim kimseyi rahatsız etmem söz konusu değildir. 16.11.2015 tarihinde ben kendisini servise binerken hiç görmedim. Yukarıda da belirttiğim gibi belki o sırada oradan geçmiş olabilirim. 18.11.2015 tarihinde sanayi girişindeki caminin tuvaletine saat: 23.50 sıralarında girerken eski eşimin servisten indiğini gördüm. Aramızda belki 300-400 metre mesafe vardı. Ayrıca yanında eski eşimin babası İbrahim A. da vardı. İbrahim de beni gördü. Yani ben kimseyi beklemedim. O sırada caminin tuvaletine giriyordum. Bu camii benim çalışmış olduğum sanayideki iş yerine çok yakındır. Camii tuvaletine giderken benim yanımda kimse yoktu. Eski eşimin yanında da sadece babasını gördüm. Eski eşimin kardeşi İlhan A.'yı görmedim. Ben kimseyi rahatsız etmedim. Eski eşimle en son boşanma mahkemesinde konuştum. Çocuklarımı da zaten göstermeyeceklerini söylediler. Bu yüzden çocuklarımla da hiç görüşmedim. Üzerimi atılı suçlamaları kabul etmiyorum." şeklinde, mahkemede "Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ben sanayide çalışıyordum. Onların evi de çalıştığım yere yakındır. İşten çıktığım zaman mecburen evlerinin önünden geçiyorum. Ancak kesinlikle rahatsız etmem söz konusu değildir. Böyle bir şey yapamam. Onlar beninm canım ciğerim. Görmek istesem de göremiyorum. Elimden geleni yaptım. Maddi manevi ihtiyaçlarını karşıladım. Ancak onlar benimle görüşmek istemedikleri için yapabileceğim bir şey de kalmadı. Ben bu gün yurt dışına Maldivlere gidiyorum. Beraatimi isterim." şeklinde beyanda bulunmuştur. 3. Katılan soruşturma aşamasında "... ile olan evliliğimizi geçen yıl bitirdik. Bundan sonra beni takip etmeye başladı. Hakkında koruma kararları verildiği. Koruma kararı süresi bitince beni tekrar takip ediyor. Ben kendisinin bana zarar vereceğinden korkuyorum." şeklinde, mahkemede "Sanık bneim eski eşimdir. Ben fabrikada 3 vardiya çalışıyorum. İşe gidip gelirken sürekli onu görüyorum. İş arkadaşlarım ve yakınlarım da görüyor. Ben bu durumdan rahatsız oluyorum. Can güvenliğimin olmadığını düşünüyorum. Sanıktan şikayetçiyim. Davaya katılmak isterim." şeklinde beyanda bulunmuştur. 4. Tanık .... kolluk beyanında "... benim öz kızım olur, ... isimli şahıs ise benim kızımın eski eşi olur. 18.11.2015 tarihinde saat 00.30 sıralarında kızım ... işten döndüğünde onu alıp eve götürecektim bir anda eski damadım olan ... karşıdan kızım ve benim yanıma doğru hızlı bir şekilde gelmeye başladı ben kızıma sen ara sokağa git dedim ben ... un üzerine gittim oda ara sokağa koşarak ortadan kayboldu. Ayrıca şahıs ... araçla sürekli evimizin önünden geçer bugüne kadar her hangi bir tehdit veya hakaret olayı olmadı..." demiştir. 5. Tanık ... kolluk beyanında "... ablam olur, ... ablamın eski eşi olur. Ablamla eniştem tahminen 4 yıl önce boşandılar, ancak eniştem fiziki olarak ablamı takip ettiği ve rahatsızlık verdiğini duydum ben buğüne kadar eniştem ...'un ablam ve çocukları rahatsız ettiğini işlerim yoğunluğu sebebiyle hiç görmedim sadece ablam, babam ve çocuklardan duydum..." demiştir. 6. Tanık .... soruşturma aşamasındaki beyanında "Anne ve babam ayrıldılar. Ben Tavşanlı Sağlık Meslek Lisesinde okumaktayım. Eve iki haftada bir yada dört haftada bir gelmekteyim. Bir defasında annemi durağı bırakmaya gittiğimde babam beş dakika ara ile ileriye geçtiğini, daha sonra geriye döndüğünü gördüm. Acaba işten mi geliyor diye düşündüm ancak işten gelmesi mümkün değildi." demiştir. IV. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun maddi unsurunun, sırf huzur ve sükununu bozmak amacıyla bir kimseye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulmasından ibaret olduğu gözetildiğinde, somut olayda sanık ile katılanın eskiden evli oldukları, boşandıktan sonra katılanın işe gidip gelirken sürekli sanığı gördüğü ve kendisini takip ettiğini iddia ettiği ancak sanığın işyerinin katılanın evinin yakınında olduğu ve işe geliş gidiş güzergahında bulunduğu yönünde savunmada bulunduğu anlaşılmakla, dosya kapsamında sanığın katılanın sırf huzur ve sükununu bozma amacı ile takip ettiği yönünde mahkumiyete yeterli delil bulunmadığından mahkemece beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Mahkemece sanığın cezalandırılabilmesi için gerekli kesin, yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesi ile yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı kabul edilmesine rağmen, sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraatine hükmedilmesi, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen hukuka aykırılık olarak belirlenmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Kütahya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2015/851 Esas, 2016/190 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 1 numaralı paragrafının çıkarılarak yerine “Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle üzerine atılı kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2023 tarihinde karar verildi.