11. Ceza Dairesi 2016/9650 E. , 2018/4607 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Sanığın katılanla aralarındaki ticari ilişkinin bitmesi nedeniyle hesapladıkları bakiye borcuna karşılık düzenleyip katılana verdiği suça konu bonoyu, katılanın talebi doğrultusunda kefil olarak eşine imzalattığını beyan etmesine rağmen eşi adına sahte imza atmak/attırmak suretiyle, atılı resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık …
**11. Ceza Dairesi 2016/9650 E. , 2018/4607 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Sanığın katılanla aralarındaki ticari ilişkinin bitmesi nedeniyle hesapladıkları bakiye borcuna karşılık düzenleyip katılana verdiği suça konu bonoyu, katılanın talebi doğrultusunda kefil olarak eşine imzalattığını beyan etmesine rağmen eşi adına sahte imza atmak/attırmak suretiyle, atılı resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediği iddia ve kabul edilen kamu davasında; 1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 gün, 8/69 sayılı kararı ile buna uyumlu Daire kararlarında da açıklandığı üzere, önceden doğan bir borç nedeniyle sonradan senet düzenlenip verilmesi halinde, borç daha önce oluştuğundan senet ile arasında nedensellik bağı bulunmayacağı, bu nedenle hile unsuru olarak kabul edilemeyeceği cihetle;sanığın katılana suça konu bonoyu daha önceden doğan cari hesaptaki borçlarına karşılık vermiş olduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, 2-Dosya arasında aslı veya onaylı sureti bulunmayan suça konu senedin bilirkişi raporunda bulunan örneği üzerinden heyet olarak yapılan incelemede aval veren olarak gerçek veya tüzel kişi adının belge üzerinde bulunup bulunmadığı tespit edilememiş olup, belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğundan, suça konu bononun duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri tutanağa geçirilip unsurlarının tam olup olmadığı, aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığı ve suça konu belgenin niteliği yöntemince araştırılıp tartışılarak, belge aslının denetime olanak verecek biçimde dosya içerisinde bulundurulması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tartışılması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; a)Adli sicil kaydında, suç tarihi itibarıyla engel sabıkası bulunmayan, yargılama sırasındaki tutum ve davranışları olumlu değerlendirilmekle hakkında TCK 62. maddesi gereği cezasında indirim yapılan ve ileride suç işlemeyeceği kanaati ile mahkûmiyet hükmü ertelenen sanığın, " daha önce kasıtlı bir suçdan mahkumiyeti bulunduğundan ve kişilik özelliği ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işlemeyeceği hususunda, mahkememizde kanaat oluşmadığından" şeklindeki dosya kapsamı ile örtüşmeyen gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi ve bu suretle gerekçede çelişkiye düşülmesi,