14. Hukuk Dairesi 2018/4658 E. , 2020/2250 K. "" 14. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 16/04/2003 gününde verilen dilekçe ile muvaaza nedeniyle tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28/06/2018 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı... mirasçıları vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya…
**14. Hukuk Dairesi 2018/4658 E. , 2020/2250 K.** **"İçtihat Metni"** 14. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 16/04/2003 gününde verilen dilekçe ile muvaaza nedeniyle tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28/06/2018 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı... mirasçıları vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Türk Medeni Kanunu madde 724'e dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı vekili, davacının 27/07/1985 tarihli harici satış sözleşmesi ile davalı ... ... isimli kişiden dava konusu ... ili ... Mahallesi, 2463 ada 8 parselde kayıtlı taşınmazın 126 m²'sini 2.000,00 TL bedelle satın aldığını ve müvekkilinin arsa üzerine mesken inşa ettiğini, ...'un arsanın tapusunu vermediğini ve daha sonra parselin 100/151 hissesini 05/06/2000 tarihinde ... isimli davalıya muvazaalı olarak sattığını, arsayı alan kişinin ... ili ile bir bağlantısının olmadığını belirterek muvazaalı olarak davalı adına devir ve tescil edilmiş olan dava konusu taşınmazın tapu kaydının ve satış işleminin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Bir kısım davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı muris... mirasçıları vekili temyiz etmiştir. TMK’nın 684 ve 718. maddeleri hükümleri gereğince yapı, üzerinde bulunduğu taşınmazın mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) haline gelir ve o taşınmazın mülkiyetine tabi olur. Ancak, yasa koyucu somut olaydaki taşınmazların durumunu genel hükümlere bırakmamış, bu konumdaki taşınmazların maliki ile yapıyı yapan kişi arasındaki ilişkiyi TMK’nın 722, 723. ve 724. maddelerinde özel olarak düzenlemiştir. Uyuşmazlığın bu kapsamda değerlendirilmesi gerekecektir. Bir kimsenin kendi malzemesi ile başkasının tapulu taşınmazına sürekli, esaslı ve mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) niteliğinde yapı yapması halinde malzeme sahibinin iyiniyetli olması yanında diğer bazı koşullar da mevcutsa malzeme sahibi yapının bulunduğu alan ile yapının kullanılması için zorunlu arazi parçasının tescilini mülkiyet hakkı sahibinden isteyebilir. TMK’nın 724. maddesinde yapı sahibine tanınan bu hak, kişisel hak niteliğinde olup, bina sahibi ve onun külli halefleri tarafından, inşaat yapılırken taşınmazın maliki kim ise ona ya da onun külli haleflerine karşı ileri sürülebilir. Hemen belirtmek gerekir ki, taşınmaza sonradan malik olan kişiye karşı da bu kişisel hak ancak yapı sahibini bu haktan mahrum bırakmak amacıyla arsa sahibi ile el ve işbirliği içinde olduğu iddiasıyla ileri sürülebilir. Malzeme sahibinin TMK’nın 724. maddesine dayanarak tescil talebinde bulunabilmesi bazı koşulların varlığına bağlıdır; a) Birinci koşul, malzeme sahibinin iyiniyetli olmasıdır.