Ceza Genel Kurulu 2011/8-280 E. , 2012/13 K. "" İtirazname:2007/188052 Yargıtay Dairesi : 8. Ceza Dairesi 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan sanık S. C.’nün anılan Yasanın 13/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 450 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin, İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 30.04.2007 gün ve 123-232 sayılı hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosy…
**Ceza Genel Kurulu 2011/8-280 E. , 2012/13 K.** **"İçtihat Metni"** İtirazname:2007/188052 Yargıtay Dairesi : 8. Ceza Dairesi 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan sanık S. C.’nün anılan Yasanın 13/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 450 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin, İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 30.04.2007 gün ve 123-232 sayılı hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 20.06.2011 gün ve 4835-5183 sayı ile; “Kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle CMK’nın 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmayan sanık hakkında; yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak: Sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilirken, ‘failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri’ gibi hususlarda değerlendirme yapılması gerekirken, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle karar verilmesi” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiş, Daire Üyeleri H. M. ve M. K.ise, mahkemenin 5237 sayılı TCY’nın 62. maddesinin uygulanmamasına yönelik takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı görüşüyle karşı oy kullanmışlardır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 29.07.2011 gün ve 188052 sayı ile; “Aynı çeşit suçu işleyen faillerden her birinin kişilik ve karakter bakımından özel bir durumu olması karşısında aynı kategoride olan suçlara daima aynı cezayı uygulamak cezada adaletin sağlanması olanağını yok etmektedir. Yasa koyucu tarafından suçluyu tanımaksızın belirlenmiş olan cezanın, suçluya uygulanması, başka bir deyimle, suç ve suçlunun özellikleri gözönünde tutularak verilmesi gereken en uygun cezanın belirlenmesi ‘cezaların kişiselleştirilmesi'dir. Cezada takdiri indirim nedenleri de bu işlevi yerine getirmede önemli bir yere sahiptir. Takdiri azaltıcı nedenler 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesinde ifadesini bulmuştur. Buna göre ; ‘Fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine, müebbet hapis; müebbet hapis cezası yerine, yirmibeş yıl hapis cezası verilir. Diğer cezaların altıda birine kadarı indirilir. Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir. Takdiri indirim nedenleri kararda gösterilir’ şeklindedir.